Yazarlar

Rablerine Yürüyen Çocuklar | İsmet Macit

“Küçükken ölen çocuklar, ana babalarıyla karşılaşınca ellerinden tutup, ana babaları Cennete girinceye kadar
onlardan ayrılmazlar.” Hadis-i Şerif
Umeyr ibn Ebî Vakkas (ra) Sa’d ibn Ebî Vakkas’ın (ra) küçük kardeşiydi. Hz. Sa’d’dan (ra) sonra on üç on dört yaşlarında Müslü- man olmuştu. Annesinin bütün zorlamalarına ve karşı koymalarına rağmen hak yolda sebat eden Hz. Umeyr (ra) Medine’ye hicret et- mişti.
Müşriklerle yapılan ilk savaş olan Bedir’e katılmak için can atıyordu. O sırada on altı yaşlarındaydı. Efendimizin (sav) yaşı küçük olanları geri çevirdiğini görünce kendisini de geri döndüreceğinden endişe etti. Saklanmaya çalıştı. Fakat Peygamberimiz (sav) kendisini görüp “katılamazsın” deyince ağlamaya başladı. Onun bu yaşta müşriklerle savaşmaya karşı gösterdiği arzu Efendimizi (sav) duygulandırdı ve savaşa katılmasına müsaade etti. Bedir’de 14 Müslüman şehit oldu. Bunlardan biri Hz. Umeyr (ra) idi. Abisi Hz. Sa’d (ra) Umeyr için ağlar ve şöyle derdi: “Ah benim Umeyr’im sen şehit oldun, ben ise hâlâ şu vücudu omzumda bir ağırlık olarak taşıyorum.”
Abisinin Hz. Umeyr için yaktığı ağıtlar bugün dünyanın her yerinden yükseliyor. Zulüm en çok çocukları vuruyor ve en çok o masum yürekleri kanatıyor.
Yine Ege’nin tuzlu suyu yakıp kavurdu genizleri. Hissiz, vicdansız zombiler ülkesinden kaçmaya çalışan umut yolcularının bir kısmı Ege’den Rablerine yürüdü. Boğulan yavrulardan birinin adı Yusuf’muş. Yola çıkmadan babasından dondurma istemiş. Birden telefon gelince acele yola çıkmışlar. Dondurmayı yemek bile nasip olmamış bu tertemiz yüreğe.
Yamyamların kurban edilen insanlara sevindiği gibi; ölü sevi- ciler ülkesinde çocukların bile yitip gitmesine adeta sevinç dansları yapıldı. Tamtamlar ile kutladılar çocukların nefessiz kalmalarını. Sonra tepindiler leş kargaları gibi bebek cenazelerinin üzerinde. Zulüm altında inim inim inlerken hicreti tercih eden anneleri babaları suçladı yavrularının ölümünden, insan kılığına girmiş canavar bozmaları. Ve anlaşıldı ki vicdan gidince insan hayvan bile olamıyormuş!
Ümeyye ibn Halef’lerin bu asırdaki temsilcileri yine taşlar yığdılar masum Bilal’lerin göğüslerine ve bu işkenceden zevk aldılar saray yavrusu evlerinde. Gırtlağına kadar kötülüğün zift çamuruna gömülenler çocukları boğdular kin kusa kusa. Anladık ki ülkemde haysiyetsiz bir zihniyet, insanların vicdan ve merhametini çalmış. Asıl hırsızlık da buymuş. Ve vicdan hayatın mayasıymış.
Ve geride kalanların hicranı Umeyr ibn Ebî Vakkas’ın (ra) abi- si Sa’d ibni Ebi Vakkas’ın (ra) iniltileri ile buluştu yüzyıllar sonra. Hizmetin ve Hicretin küçük şehitleri Kur’an’ın tabiriyle ‘cennet ço- cukları’ oldular. Belki Hz. Umeyr (ra) ile cennette reftare geziyor- durlar. Onlara cennete yürümek, bizlere onların yapacağı hizmete daha bir aşk ve şevkle sarılmak düştü.
Rabbim ailelerinin acısını hafifletsin. O küçük şehitler hürmeti- ne Anadolu’daki zulmü sona erdirsin!

Hizmetten | İsmet Macit

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu