Gönül Bestesi

Sadakatini İspat Edenlerin Yolu

3 Temmuz 1994

Ve belli ki gelecekte de devam edecek. Öyleyse Kur’an’ın hadimleri bugün çektikleriyle
beraber.. Tabi sabr-u sebat çok önemlidir, hem çekecekleri şeylere karşı baştan hazırlıklı olmaları
lazım. Fakat bir diğer taraftan da hani o çekmeye karşı hazırlıklı olmaları lazım ama bir diğertaraftan da bunlar gelecekte de başımıza gelecek. -Allah korusun- Ancak sabr-u sebat eden insanlar, ayakta dimdik istikbale yürüyeceklerdir.

Bugüne kadar olduğu gibi bir kısım kimseler adeta hani natürel seleksiyona uğrayıp da böyle elendikleri gibi,
günümüzde de elenenler vardır korkuyla, telaşla.. Ve yarın da bir kısım elenenler olacaktır..
Elenenler.. Korkudan dolayı elenenler olacaktır. İkbal hırsına kendini kaptırdığından elenenler
olacaktır. Şöhret marazından dolayı elenenler olacaktır. -Allah korusun- Bencillikten dolayı
elenenler olacaktır, tehditten dolayı elenenler olacaktır.

İhlasını koruyamadığından dolayı hizmet ihlasa açık olduğu için Efendimiz sallallahu aleyhi vesellemin Medine hakkında buyurduğu hadisle yaklaşalım ona..

Medine tıpkı bir körük gibidir öyle hava verip işte işlettiği ocak, orada is-pas kalmaz. Dolayısıyla Medine de isi-pası alır, temizler. Bu yönüyle gelecekte de devam edecek bu şeyler bir taraftan sabır isteyecek, ikdam isteyecek. Diğer taraftan da tabi o ikdamı o sabrı gösteremeyen insanlar, daha ağır durumlar olacak, şartlar daha ağır olacak. Ta Üstad dönemindeki şartlara denk ağırlıkta şartlar olacak. Ve yerin altına girmeyi arzu edeceksiniz, keşke ölseydim diyeceksiniz.

İşte o zaman bile azm-u cehd-u gayreti ikdamı olan inanlar geleceğe yürüyecekler.
Meseleye bir imtihan sırrı, şuuruyla alacaklar.. Ve diyecekler ki şimdiye kadar böyle olmuş yani
bu. İmtihanda başarılı olacaklar. Evvela bilinmesinde yarar var bunun. Çünkü dünyanın hiçbirdevrinde, hiçbir zaman öyle tekdüze yürüyerek hedefe ulaşılamamıştır, hiçbir zaman..

Ne enbiya- yı izam yürürken varmıştır, ne evliya-yı fiham ne asfiya-yı kiram ne müçtehidin-i izam nemüceddidin-i kiram. Hiçbiri öyle tekdüze yürüyerek, hiçbir şeye takılmadan varmamıştır. Hiç olmazsa büyük çoğunluğu itibariyle Kur’an-ı Kerim’in dediği gibi.. Defaatla elenmişlerdir,defaatla imtihana tabi tutulmuşlardır. Çünkü bu iş o mevzuda Allah’a karşı o kadar sadakatini,vefasını ispat etmiş insanların işidir.

Hazırcıların, hiç başı dişi ağrımadan böyle o işi üst seviyede hemen gelip temsil edeceklerin işi değil yani. Elli defa vefa imtihanı vermiş elli defa sadakat imtihanı vermiş insanların işidir. Şimdiye kadar öyle olmuştur. Onun için Üstad bu endişesini ifade ederken: “Dilerim Cenab-ı Hak bize pahalıya satmasın.” der bunu. Ama altıncı söze de bakarsanız mal can verilir onu almak için yani.. Hususiyle oradaki sadece ferdi cennete girmedir. Cennete sokma meselesi değildir, cennete sokma peygamberane azim ve cehd ister. Peygamberlik yolu peygamberane azim ve cehd ister. Evet.. Şimdi bunu bilmekte yara var, yani arkadaşlar bunu
bilmeliler.. Ne oluyor ki dememeliler yani. Nitekim Kur’an’ı Kerim anlatır, ne oluyor ki demişlerdir. Bunlar ne oluyor böyle demişlerdir. Bu kafirce bir düşüncenin ifadesidir.

Kazaya razı olmayan bir zihniyetin ifadesidir. Allah’ın takdirini tenkit eden insanların ifadesidir. Bizde ne
oluyor ki yok yani.. Bizde sadece olan şeyleri sarsılsak bile, şoku altında yaşasak bile, sadece belki
bir dönemde böyle hayretle manasını anlayamama içinde onu seyretmek daha sonra da hayranlık
manasına ayrı bir hayretle ki bu da esma dairesinden Cenab-ı Hakk’ı rasat makamıdır veya sıfat
dairesinden Cenab-ı Hakk’ı rasat makamıdır. Hayranlıkla hayretle Cenab-ı Hakk’ın icraatını
temaşa edip hatta belli bir ölçüde zevk almak yani.

Kaynak:Çınar Medya

 

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı