Önden Giden Atlılar ve Ukraynalı Elvira

Yazar Orhan Keskin
web

4. Türkçe Olimpiyatları’nda sıra dışı bir şey yaşanmıştı. Normalde her şiir okuyan öğrenciye orkestra canlı fon müziği desteği veriyor ve önceden çalışılıyordu . Ukraynalı Elvira ise 6 ay boyunca; babası, Türkçe öğretmeni ve müzik öğretmeninin el ele vermesiyle “Önden Giden Atlılar” şiirine özel bir fon müziğiyle hazırlanmıştı ve bu fon müziğiyle şiirini, o kadar bütünleşerek okuyordu ki orkestranın desteğini asla kabul etmiyordu. O’nun bu samimi ısrarına anlayış gösteren organize heyeti de şiirini, kendi fon müziğiyle okumasına izin vermişti.

kimse-yok-mu

Kader denk noktasında; Osman Sarı’nın bu şiiri; Ukrayna’lı Elvira’nın  yorumuyla adeta destanlaşmış, asrımızın Sahabe gönüllü Hizmet  hareketindeki insanların yaşadıklarının ve yaşayacaklarının güftesi olmuştu…

Hizmet gönüllüleri; bu şiirde kendilerinden çok şey bulmuşlar,  şiiri gözyaşları içerisinde dinlemişlerdi. Gelin dostlar bu şiirde, gönül insanlarının neler bulduğunu bir kez daha  hatırlamaya çalışalım… Şiirin minik yorumunu yapıp yazının sonunda da ilgili linkten Elvira’yı,  o günlere hayalen kanat çırpıp tekrar  dinleyelim.

Biliyor musunuz sizler hala yollardasınız: İster Yusufiyede, ister gaybubette, isterse de hicret diyarında olun “önden giden atlılar  olarak” siz hep Allah’ın dosdoğru yolundasınız.

Önden Giden Atlılar Şiirinin Minik Bir Yorumu

Issız sıcak çölleri
Karşı karlı dağları
Çoktan aşıp gittiler
Kayboldular uzakta
Önden giden atlılar
Ben burada kaldım böyle

“Allah’ın davasında kazananlardan  olmak için; erken kalkıp yola koyulmak ve önden giden atlı olmak esastır. Önden yola çıkanlar; gerektiğinde boynu bükük sevdiklerini geride bırakarak Hak yolunda yürürler.”

İşleri aceledir
Çok uzundur yolları
Bense geride kaldım
Yetişemedim size
Önden giden atlılar
Gittiler hep gittiler

“Allah rızasını kazanma ufkunda, hizmet erlerinin her zaman yapacakları mühim işleri vardır. “Bense” ifadesi ise boynu bükük geride kalanları sembolize eder: Her asırda hicret etmesinin önü kesilmiş mazlum insanlar vardır. Kimileri hapis köşelerinde kimileri gaybubette  kimileri de bürokratik engellerin tuzağında… Ama onlar bedenleriyle hicret etmeseler de gönül dünyalarında öyle hicretler yaşarlar ki melekleri imrendirirler hallerine…”

Aştılar kızgın çölü
Toprak tükendi bir gün
Denize ulaştılar
Çektiler dizginleri
Kendileri dursa da
Atlar duramadılar
Çaresiz kalıp birden
At sürdüler denize
Önden giden atlılar
Önlerinde okyanus
Kızgın bir çöl arkada
Asıl içlerindedir
Zaptedilmez bir deniz
Önden giden atlılar
Teknik değişti diye
Bıraktılar atları

“Hakiki Hak yolcuları, soğuğa-sıcağa, şartların ağırlığına bakmadan işlerine devam ederler; bazen çöl bazen de kar-buz düşer nasiplerine, onlar şartlara aldırmadan ve her türlü olumsuzluğa rağmen yollarına devam ederler.”

Atlarsa bu kıyıda
Sanki sevgili gibi
Onları beklediler
Günlerce beklediler
Yeri yırtar ayaklar
Göğe fırlar başları
Nerden çıktı bu deniz
Bizi ayıracaklar
Önden giden atlardan
Sevgiliden daha zor
Ayrılmak bu atlardan
Buğulanmış gözlerle
Geri dönüp onları
Gemilere aldılar

“Davaları ve hizmetleri onların sevdalı küheylanlarıdır… Gönüllerini fethettikleri çocukların ve gençlerin boyunları bükük kaldı geride… Onları da yüreklerine koyup hasretleriyle yanarak ayrıldılar sahilden…

 Sanki sevgili gibi
Önden giden atlılar
Üç gün duramadılar
Yaptıkları gemide
Karşı kıyıda yeni
Güzel atlar buldular
Yaktılar gemileri
Önden giden atlılar
Vardılar Kurtuba’ya
İnmediler atından

Tarık bin Ziyad’ın  askerleri, gemiye binmiş ve atlarını geldikleri sahilde bırakmışlar…   Tarık bin Ziyad; İspanya’ya çıkar çıkmaz da gemileri yaktırıp ordusuna “Arkanızda düşman gibi deniz, önünüzde deniz gibi düşman…” tarihi sözünü  ifade etmiştir.  İspanya’da zaferler elde ederek yeni atlar bulmuş ve hicret yolculuklarına devam etmişlerdir.   Asrımızın sevdalılarının da asıl içlerindedir;  zaptedilmez denizler, okyanuslar, aşılmaz dağlar.. ve  atlar yüreklerinde şahlanır; aşarlar engelleri uçaklarla, gemilerle …”

Gülle karşılandılar
Ne güzel atlar bunlar
Bunca yol çiğnediler
Çiçek çiğnemediler
Önden giden atlılar
Önden giden bu atlar
Seni gördüler kalbim
Sahabe atlar bunlar
Dünyanın beklediği
Önden giden atlılar
Önden giden atlılar

“Önden giden yiğitler; ablalar, ağabeyler gittikleri dünyada da boş duramadılar… hemen el uzatacak , kalplerini açacak yeni yürekler buldular … Gönüllerine düşen ‘bir gün döneriz’ gemilerini yaktılar öncelikle… Her biri kendi Kurtuba’sına ulaştı dönmemecesine bir daha…”  

Ulaştıkları diyarlarda gülle karşılandılar, sizler ne iyi insanlarsınız… iltifatıyla, yürekleri ısındı… Sahabe ruhlu bu insanlar; gittikleri ülkelerde bir çiçeğin bile boynunu büktürmediler.. Allah’ın bir lütfu olarak kendi kalplerinin berraklığıyla gülümsüyorlar yeni dostlarına ve dünyanın beklediği gül çiğnemeyen, gül yüzlü insanlar olarak selamlıyorlar yeni hayatlarını.  Gelin dostlar buraya tıklayarak Ukraynalı Elvira’yı bir kere daha dinleyelim

Kanada-Ekim 2023

Eğitim Hatırası

 

Diğer Yazılar

Hizmet'e Dair Ne Varsa...

Sitemizde, tercihlerinizi ve tekrar ziyaretlerinizi hatırlayarak size en uygun deneyimi sunmak ve sitemizin trafiği analiz etmek için çerezleri ve benzeri teknolojileri kullanıyoruz. Tamam'a veya sitemizde bulunan herhangi bir içeriğe tıklayarak bu ve benzer çerezlerin/teknolojilerin kullanımını kabul etmiş olursunuz. Tamam Gizlilik Bildirimi

Privacy & Cookies Policy