Haber

Gel,Asr-ı Saâdet’e Gidelim 2 | Fikret Kaplan

“Keşke o gün onların dördüncüsü ben olsaydım!”

Afîf İbn Ömer ismindeki bir sahabi, Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) arkasında dördüncü talihli insan olma şerefini nasıl kaçırdığını yıllar sonra üzüntü ve hicran içinde şöyle anlatıyor:

– Ben, ticaretle uğraşan bir adamdım. Bir hac mevsiminde Mekke’ye gelmiştim. Abbas İbn Abdulmuttalib, kadim dostumdu; ben ondan mal alırdım, o da benden alışveriş yapardı. Onu sordum ve Mina’da olduğunu öğrenince de doğruca buraya geldim. Nihayet arayıp bulmuştum. Oturup bir müddet muhabbete daldık. Biz, kendi halimizde vakit geçirirken oraya birisi geldi. Önce şöyle güneşe bir baktı ve ardından da beklemeye durdu. Tam güneş zevale kaymıştı ki, kalktı ve namaza durdu. Ardından da bir kadın geldi ve o da namaza durdu. Sonra bir çocuk yetişti onlara ve o da onlarla birlikte namaza durdu. Abbas’a sordum:

– Bu da ne ey Abbas? Yeni bir din mi?

– Bu, Abdullah’ın oğlu Muhammed; Allah’ın kendisini peygamber olarak gönderdiğini ve Kisrâ ile Kayser saraylarının kendisine açılacağını söylüyor. Kadın ise, O’na ilk inanan insan Hatice Binti Huveylid. Çocuğa gelince o da, Ali İbn Ebî Tâlib’dir; O’nun amcasının oğlu ve o da O’na ilk inananlardan.

Afîf İbn Ömer, bu yaşadıklarını anlattıktan sonra: “Keşke o gün onların dördüncüsü ben olsaydım!” diyecek ve ilk günlerde iman etme fırsatını kaçırmış olmanın üzüntüsüyle iç geçirecekti. (İbn Sa’d, Tabakât, 8/18) Bugün yaşanılan ağır imtihanlar sona erip toz duman dağıldığında pek çok insan Afîf İbn Ömer gibi: “Keşke ben de onlar gibi bu zulümler karşısında yıkılmasaydım, basiret dürbünüyle bakıp gerekirse her şeyden vazgeçebilseydim!” diyecek ve bu zor günlerde hizmet etme fırsatını kaçırmış olmanın üzüntüsüyle iç geçirip duracak.

Gel,Asr-ı Saâdet’e Gidelim 2 | Fikret Kaplan 2
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu