Haber

Göteborg’ta hapishanedeki kadın ve çocuklar için “Ses verir misiniz?” resim sergisi

GÖTEBORG (HİZMETTEN)

İsveç’in Göteborg şehri ve çevresinde faaliyet gösteren FRIHETSRÖRELSEN (Özgürlük Hareketi)  girişimi, Amnesty Göteborg şubesiyle beraber şehir merkezinde bir resim sergisi düzenlendi. Türkiye’de yaşanmakta olan insan hakları ihlalleri ile cezaevindeki kadın ve çocukların dramına dikkat çekmek için düzenlendiği ifade edilen sergi, Götaplatsen Meydanı’nda gerçekleştirildi. “Türkiye hapishanelerinde kadınlar ve çocuklar var: Duy ve ses ver” ana temalı sergi, ihraç hakim Ramazan Faruk Güzel’in 30 kadar akril boyama resim çalışmalarından oluşuyor.

“İçeridekilere siz ses vermezseniz, onların sesini kim duyacak?”

Organizasyon ve resim çalışmaları hakkında bilgi veren eski hakim Ramazan Faruk Güzel, kısaca ihraç ve İsveç’e geliş sürecinden bahsettikten sonra, resme başlayış serüveninden de bahsetti.

“Burada hayatta kalmaya çalışırken aynı zamanda Türkiye’de yaşanmakta olan insan hakları ihlallerini ifade etmeye ve kamuoyuna duyurmaya çalışıyorum; bu bazen bir yazıyla ve makale ile oluyor, bazen bir video yayını ile, bazen de -burada da görüldüğü gibi- bir resim sergileriyle. 3-4 yıldır özellikle, resim yaparak duygularımı, düşüncelerimi ifade etmeye çalışıyorum.” şeklinde konuşan Güzel, hakimlik kürsüsü elinden alınmış olsa da bir şekilde adalete, özgürlüğe ve insan haklarına bir katkıda bulunmaya çalıştığını ekledi.

Hapisteki kötü şartlardan dolayı, ilaçları verilmediği için ölen kadınlar olduğu gibi, Ahmet Burhan gibi tedavisine izin verilmediği için ölen çocuklar olduğuna vurgu yapan Güzel, hukuk ve yargının normal prosedüründe işlemediği ve tamamen siyasetin ve iktidarın boyunduruğu altında olduğu Türkiye’de, bu sisteme hukuku hatırlatmak için topluca ses vermenin önemine vurgu yaptı.

Bunun için de herkesi, bütün kamuoyunu “yaşananları görmeye ve de hukuksuzluklara ses vermeye” çağırdıklarını ifade eden Ramazan Güzel, “Biz burada ses veriyoruz, sizler de ses verir misiniz? Türkiye’deki hapisteki kadınlara ve çocuklara, bütün mağdurlara ses olur musunuz?” çağrısında bulundu.

“Gelin, siz de ‘Ben de ses veriyorum’ deyin”

Organizatörler FRIHETSRÖRELSEN girişimi ile Amnesty Göteborg adına İsveççe bir basın bildirisi okuyan Rana Özçelik isimli bir genç kız, bildiride Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerini rakamlarla aktardıktan sonra İsveç ve İskandinavya kamuoyuna seslenerek, “hapisteki kadınlara ve çocuklara ses verilmesi” çağırısında bulundu.

Basın bildirisinde; Türkiye’de 15 Temmuz sonrasında sayısız insan hakkı ihlalleri yaşandığı ve halen de yaşanmaya devam etmekte olduğunu aktaran Özçelik; bu adaletsiz ortamda en çok etkilenenlerin başında kadınlar ve çocuklar olduğunu; 17 bin kadar kadın ve 800 kadar bebek ve çocuk hapse atıldığını ve de 345 kadar çocuğun halen hapishanelerde büyümekte olduğunu kaydetti.

Darbeyle ilgisi olmayan 550 bin kişiye soruşturma açıldığı,  510 bin insanın gözaltına alındığını ve bunun 98 binin de tutuklandığı bilgisini veren Özçelik, “126 bin kadar kamu çalışan ihraç edildi. Mesleğinden atılanların 5 bin kadarı da yargı mensupları idi ve onların halen büyük bir kısmı hapiste. Hatta özel hücrelerde tutulmaktadır. Bu dönemde binlerce eğitim kurumu ve vakıf kapatıldı, çalışanları ve üyeleri ise hapse atıldı. 240 medya kuruluşu kapatıldı, 320 gazeteci tutuklandı. Yüzler gazeteci de halen ülke dışında kaçak hayatı yaşamaktadır. Bu zorlu cezaevi koşulları altında da hayatını kaybeden birçok mağdur da oldu” diye ekledi.

Kendisi de bu sürecin mağdurlarından biri olan Rana Özçelik’in babası, Malezya’dan kaçırılarak Türkiye’ye götürülmüş eğitimcilerden biri. Bildiriyi kamuoyuna karşı okuyan Rana Özçelik, bir yandan da resimlerdeki enstantanelere işaret ederek: “Damgalandılar, ayrımcılığa maruz kaldılar, ötekileştirildiler, dışlandılar. Yaşanan travmalardan ve haksızlıklardan kaçmak, çocuklarını bu ortamdan kurtarmak isteyenler de çok zorlu bir yola düştüler. Kimisi deniz, nehir yolu üzerinden, kimileri ise karadan demokratik ülkelere geçmeye çalıştı. Bir kısmı bunu başarabilirler, ne yazık ki içinde küçük çocukların ve bebeklerin de olduğu birçok insan bunu başaramadı, derin suların altında can verdiler! O yüzden de gelin sizler de o insanlara bir ses olun” çağırısı ise sözlerini tamamladı.

FRIHETSRÖRELSEN girişimi yetkilileri ise bu ve benzeri çalışmalarının ülke genelinde devam edeceğini, fırsatları ve güçleri yettiğince Türkiye’deki mağdurların seslerini dünyaya duyurmaya devam edeceklerini dile getirdiler. Sergiye İsveçliler, ilgisi büyük oldu. Bir çok İsveçli, Türkiye’de yaşanan hak ihlalleriyle ilgili duygularını ifade edip, sergiyi ilgiyle gezdi.

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu