Yazarlar

Mesnevi Nuriyeden Lemalar Üzerine Biyoloji Tadında…1 | Zekeriya Çiçek

 
 BİRİNCİ LEM’A:   
 “Bakınız! Her bir masnuun yüzünde öyle bir sikke vardır ki, ancak her şeyi halkeden Hâlık’a mahsustur. Ve her bir mahlukun cebhesinde öyle bir hâtem vurulmuştur ki, her şeyi yapan Sâni’den maada kimsede o hâtem bulunmaz. Ve kudretin neşrettiği mektublarından her bir mektubun âhirinde, taklidi kabil olamayan öyle bir turra vardır ki, ancak Sultan-ı Ezel ve Ebed’e hastır. O gibi sikkelerden yalnız hayat üzerinde parlayan sikke-i i’caza bakınız ki; hayat ile bir şeyden pek çok şeyler husule gelir, icad edilir. Ve pek çok şeyler dahi bir şey-i vâhide emr-i Rabbaniyle inkılab ederler. Meselâ: Su, bir şey-i vâhid iken pek çok uzuvlara, cihazlara Allah’ın izni ile menşe olur, icad edilirler. Ve mideye giren pek çok muhtelif yemekler ve meyvelerden Hâlık-ı Teâlâ tek bir cismi icad eder, tek bir cisim husule getirir.  
 
  İşte kalb, akıl, şuur sahibi olan bir adam, bu ciheti düşünürse anlar ki, bir şeyden çok şeyleri icad edip çıkartmak ve çok şeyleri bir şeye tahvil etmek, ancak her şeyi halkeden ve her şeyi yapan Sâni’a mahsus bir sikkedir.”
(Mesnevi-i Nuriye – 11)
 
   
Risale-i Nur’lar, Kur’andan kaynağını alan öyle zengin bir iman, tevhid ve tefekkür pınarıdır ki; her seviyedeki insan bu pınardan doya doya manevi susuzluğunu giderebilir. Öyle lezzetli ve ruhu besleyen bir meyveli ağaçtır ki; her insan, elini uzatıp bu rahmani ağaçtan bir iman, tevhid ve tefekkür meyvesi devşirebilir. Unutmayalım ki; kainatta yaratılmış olan her şey, Rabbimizin kudretinden kaynaklanan ilahi birer mektuptur. Öyle ki; Yüce Mevlamız (cc), Sultan-ı Ezel (geçmiş zamandaki sonsuz) ve Sultan-ı Ebed (gelecek zamandaki sonsuz) olan sınırsız ilmi, iradesi ve kudretiyle var etmiştir. Allah’tan (cc) başka hiç bir şeye bu var etme fiili isnat edilemez. 
 
  Rab ismi, Cenab-ı Hakkın (cc); terbiye eden, kural koyan vb.. çerçeveden çok daha öte öyle muhtevalı bir ism-i hassıdır ki; ilk inen ayetin Rab ismiyle yüklü olması bu yönüyle gayet dikkat çekicidir. Nitekim, Kur’anın hülasası olan Fatiha suresinin ilk ayetlerinde de Cenab-ı Hak (cc) kendisinin Rahman ve Rahim olmasında, Rab ismine atıfta bulunmaktadır. Her bir zihayat üzerinde görülen hayat ve hayatla alakalı tecelli eden diğer isimlerin her biri, kendi Rabbani sanatkarını gösteren birer mühür gibidir. Mahlukat çeşitlerinin herbirinin çehresinde Rabbimizden başka hiç bir müdahelenin olmadığı aşikardır. Mümkün değildir zira asla taklidi mümkün değildir. 
 
  Madem sanatkar sanatıyla, şair şiiriyle konuşur. Fiil failden kaynaklanır ve bu zaten fiziğin temel kanunlarından birisidir. En küçükten en büyüğe her hangi bir kütleli cismin yer değiştirmesi (ivmesi) için mutlaka bir kuvvet tabii ki olmalıdır. Henüz hayat sahibi olmayan bir nesnenin ( mesela: ana rahminde, ruh üflenmezden önceki fetüs gibi belli hücre kitlesinin) hayat bulması için de mutlaka bir hayat kaynağı gereklidir. Bu şu demektir; Rabbimiz (cc), kendinden başka hiç bir gücün müdahale edemeyeceği “Hayy” ismini cansız bir varlık üzerinde tecelli ettirerek ona hayat verir, böylece onun üzerine sadece kendisine has olan ve asla ortak kabul etmeyen bir mühür vurur. Hayat ile bir şeyden pek çok şeyler meydana getirilirken eşya üzerinde de sayısız mucizevi olaylar gerçekleşir.
   
Birbirinden farklı maddelerin birleşmesiyle tek birşeyin meydana getirildiği bir çok biyokimyasal hakikat vardır. Misal olarak: Birbirinden farklı atom zerratı kimyasal yolla birleşip yeni bir molekül oluştururlar. Yeşil renkli olan ve fotosentez esnasında ışığı kullanabilen canlılardaki klorofil sentezi buna güzel bir misaldir. Karbon, Hidrojen, Oksijen, Azot ve Magnezyum atomlarının her birinin kimyasal özelliği farklı iken, bu atomlar muhteşem bir biyokimyasal reaksiyon sonucu değişik sayılarda birleşir ve atomların eski kimyasal yapısından çok farklı özellik kazanan bir “klorofil molekülünü” sentezlenebilir. Üretilen bu mucizevi klorofil molekülü, fiziksel özellikteki ışık enerjisini kimyasal özellikteki enerji formuna dönüştürebilir.
Bu klorofil molekülü ile birbirinden farklı haldeki besin maddelerinin 
( karbonhidrat, protein, yağ ve vitamin vb..) üretilmesi sağlanır.  
Kalbi, aklı ve şuuru yerinde olan insan azıcık düşünse şu neticeyi haykırır:
-Yokluk aleminden varlık alemine ilahi bir murad ve kudret ile çıkarılan her bir Rabbani sanat eseri, aslında kendisinden daha çok kendisini var edeni gösteren ilahi bir imzadır, turradır, sikkedir, mühürdür.
Selam olsun bu marifetullah bezminde aram eyleyen yüce ruhlara! 

Hizmetten | Zekeriya Çiçek

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu