Yazarlar

Güzel Ahlak | Halil Şimşek

Güzel ahlak bizim kayıp hazinemiz. Onu arayıp, bulmanın dertlisi olmalıyız. Onu nerede bulursak bulduğumuz yerde ona sarılmalıyız. Çünkü o, dünya ve ahirette saadet sebebimiz ve bizi hayvanlardan ayıran insanî bir özellik.

İslam, beş parçadan oluşan bir bütündür. Bunlar; itikat, ibadet, muamelat, ukubat ve ahlak esaslarıdır.

Bunlardan bir tanesini devre dışı bıraktığımızda ona İslâm demek mümkün olmaz.

İslam’ı bir ağaca benzetecek olursak, kökleri iman, gövdesi ibadet ve muamelat, ağacın budanması ceza sistemi ve bu ağacın meyvesi de güzel ahlaktır.

Güzel ahlak, Allah ve Elçisinin hedef gösterdiği hayat tarzıdır. Yaratılış amacımızdır.

“Ben başka bir amaç için değil, sadece güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” (İmâm Mâlik, Muvattâ, Hüsnü’l-hulk, 8) buyuran bir güzel ahlak abidesinin ümmetiyiz. Bu “ahlak abidesi” güzel ahlakının kaynağı olarak Rabbini gösteriyor ve diyor ki: “edde beni Rabbî fe ahsene te’dîbî” Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi en güzel şekilde yaptı.”

Güzel Ahlak | Halil Şimşek 2

Efendimiz’in (sav) ahlakı en mükemmeldi. Yani nasıl olmamız gerekiyorsa Rabbimiz model olarak onu terbiye edip, nümûne olarak göndermiştir.

O’nu övgü makamında Rabbimiz: “Şüphesiz ki Sen, yüce bir ahlâk üzeresin” (el-Kalem, 4) buyurmuştur. Bize düşen o modeli rehber edinmek. Peygamberlerin başı çektiği, sonu Cennete çıkan güzel ahlak kervanından ayrılmamak topal, aksak, sekerek te olsa arkalarından gitmektir.

Bütün Peygamberlerin ve velî zatların iki ortak özellikleri vardır: Güzel ahlak ve cömertlik.

“Ben böyleyim, fıtratım bu. Karakterim böyle. Benim elimde değil, ben değişmem. Kendimi değiştiremiyorum” gibi sözler İslamî değildir. Peygamberler ve kitapların gönderiliş amacına terstir. Sadece “Doğmamışlar ve ölüler değişmez.„

“Her gözü, kulağı, ağzı olan insan değildir! Gerçek insan; ahlâkı güzel olan kişidir!” Şeyh Sâdî

“Ahlâk-ı zemîmendir tâmûda sana ateş, // Bir zerre kadar anda, bir âteş-i sûzan yok.„ “Kötü huyların cehennemde sana ateş olacaktır. Yoksa cehennemde bir zerre bile ateş yoktur.” Seyyid Nizam Hazretleri (Ö. 1550 İstanbul)

“Huyu güzel olanın her yanı güzeldir. Fakat huy güzelliği, huysuzlukla test edilmeden ispatlanmış olmaz. Bir insan huysuzluk karşısında da tavır değiştirmiyorsa, yani çevresindekiler akrep ve kobra bile olsa, onlara da adab ve erkân öğretmeye çalışıyorsa, o güzel huyludur. Mümin, taşıdığı yüksek karakteri ve yüce ahlakıyla çıyanların bulunduğu yere konulsa dahi onlara da insanî adab ve erkân öğretmeye gayret etmelidir. İyi insanlarla geçinmek kolaydır. Maharet en kötü insanla veya kötü gördüğümüz insanla da daima iyi münasebetler içinde bulunmaktır. İşte, cennetin kapılarını açan sırlı anahtar da budur.” (Fethullah Gülen, 2013, Kürsü.)

Bediüzzaman ve güzel ahlak

Bediüzzaman hazretleri bir ahlak abidesi olarak yaşamış ve “kutub” diyebileceğimiz talebeler yetiştirmiştir. Onun güzel ahlakla ilgili bir cümlesine bakalım:

“Eğer biz ahlâk-ı İslâmiyenin ve hakaik-i imaniyenin kemâlâtını ef’âlimizle izhar etsek, sair dinlerin tâbileri, elbette cemaatlerle İslâmiyete girecekler; belki küre-i arzın bazı kıt’aları ve devletleri de İslâmiyete dehâlet edecekler.” Hutbe-i Şâmiye, s. 28

Bu şartlı cümleyi mefhum-u muhalifiyle okuyacak olursak, “sair dinlerin tâbileri cemaatlerle İslâmiyet’e girmemişlerse, küre-i arzın kıt’aları ve devletleri İslâmiyet’e dehalet etmemişlerse, burada sorumluluk, Müslüman’ın “ahlâk-ı İslâmiyenin ve hakaik-ı imaniyenin kemalâtını ef’aliyle izhar etmemesinde” oluyor.

*Yani Müslüman’ın Allah inancını ahlâkına ve insanî ilişkilerine yansıtmaması insanların İslama girmelerini engelliyor olabilir.

Güzel ahlakın temsilcisinden bazı pırlanta tavsiyeler:

·     “Din, güzel ahlaktır. ” (Deylemî)

·     “İki haslet bir müminde bulunmaz. Cimrilik ve kötü ahlak.” (Tirmizî, “Birr”, 41)

·     “Bana en sevgili olanınız, kıyamet günü de bana mevkice en yakın bulunacak olanınız, ahlâkça en güzel olanlarınızdır. Bana en menfur olanınız, kıyamet günü de mevkice benden en uzak bulunacak olanınız, gevezeler, boşboğazlar ve yüksekten atanlardır. Cemaatte bulunan bazıları ‘Ey Allah’ın Resul’ü (sav)! Yüksekten atanlar kimlerdir?’ diye sordular. Efendimiz (sav), ‘Onlar büyüklük taslayan kimselerdir!’ cevabını verdi.” (Tirmizî, Ebu Dâvud)

·     “Kıyâmet günü, mü’min kulun terazisinde güzel ahlâktan daha ağır bir şey bulunmaz. Allah Teâlâ çirkin hareketler yapan, çirkin sözler söyleyen kimseden nefret eder.” (Tirmizî, Birr, 62)

·     “İman bakımından müminlerin en mükemmeli, ahlâkça en güzel olanlar ve ailesine en güzel davrananlardır.” (Aişe radıyallahu anha Tirmizî.)

·     “Şüphesiz güzel ahlak, güneşin buzu erittiği gibi günahları eritir ” (İsfehanî)

·     “Yumuşak davran! Sertlikten sakın! Yumuşaklık insanı süsler, çirkinliği giderir.” (Müslim)

·     “Kişi, yumuşaklığı, tatlı diliyle, gündüzleri oruç tutanın ve geceleri namaz kılanın derecesine kavuşur”

·     “Komşusu kötülüğünden emin olmayan, mümin olamaz” (Buhari)

·     “Mümin lanet etmez, kötülemez, müstehcen konuşmaz ve hayasız olmaz.” (Hakim)

·     “Mallarınızla herkesi memnun edemezsiniz. Güler yüz ve tatlı dil ile, güzel ahlakla memnun etmeye çalışınız!” (Hakim)

Sonuç olarak güzel ahlakın en zirvesi edebtir.

“Edeb bir tâc imiş nûr-i Hudâ’dan,

Giy ol tacı emîn ol her belâdan!„ denilmiştir.

İbadetlerin amacı güzel ahlaktır. İbadetimiz arttığı halde güzel ahlakımız artmıyorsa “Nerede hata yapıyorum?” deyip kendimizi sorgulamamız gerekir.

Takva hakim olunca güzel ahlak artar. Takva ve ahiret inancı azalınca da kötü ahlak artmaya başlar. Güzel ahlak, takvadan haber verir. Bu prensip, bir insanı tanımak için güzel bir ipucudur.

“Ey Allah’ım! Ey Rabbimiz! Bize dünyada iyilik, güzellik ve nimet ver; âhirette de iyilik, güzellik ve nimet ver ve bizi ateş azâbından koru.” Âmîn. (Buhârî, De’avât 55)

“Allâhümme ahsente halkî fe ahsin hulqî.” (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 959)

“Allah’ım! Yaratılışımı güzel yaptın, ahlâkımı da güzelleştir.”  Amin.

Hizmetten | Halil Şimşek

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu