Yazarlar

Hayata yürüyenler | Mustafa Ertuğrul

 

“Yaşamak için ayağa kalkmamışken, yazmak için oturmak nasıl da beyhudedir”  Henry Thoreau

Yürümek eylemi aslında bir başkaldırmadır, hareketsizliğe , eylemsizliğe, içteki öfkeye , terkedemediklerimize bir isyandır.

Yürürken düşünmek, düşünürken yürümek sonrasında da sadece ,salt muhakeme ve düşünceden ibaret olanı, sağılmış olanı kısa bir mola ile yazmak.

Ayak en iyi  işiten kulaktır der Nietzsche..Bir müzik dinlediğinizde ayağınızın kulağına güvenin. Nietzsche için çıkmak, tırmanmak, yükselmek demektir yürümek.

Çam dağı da öyledir misafir ettikleri ile beraber. Düşüncelerin yeşerdiği, muhakemenin zirveleştiği, teşhis ve tespitlerin arı kovanı gibi bala dönüştüğü, yürürken geleceğin şekillendirildiği yaman yollardır o dağ etekleri, tıpkı Kosturma’daki Volga nehrinin kederli kıyıları gibi…

Hayata yürüyenler | Mustafa Ertuğrul 2

Yoldaki  muvakkat fırtınalar da dikkat çekicidir, ama yolun yürüyüş adabını şu enfes cümleler özetler ;Bu itibarladır ki bizim ufkumuz hiçbir zaman bütün bütün kararmaz; üst üste zulmetler her yanı sarsa da, kalb gözlerimiz çok defa ötelerin ziyasıyla par par parıldar; bulunduğumuz yerin hakkını verip ezelî ufkumuza müteveccih olduğumuz sürece asla gurbet yaşamayız” .

Rousseau sadece yürürken gerçek anlamda düşünebildiğini, aklını toparlayabildiğini,  ve ilham bulabildiğini söyler. Bir masa ve sandalye görmek bile midesini bulandırıp cesaretini kırmaya yeter. Fikirler uzun gezintiler esnasında gelir aklıma, cümleler yoldayken sıçrar dudaklarına, patikalar harekete geçirir hayal gücünü.

Rimbaud için yürümek bir kaçıştı. Yürürken yakalanan, bir şeyleri geride bırakmanın verdiği o daimi memnuniyet hâlini hissediyordu. Yürürken geri  dönmek söz konusu değildir. Çekip gitmiş, yola çıkmışsınızdır, işte o kadar. Yorgunluğun, tükenmişliğin, kendinizi ve dünyayı unutmuş olmanın muazzam keyfini hissedersiniz akabinde.

Hayatının son demlerinde tahta bir bacakla artık uzun yürüyüşler yapamıyordu. Otuz yedi yaşında vefat ederken geride şu nakaratı bırakıyordu;

Hadi gidelim tam yol ileri

Sadece bir yayayım ben.

Dervişler, filozoflar, yazarlar, göçmenler, kutsal beldelere yolculuk edenler,aşıklar, derdine derman arayanlar ,müjde arayanlar, hakikatin peşinde olanlar, vurgun yiyenler hep yoldalar ve yürüyorlar…

Zira yürümek gerçeği tecrübe etmektir.

Hizmetten | Mustafa Ertuğrul  

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu