Yazarlar

İki Parça Kilimle Gelmişti | İSMET MACİT

Abdullah Zülbicâdeyn fakir bir yetimdi.

Zengin olan amcası onu yanına alıp büyütmüş ve mal sahibi yapmıştı. Efendimiz (sav) Medine’ye hicret ettiği zaman Abdullah Müslüman olup kendisini şirkten kurtarmak istemişse de müşrik amcası yüzünden buna muvaffak olamamıştı.

Efendimiz (sav) Mekke’yi fethedip Medine’ye döndüğü zaman, Hz Abdullah (ra) amcasına: “Ey amca! Ben senin Müslüman olmanı hep bekledim durdum. Senin hâlâ Muhammedi arzu ettiğini göremiyorum! Bari benim Müslüman olmama izin versen?” dedi.

Amcası: “Eğer sen Muhammed’e tâbi olacak olursan, üzerindeki elbisene varıncaya kadar, sana vermiş olduğum şeylerden hiçbirini senin elinde bırakmam, hepsini senden çeker alırım!” dedi.

Abdullah:
“Ben vallahi Muhammed’e tâbi ve Müslüman oldum, taşa, puta tapmayı bıraktım bile! Yapacağını yap” dedi.
Amcası Abdullah’ın elindeki herşeyi geri aldı. Hatta üzerindeki elbiseyi bile. O şekilde anasının yanına gitti.
Anası kalın bir kilimini iki parçaya ayırdı. Yarısını belinden yukarısına, yarısını da belinden aşağısına sardı.

Hz Abdullah kendisinin Müslümanlığına engel olmak için kendisini sıkıştırmaya kalkan kavminden de yakasını kurtararak Efendimiz (sav) yanına kaçtı.

Medine’ye gelince, seher vaktine kadar Mescidde yattı. Efendimiz (sav), sabah namazını kıldırıp cemaate arasındakilere göz gezdirince Hz Abdullah’ı (ra) gördü ve ona: “Sen kimsin?” diye sordu.

O da; “Ben Abduluzzâ’yım!” deyince, Efendimiz (sav): “Sen Abdullah Zülbicâdeyn’sin (iki parça kilimlisin)! Bana yakın yerde bulun!  Sık sıkyanıma gel, git!” buyurdu. O günden sonra Hz Abdullah Ashab-ı suffe’nin sadık tilmizlerinden birisi oldu.

Efendimiz (sav) Hz Abdullah Zülbicâdeyn hakkında:
‘O, evvâh’tır!’ Çünkü o Kur”ân okurken Yüce Allah’ı çok anan, duada sesini yükselten bir kimse idi” demiştir.

Hz Abdullah Zülbicâdeyn Tebük Seferi’ne de katılmış; “Yâ Rasûlallah! Bana şehitlik nasip etmesi için, Allah’a dua et!” diye rica edince, Efendimiz (sav): “Ey Allah’ım! Onun kanını kâfirlere haram kıl!” diyerek dua etmişti.

Hz Abdullah Zülbicâdeyn: “Yâ Rasûlallah! Ben öyle istememiştim!” deyince Efendimiz (sav): “Sen, Allah yolunda gazaya çıkar, humma (sıtma) tutup seni öldürürse, sen şehitsindir! Hayvanın seni düşürüp boynunu kırarsa, sen yine şehitsindir! Gam çekme! Bunlardan hangisi olursa, şehitlik için sana elverir, yeter!” buyurdu.
Buyurduğu gibi de Tebükte hummaya tutulup Hakkın rahmetine kavuştu.

Hz Abdullah dünya zenginliğini elinin tersi ile itmiş iki parça kilime sarılarak Efendimize (sav) gelmiş ve şehit olarak ebedi cenneti kazanmıştı.

Rabbim ondan ve esen bir fırtına ile tüm dünyalıklarını kaybeden bu devrin Abdullahlarından razı olsun..

 

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu