O’nun (sav) izzeti ve şerefi için yaşayanlar | İSMET MACİT

Yazar İsmet Macit

Hevazin’le yapılan Huneyn Harbi sonrası yaşı yetmişlere dayanmış bir kadın ‘ben sizin Efendinizin (sav) kız kardeşiyim’ diye haykırıyor. Büyük bir iddiadır bu. Sahabe ivedilikle badiyenin bu yaşlı kadınını Efendiler Efendisi’nin (sav) huzuruna çıkarırlar. Şeyma O’nu görünce çok duygulanır. Ve sevinçle çarpan yüreği, titreyen sesiyle “ben senin ablanım Ey Allah’ın (cc) elçisi” dedi. Sahabe olanları izliyor ve yaşananlara bir mana vermeye çalışıyordu. Allah Rasulü (sav) çoktan tanıdığı bu kadına bir çocukluk hatıralarını yeniden yaşamak ve ablasını onurlandırmak için “var mı delilin” deyince tertemiz bir çocuk heyecanı ile bu yaşlı kadın kolunu açarak bir mühür gösterdi adeta. “Ey kardeşim seninle Beni Sa’d oymağında oynarken sırtıma almıştım da işte tam burayı ısırmıştın. Allah o izi benden hiç almadı.” deyince Rahmet peygamberinin gözleri doldu…

Efendimizi (sav) duygulandıran, çocukluk yıllarına götüren bu kadın süt ablası Şeyma binti Haris’ten (ranha) başkası değildi. Yanına çağırdı, hırkasını çıkarıp altına kendi elleri ile serip üzerine oturttu. İki kardeşin neredeyse 50 yıl sonra buluşmasını gözyaşı sağanağı ile izliyordu sahabe efendilerimiz. Kâinatın İftihar Tablosu’nun bu samimi davranışları ruhlarında şefkate ait derin izler bırakıyordu. Daha sonra süt ablasına diğer kardeşlerini, süt annesi ve babasını sordu. Kardeşleri Abdullah ve Üneyse’nin hayatta olduklarını (ki bunlar daha sonra Müslüman olacaklardır) ama anne ve babalarının vefat ettiğini anlattı. Efendimiz (sav) bir kere daha duygulandı. Gözyaşları mübarek sakalını ıslattı. Ve yanında dört yılını geçirdiği süt annesi Halime’yi hayırla yâd etti.

Daha sonra süt ablasına dilerse yanında kalabileceğini, isterse kabilesine dönebileceğini söyledi. İslâm’ı kabul eden Şeymâ kabilesine dönmek istediğini belirtince Resûl-i Ekrem ona birçok hayvanla birkaç köle vererek yurduna gönderdi.

Efendiler Efendisi (sav) doğumundan hemen sonra süt anne Hz Halime’ye verilecek ve belki de en önemli huyu olan hilm (yumuşak huyluluk) sıfatını ismiyle müsemma bu kadından alacaktır.

O (sav) dört yaşındayken Ben-i Sa’d oymağında göğsü yarılıp kalbi hikmetle yıkanacak (Şakk-ı Sadr) ve tüm insanlığın beklediği çocuğu Rabbisi nübüvvete hazırlanmaya bu topraklarda başlayacaktır.

Şeyma işte bu yıllarda adeta ikinci bir annesi gibi ona bakacak ve kendi yazdığı bir şiiri ninni olarak hep söyleyecek ve işte o destansı karşılaşmada o satırları tekrar edecektir.

“Ey Rabbim, kardeşim
Muhammed’i (s.a.v) bizde bırak
Sonra O’nu,
itaat edilen bir efendi olarak
Düşmanlarını da yüzüstü gelmiş göreyim
O’na ebediyen devam eden bir şeref ve izzet ver.”

Hz. Şeyma’nın bu duası tüm ümmetin duasıdır. Efendimiz ’in (sav) düşmanları nübüvvetinden günümüze kadar O’nun (sav) şerefi ve izzetine saldırmışlar ama sadık ve samimi ümmeti temsilin hakkını vererek muhafaza etme gayreti içinde olmuşlardır.

Bugün siyaset canavarının önüne atılan dinin izzet ve şerefini muhafaza etmek için her türlü çileye evet diyen, Hz Hüseyin’in yolunu tercih edip Kerbela’da yanmayı seçen son devrin çilekeşlerine selam olsun.

Evet sizler bu asırda Hz. Şeyma’nın kabul olmuş dualarısınız…

Rabbim mazlumların yardımcısı olsun. Zalimleri sistemleriyle birlikte yerin dibine batırsın!

Bu konudaki görüntülü sohbeti buradan izleyebilirsiniz:

Diğer Yazılar

“Aç açabildiğin kadar sineni ummanlar gibi olsun. Kalmasın alaka duymadığın ve el uzatmadığın bir mahzun gönül”

 

M.Fethullah Gülen

Bu Sesi Herkes Duysun Diyorsanız

Destek Olun, Hizmet Olsun!

PATREON üzerinden sitemize bağışta bulanabilirsiniz.

© Telif Hakkı 2023, Tüm Hakları Saklıdır  |  @hizmetten.com 

Hizmet'e Dair Ne Varsa...