Yazarlar

Kaos | Esra Kaya

 

 

Gandhi’yi dinliyorum önce. Batı medeniyeti hakkında ne düşünüyorsunuz, sorusuna “Olsa iyi olurdu!” diyor. Sonra yürümeye devam ediyor: “Tanrı Adına…” Ardından bir ırkdaşının üç kurşunuyla düşüyor toprağa.

 

Bu kez Malcolm X konuşuyor, “Hayır, ben artık ırkçı bir Müslüman değilim.” diyor. Tam kucaklayacakken tüm renkleri, izin verilmiyor. Hayatı, 16 kurşunla 16 yerinden bölünüyor.

 

Martin Luther King söz alıyor ardından. Rosa Parks’ın rüyasını anlatıyor. “Ezilenler özgürlüğü istemeli!“ derken 25 kere zindan karşılıyor onu. Boğazından yediği tek bir kurşunla -bedeni otuz dokuz ama kalbi altmış yaşında- göçüyor bu dünyadan. Yine de rüya anlatmaktan vazgeçmiyor.

 

Sonra bir radyo homurtusu duyuyorum. Spiker bağırıyor:  “An itibariyle F-16’lar havada!” Haberi maç coşkusuyla sunan Spikerin sesindeki riyakar faşizm, beynimi tırmalıyor.  Az önce okuduklarımı unutuyorum. Bu ses, bana can almak üzere canlanan canlı bombalar ve bundan çıkar devşirenleri hatırlatıyor. Öte yandan “Yaşatmak için yaşamaktan vazgeçenler”  geliyor aklıma. Olduğum yere çöküyorum.

 

Derken şehit polisin yabancı eşinden, kendi dilinde ağıtlar yükseliyor. Gel gör ki aynı esnada birileri, “Ne mükemmel gece!” diye twit atıyor. İyi de, hala bir yerlerde, muhterislerin güç savaşı uğruna ölenler varken mükemmel olur mu hiçbir gece? Bir de en çok kendi ölüsüne ağlanılmasını isteyenler var. Onlara haykırmak istiyorum: Fillerin savaşında; hangi çiçek, en yüksek ağıdı hak ediyor bilinmez ki! Hepsi çiçek sonuçta…

 

Ardından bir titreme alıyor beni. İnsanlığa düşman o kişi, birbirine de düşman iki düşmana aynı anda saldırırken “üçüncü bir düşman” yalanını sürdürüyor ve ben bu yalana şahit olmamak için bir kitabın kucağına kaçıyorum. Yazar, “Şiir eskimiyor.” diyor, hatta deliller sunarak beni ikna etmeye çalışıyor ama gerçek katilini işaret ettiği halde anlaşılmadan ölen insan çaresizliği, zihnimi kapatmış bir kere. Daha fazla tahammül edemiyorum. Bunca acı varken bana bunları anlatma, deyip yavaşça kitabı kapatıyorum. Ama bu sefer de kurtulmaya çalıştığım o yalan rüzgarına yeniden yakalanıyorum.

 

Sözün özü, ülkede kaos çıkarmak isteyenler, ilk önce zihnimde başardılar bunu. Hayalen karşıma alıyorum, hakikati izah edemediğim dostlarımı. Bir bakıyorum yarım saat kendi kendime konuşmuşum da onların ruhu bile duymamış. Halim öyle acınası… Neden sonra ümit vericinin sözleri geliyor aklıma, canlanıyorum. Allah’ın bitirmediğini kimse bitiremez, deyip yüce Divan’a duruyorum.

Hizmetten | Esra Kaya

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu