İlk Hicret, İlk Söz ve İlk Taş

Yazar Orhan Keskin

Gelin ilk hicretimizi  nereye yaptığımızı biraz düşünelim. Ana vatandan ne zaman ayrılmıştık acaba? Oradan ayrılırken kimlere ne sözler vermiştik; hafızamızı biraz zorlayalım birlikte? İlk hicretimiz; Anadolu’dan, ana-babadan, yurttan-yuvadan, bağdan-bahçeden, evlad ü iyalden ayrılışımızdır herhalde.  Kim bilir ne sözler vermişizdir Rabbimize. “Hicret, sadece bedenimizi bir diyardan başka bir diyara taşımak değildir. Ruhumuzla da o muhteşem atmosferde yol almamız gerekir. Günahlara, karalamalara, çekiştirmelere girmeden; şahsımıza yapılan haksızlıkların güft-ü gûsunu etme seviyesizliğine düşmeden, gerçek hicret ufkunda yaşamaya söz vermeliyiz.” taahhüdünde bulunmuşuzdur…

Öbür yandan öyle insanlar vardır ki çıkamaz, gidemez bir yerlere;  taş duvarlar, demir parmaklıklar, yasaklar vardır maddi hicretinin önünde engel olarak. Böyle insanlar,  Rabbimiz ile öyle bir irtibata geçerler ki hicret ufkunun zirvelerini zorlarlar. Kimi zaman Mekke’de Kabe’yle buluşur, kimi zaman Medine’nin sokaklarında yürüyüp Efendimizin köyünde soluklanırlar… Kimi zaman da sular ve kıtalar ötesine ulaşır da, sohbet-i cananın sıcak kucağında bulurlar kendilerini…

Bunun yanında; ana vatandan sadece bedenimizi başka diyarlara sürükleyip “hicretten nasibini alamama” talihsizliğine yakayı kaptıranlardan olma riskimiz de vardır. Gittiğimiz diyarlarda; atf-ı cürmümüzle, su-i zanlarımızla kazanma kuşağında kaybetmeye başlayabiliriz. Değişik dönemlerde bizlere yapılan haksızlık ve yanlışları çekiştirmekle adeta “emzik yaşı geçmiş bir koca çocuğun, hala emzik müptelası olması gibi” günah harmanlarında toza-dumana bulanarak yaşamaktan daha öteye gidemeyiz dostlar…

Bu muhasebe yorumlarına; “ilk sözü kime verdik ve ilk hicreti nereye yaptık?” sorularının cevabını ararken girdik galiba. Sahi bizler Rabbimize ilk sözü ne zaman vermiştik? Ve ilk hicreti ne zaman, nereden nereye yapmıştık?

Ne dersiniz, ruhlar aleminde Rabbimize verdiğimiz bir söz olmasın? Evet, Bezm-i Elest’te vermiştik ilk sözü, değil mi?…   Yüce Mevlamız; “Ben sizin  Rabbiniz değil miyim?” demişti de bizler de kıyamete kadar arkasında duracağımız “Evet Rabbimizsin…” cevabıyla ilk sözümüzü vermiştik. “Evet Rabbimizsin ve Rabbimiz olduğunu hiç unutmadan sana dosdoğru kulluk yapacağız.” sözünü vermemiş miydik? Ve böylece “Dünya Diyarına” ilk hicretimizi yapmamış mıydık? Peki; ilk sözün ve ilk hicretin arkasında vefa ile durabiliyor muyuz dostlar?

Bizler hicret diyarımızda dosdoğru kulluk yapabiliyor muyuz? Hz. İsa (as) bir insanın recmedileceğini görünce; “ilk taşı hiç günahı olmayan atsın.” demişti de herkesin elindeki taş yere düşmüştü.

İlk sözümüz ve ilk hicretimizi hatırlarken hala “ilk taşı” atabilme cüretkarlığını gösterecek miyiz?

Sözümüzü, “İlk Taşı Atabilmek” manzum hikayesiyle bitirelim:

Mesih nebi bir gün yolda yürüyordu
Rabbi ona ne ilhamlar sunuyordu
İleride bir güruh pek de öfkeli
Elleri bağlı kişi çaresiz belli
Durun! dedi o hassas ferasetiyle
Herkes durdu, peygamberin sesiyle
Belli ki bu zatı recmedeceksiniz
Taşlar elinizde bir an bekleyiniz
Atsın ilk taşı, olmayan hiç günahı
Bil ki ey insan tutar mazlumun ahı
Taşlar ellerde öylece beklediler
Nefislerine sorular eklediler
Değildi kolay “ilk taşı” atmak öyle
Eller havada, asılı kaldı böyle
Bir bir taşlar yere döküldü ardından
İnsanlar önüne baktı utancından
Pek mühim bil ki hikmet avcısı olmak
İbretlik hadiselerden dersler almak
Hak dostu der gıybet manen taşlamaktır
Hem kul hakkı hem de şedit bir günahtır
Ölü kardeşin etini yemek gibi
Bir mana âleminde recmetmek gibi
Gıybet edeceksen eğer bir mecliste
Önce bak kendine aheste aheste
Hayatın bir film şeridi gibi geçsin
Bir sen, ah ey nefis bir de Rabbin bilsin

YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYINIZ

Diğer Yazılar

“Aç açabildiğin kadar sineni ummanlar gibi olsun. Kalmasın alaka duymadığın ve el uzatmadığın bir mahzun gönül”

 

M.Fethullah Gülen

Bu Sesi Herkes Duysun Diyorsanız

Destek Olun, Hizmet Olsun!

PATREON üzerinden sitemize bağışta bulanabilirsiniz.

© Telif Hakkı 2023, Tüm Hakları Saklıdır  |  @hizmetten.com 

Hizmet'e Dair Ne Varsa...

Sitemizde, tercihlerinizi ve tekrar ziyaretlerinizi hatırlayarak size en uygun deneyimi sunmak ve sitemizin trafiği analiz etmek için çerezleri ve benzeri teknolojileri kullanıyoruz. Tamam'a veya sitemizde bulunan herhangi bir içeriğe tıklayarak bu ve benzer çerezlerin/teknolojilerin kullanımını kabul etmiş olursunuz. Tamam Gizlilik Bildirimi

Privacy & Cookies Policy