Yazarlar

Sakın gece ibadetlerini terkeden “falan” gibi olma! | Mithat Tayyar

SAKIN GECE İBADETLERİNİ TERKEDEN ‘‘FALAN’’ GİBİ OLMA!

İlk inen vahiylerden olan Müzzemmil sûresi’nde Allah, Resulüne hitaben; “Ey örtüsüne bürünen Resulüm! Geceleyin kalk da az bir kısmı hariç geceyi ibadetle geçir. Duruma göre gecenin yarısında veya bundan daha azında yahut fazlasında ibadet etmen de yeterlidir. Kur’ân’ı ağır ağır, tane tane düşünerek oku.” buyruldu. Bu ayetin indirilmesinden itibaren Allah Resulü geceleri kalkıyor ve namaz kılıyordu. Onu gören sahabe efendilerimizin bir kısmı da ona tabi oluyor ve cemaat haline geliyorlardı. Fakat her gece olan bu ibadet belirli bir zamandan sonra sahabeye zor gelmişti. Daha sonra aynı sûrenin yirminci ayetinde, artık gecenin yarısını veya ona yakın bir zaman değil de “Kur’ân’dan kolayınıza geleni okuyun.” buyrularak mesele hafifletilmiştir.

Efendimiz, gece kalkmanın önemine dikkat çekerken: “Allah, geceleyin Kur’ân okuyan bir kula, kulak verdiği kadar hiçbir şeye kulak verip dinlemez. Allah’ın rahmeti, namazda olduğu müddetçe kulun başı üstüne saçılır. Kullar, namazdan çıktığı andaki kadar hiçbir zaman Allah’a yaklaşmış olmaz.”1 buyurmaktadır.

Yine Allah Resulü gece Kur’ân okumayla ilgili:

– “Kim bir geceyi on ayet okuyarak ihya ederse gafillerden yazılmaz.’’

– Kim de yüz ayet okuyarak ihya ederse ‘kanitin’ (itaatkâr ve Allah’a hakkıyla ibadet edenlerin) zümresine yazılır.

Sakın gece ibadetlerini terkeden "falan" gibi olma! | Mithat Tayyar 2

– Kim de bin ayet okuyarak geceyi ihya ederse ‘mukantırin’ (sevap yönüyle zenginler) arasında yazılır.”2 buyurmaktadır. Kişi en azından gece yatarken, Kuran’ın üçte biri sayılan İhlas sûresini yani üç İhlas, Nass ve Felâk sûresini okuyarak yatmalıdır.

Allah Resulü Zümer ve İsra sûrelerini bir hizb olarak her gece okurlardı.3 Haliyle her gece kalkıp Kuran okumak onu yorardı. Efendimiz (s.a.s.), bu gece okumaları sebebiyle uykusuz geçirdiği geceleri kastederek, Kur’an’ın onu okuyanlara şefaat edeceğini bildirmiştir.4

Allah Resulü virdini (gece Kur’an okuyuşlarını) devamlı yapanlar için “Kim geceleyin hizbini veya hizbinden bir kısmını okumadan uyursa bunu sabah namazı ile öğle namazı arasında tamamlasın. Bu takdirde, sanki gece (her zamanki mutat vaktinde) okumuş gibi aynı sevaba nail olur.”5 buyurmuşlardır.

Allah Resulü’nün, geceleri uzun uzun Kur’an okumasıyla alakalı Hz. Huzeyfe: “Bir gece Peygamberimizle beraber namaz kıldım. Bakara sûresinden okumaya başladı. Kendi kendime, yüz ayet okuyunca rükûa gider dedim. Fakat rükûa gitmeden namazına devam etti. Sonra Nisa sûresine başladı ve onu okudu. Daha sonra Maide’yi okudu.”6 demektedir. Bu okunan ayetlerin tamamı yaklaşık seksen-yüz sayfa civarındadır.

Ebu Zerr de: “Allah Resulü, sabah oluncaya kadar namazda bir ayeti tekrarlayıp durdu. O ayet şudur: “Eğer sen onlara azap edersen onlar senin kullarındır. Eğer onları affedersen muhakkak ki sen Azizsin, Hâkimsin.”7 demektedir.

Büyük imam Ebu Hanife hazretleri de sabaha kadar Kur’an ayetlerini tefekkür eder, bazen bir ayet üzerinde saatlerce düşündüğü ve ağladığı olurdu. Kasım bin Maun diyor ki: İmam Ebu Hanife bir gece devamlı olarak şu ayeti okudu: “Bilakis kıyamet onlara vaat edilen asıl saattir. O saat cidden çok feci ve acıdır.”8 İmam Ebu Hanife bu ayeti okurken ağlıyor ve Allah’a yalvarıyordu.9

Müminler içinde peygamberane hayat yaşayanlardan biri olan tabiinin meşhur müfessirlerinden Said ibni Cübeyr de tam bir Kur’ân aşığıdır. Kendisi iki gecede Kur’an’ı hatmettiği ve yine bir rekâtta Kitabullah’ın tamamını okuduğu kaynaklarda rivayet edilmiştir.10

Yine anlatılır ki Mısır’dan bir grup İslam hukukçusu fakih, gece vakti İmam Şafi’yi ziyarete geldiklerinde Mushaf’ı önünde açık bulurlar. İmam Şafi onlara “Fıkıh ile meşgul olmak sizi Kur’an’dan alıkoydu. Hâlbuki ben, yatsı namazını kıldıktan sonra Kur’an’ı önüme alır, sabaha kadar okurum.’’ dedi.11

Gece ibadetlerini yapmaya kendimizi zorlamalıyız. Zira miraca giden yollar gecelerden geçmektedir. Fakat bu yollarda giderken de sünnet yörüngeli gidilmelidir. “İbadetlerin en faziletlisi az da olsa devamlı olanıdır.”12 düsturunca orta yol takip edilmeli, bir gece ibadetle geçirilip ertesi gece hiç kalkmamaktansa, her gece kalkıp az da olsa ibadetle meşgul olunmalıdır. Allah Resulü, Abdullah b. Amr’a “Ey Abdullah sakın falan adam gibi olma! Çünkü o gece ibadetlerine devam ederken artık kalkmaz oldu.” buyurmaktadır. Yine Efendimiz: “Sizden biri geceleyin kalktığında Kur’ân diline dolaşıp ne dediğini anlamaz hale gelirse hemen yatsın.”13 buyurmaktadır. Çünkü kişi bu okuyuş sırasında dili dolanıp yanlış ifadeler kullanabilir.

Hizmetten | Mithat Tayyar

1 Tirmizi, Fedailü’l-Kur’ân 17 (2913).

2 Ebu Davud, Salât 321 (1398).

3 Tirmizi, Davat 22.

4 Metalib 3/283-284; Darimi 2/451.

5 Müslim, Müsafirin 142 (747); Muvatta, Kur’ân 3, (1,200); Ebu Davud, Salât 309, (1313).

6 Müslim, Müsafirin 203 (772).

7 Maide 118.

8 Kamer 47.

9 Allah Dostları C.4, s.289.

10 Allah Dostları C.4, s.109.

11 Gazali, İhya, c.2.s.291.

12 Buhari, Rikak.

13 Müslim, Müsafirin 223, (787); Ebu Davud, Salât 308 (1311).

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu