Yazarlar

O’nu(s.a.v) doğuran annenin kabri | İsmet Macit

“Ey Ebva’da yatan ölü

Bahçende açtı dünyanın en güzel gülü…”

 

Yıllar önce ilk defa görmüştüm Efendimiz’in (sav) annesi Hz Amine’nin kabrini…

Ebva köyündeki mezar o kadar mütevazi idi ki rikkatime dokunmuştu.

O'nu(s.a.v)  doğuran annenin kabri | İsmet Macit 2

Bugün hicri takvime göre Mevlit Kandili…

Kainatın İftihar Tablosu’nun (sav) yeryüzüne teşrif buyurduğu gün..

Karanlığın katmerleştiği, insanlığın çöl kumlarına kız çocuklarıyla birlikte gömüldüğü yıllar…

‘Çölden ayın on dördü gibi bir yetim’ çıktı bugün, mazi müstakbel tüm insanların acılarını dertlerini omuzlamak üzere…

Bir dertli kadın onu dünyaya getirecekti.

Mekke’nin soylu kadını Hz Amine…

Düğünlerinin ikinci ayında karnındaki dünya güzeli “Çocukla” dul kalmış gencecik fidan.

O’nu (sav) dünyaya getirdikten sonra gözü gibi bakmıştı.

Eşi Abdullah’ın kabri Medine’de idi. Belki de biricik yavrusuna babasını çok anlatmıştı ama birde en azından kabrini göstermek maksadı ile Medine’ye gitmişlerdi. Dönüş yolunda hastalandı. Yola devam edemeyeceğini anlamıştı. Henüz 25 yaşlarında olan bu gencecik fidan orada toprağa düştü. Vefat ettiği köy Medine’ye 190 km uzaklıktaki Ebva’ydı.

Bir çöl akşamında, biricik Oğlu’nun saçlarını rüzgar tararken, gözyaşlarını içine akıta akıta onunla vedalaştı.

Vedası hıçkırıklı bir ağıt gibiydi. Her kelimesi yüreklere saplanan kızgın bir temrendi sanki..

Söyle dedi ve dediklerini kainat kulak olup dinledi: Ey mübarek çocuk! Ey dünyaya bulaşmadan bir konup, sonra uçup  giden güvercin (Abdullah)’ın oğlu! Baban her şeyin sahibi ve her şeyi bilen Allah’ın yardımıyla oklarla kura çekildiği günün sabahı yüz güzel deve karşılığında kurban edilmekten kurtulmuştu. Eğer rüyamda gördüklerim çıkarsa sen bütün insanlığa gönderilecek ve helâlı-haramı öğreteceksin. İnsanları hakikate ve İslam’a ulaştıracaksın. Deden İbrahim’in dininde olacaksın. Allah seni bütün putlardan korusun. Senin davan insanlık durdukça devam edecektir. (Bu sözlerden sonra dedi ki;) Her diri ölecek, her yeni eskiyecek, her yaşlı dünyadan ayrılıp gidecektir. İşte ben de ölüyorum. Fakat adım ebediyyen kalacak. Çünkü arkamda bir hayırlı ve tertemiz bir evlat bırakıyorum.”

Ve dediği gibi de oldu.. Geride bıraktığı bu hayırlı ve tertemiz evlat yıllar sonra insanlığı, yitirdiği cennetle buluşturacak mesajlarla gelecekti..

Hicretin 6. yılında (m.628) Efendimiz (sav) Mekke’ye Umre için yola çıkmıştı. Güzergah üzerinde buluna Ebvâ’ya da uğradı. Annesinin kabrine gitti, kabri düzeltti ve ağladı. 53 yıl önce burada annesi ile vedalaşmıştı. Ebva’nın taşı toprağı bu vedaya şahitti… Buralarda rüzgar acıklı nağmeler söyleyerek eser adeta…

Efendimiz’in (sav) ağladığını gören arkadaşları da ağladılar. Nasıl ağlamazlardı ki O (sav) içli bir ney gibi inliyordu. Sonra sahabesine dönüp iç yakan bir ses tonu ile şöyle demişti:

“Annemin şefkat ve merhameti gözümün önüne geldi de onun için ağladım”

 Bugün o şefkat kahramanlarından dönemin Amine’leri çilenin ikliminde, ıstırabın kollarında, acının kucağındalar.

Kandil ve getirilen salavatlar hürmetine Rabbim mazlum ve mağdurların yardımcısı olsun..

Kutlu Doğum hürmetine şu sancılı günleri insanlığı sevindirecek müjdelerle neticelendirsin!

Hizmetten | İsmet Macit

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu