Yazarlar

Kurban ve İsmailleri Yaşatma Sevdası | Muhsin Tarık Arslan

Hz. İbrahim`e (as) rüyasında bir emirle seneler önce verdiği söz hatırlatılıyor ve “Ey İbrahim İsmail`ini kurban et” deniliyordu. Hz. İbrahim ise hiç tereddüt etmeden Rabb`ine karşı verdiği sözü hatırlıyor ve teslimiyetin gereğini yapıyor, İsmail`ini boğazlamaktan geri kalmıyordu. Ancak ne var ki O, İsmail`inin boğazına bıçağı çekmeden önce çoktan kendi nefsini, benliğini boğazlamıştı. Bizim de Rabbimize ruhlar aleminden bir sözümüz var. O`nu Rab olarak bilecek, O`ndan başkasına bel kırıp boyun bükmeyecektik. O`na teslim olup teslimiyetin avantajlarını bir ömür boyu yaşayacaktık. Sahip olduğumuz dini değerlerimize, bize emanet edilen değerlere sahip çıkacak ve hiçbirini dünyaya kurban etmeyecektik.
Kurban yaklaşmak demektir. En son ki kurbandan bu güne gün geçtikçe Allah`tan (cc) uzaklaşan, hak ve hakikatten kopan, insanlıktan uzaklaşan, iyilik doğruluk ve güzellikle münasebetlerini koparan Hakk`ın kullarına, bir ses, ilahi bir sada, bir uyarı ve ilahi bir çağrıdır. Kurban, Hakka yakınlaşmanın önünde en büyük engel olan nefsin boğazlandığı gündür. O şeytanların taşlanıp kovulduğu, meleklere davetiyelerin sunulduğu bir gündür. Kurban kalbin, gönlün, vicdanın tahliye edilip temizlendiği gündür. Aynı zamanda bu vesile ile, anne, baba, akraba, dost, komşu hemen herkesle bütün kırgınlıkları bir kenera bırakarak, birbirimize yakınlaşmak, sarmaş-dolaş olmak demektir. Kurban gönül almak, gönül yapmak, gönül koymak yerine ‘gönle koymak’ demektir.
Yanı başımızda yaşayan dini, dili, rengi ne olursa olsun bütün komşularımıza el uzatma, bir adım atıp selamlaşma demektir. Mazeretleri bir kenara atarak, nefsin mırıltılarını duymayarak, şeytanın fısıltılarını yok sayarak kapı kapı dolaşarak Allah için kesilen etlerimizi komşularımızla paylaşarak onları gönlümüzde yerleştirdiğimiz sandalyelere buyur etmektir. İbrahim (as) bütün dinlerin ortak atasıdır. Üç büyük dinin atası olan Hz. İbrahim`i ve O`nun Hakka teslimiyetteki şuurunu, fedakarlığını, kurbanın asıl mahiyetini komşularımıza anlatmaya bundan daha güzel bir vesile, bundan daha büyük bir vasıta var mıdır?

“Kurban kesen bir mümin şayet nefsinin bütün arzularını boğazlamazsa kurban kesmiş olmaz”

Kurban Hakk`a tesimiyetin en muhkem karinesi. Kurban Hakk`a esaretin en sağlam işareti. Kurban nefsini Hak için boğazlamanın adı. Cüneyd Bağdadi, “kurban kesen bir mümin şayet nefsinin bütün arzularını boğazlamazsa kurban kesmiş olmaz” der. İbn Arabi ise, “en büyük kurban nefistir, esas mesele onu boğazlamaktır” buyurur. Bugün adeta nefsaniliğin zirvelerinde dolaşan insanlık, kurban keserken o kurbanın yanı başında içinde gelişip büyüyen, boy salan, kök salan ne kadar kötü duygu ve düşünce varsa bunların hangisini kesip atabiliyor? Kurban bütün kötülükleri boğazlamaktır. Kurban düşmanlıkları ortadan kaldırmaktır. Kurban Hak ile insanların arasındaki putları yıkmaktır. Kurban insanları Allah`a (cc) yaklaştırma cehdi ve gayretidir. Kurban İsmailleri bıçaktan kurtarmaktır. Kurban dünyada sevgiyi, muhabbeti, saygıyı ikame etmektir. Kurban bütün şeytani duygu ve düşüncelerin kökünden koparıp atmaktır.
Bugün evlat İsmailleri Hakk`a değil, nefsine kurban edenler, sokağa kurban edenler, ahlaksızlığa ve daha bilmem ne felaketlere kurban edenler var. Kurbanlar çeşit çeşit… Kurbanlıklar ise boy boy… Bıçaklar bilenmiş ne İsmailler şeytana kurban gidiyor. ..İsmailler bıçakların gölgesinde inim inim inliyor… Onlara bir İbrahim lazım ki boğazlamaktan kurtarsın. Evet, ‘Kurban İsmailleri ve İbrahimleri kurtarma operasyonudur’. ‘Kurban bütün İbrahimleri ve İbrahim nesillerini ateşten kurtarma hamlesidir’. Yeryüzünde bundan daha masum daha samimi daha insani bir faaliyet ve hareket yoktur.
21. asrın İbrahimleri, ne zannediyorsunuz. Hz. İbrahim`e (as) nida edilen o çağrı bize yapılmış değil mi? O çağrıyı her vicdan sahibi, her teslimiyet kahramanı, her fedakar ruh, ve bu devrin putlarını ayaklarının altına almış bütün İbrahimler duyuyorlar/duymalılar. Bu sese bütün İbrahimler kulak kesilmelidir. İsmaillerine aşık İbrahimler, İsmaillerinizin kurtuluşu elinizdeki bıçağı kendi nefsinizin boğazınıza çekmekten geçiyor.
Bütün yeryüzünde ve İslam dünyasında her gün nice çocuklar, kadınlar, gençler, yaşlılar masum insanlar kurban ediliyor. Topyekün insanlığın ve İslamın bağrına saplanan tefrika, cehalet ve fakirlik illetleriyle bilmem ki geçirilen kaçıncı kanlı bayram bu. İslam coğrafyasının kalbini dağlayan bilmem ki kaç bininci sinsi ve kalleş oyun bu iç çatışmalar, ayrışmalar, vuruşmalar, çekememezlikler, ön yargılar, görememezlikler ve daha nice insanlıktan yoksun haller… Oysa Kurban herkesle ve her kesimle yakınlaşmak, herkesi ve her şeyi derin bir samimiyetle kucaklamak demek. Kurbanı sadece bir hayvanı boğazlamak, sonrada oturup afiyetle etini yemek olarak görenler ne büyük gaflettedirler. Kurbanla yakınlaşıp kucaklaşalım.. Bayramsa Bayramınız mübarek olsun…

Hizmetten | Muhsin Tarık Aslan

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu