Haber

Gazetecilerden, Türkiye’deki tutsak meslektaşları için Frankfurt’ta ‘sessiz yürüyüş’

Dünyanın en önemli uluslararası kitap fuarı olan Frankfurt Kitap Fuarı, hafta sonu kapılarını halka açtı. Sürgün Gazeteciler ise Frankfurt Kitap Fuarı’nın halka açık ilk gününde Türkiye’de cezaevinde bulunan meslektaşların için yürüdü.

Uluslararası Gazeteciler Birliği (İnternational Journalists) Frankfurt’ta önemli bir etkinliğe imza attı. Yaptığı haberler ve yazdıkları köşe yazıları sebebiyle Türkiye’de cezaevinde bulunan gazeteciler için sessiz yürüyüş yapıldı. Türkiye’de tutuklu bulunan gazeteciler için İngilizce ve Almanca bildiri okundu. Türkiye’de kimin yaptığı belli olmayan darbe girişimi sebebiyle birçok insan gibi gazetecilerin de cezaevlerine atıldığı belirtildi.  Türkiye’de 300 bine yakın kitabın imha edildiğine vurgu yapılarak, yazarların cezaevine atıldığı vurgulandı.

Ardından tutukla gazetecilerin fotoğraflarının basılı olduğu tişörtleri giyen sürgün gazeteciler Frankfurt Kitap Fuarı’nda broşür dağıttı. Broşürlerde Türkiye’de halen tutuklu bulunan gazetecilerin yanı sıra cezaevinde hayatını kaybeden medya mensuplarıyla ilgili bilgeler yer aldı.

Uluslararası Gazeteciler Birliği Başkanı Enes Engin Sağ, Türkiye ve diğer totoliter ülkelerde hak ihlaline uğrayan gazetecilerin sesini duyurmaya çalıştıklarını söyledi. Sağ, “Türkiye’de yıllarca gazetecilik yaptık. Artık Türkiye’de mesleğimizi icra edemediğimiz için Avrupa’ya gelmek zorunda kaldık. Ama Türkiye’de birçok arkadaşımız cezaevinde. Onların problemlerini özgür ortamda dile getiriyoruz. Dünyanın dikkatini Türkiye’deki tutsak gazetecilere çekmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

Yürüyüşe katılan gazeteci Fatih Akalan, “Özellikle 2016 sonrası yüzlerce gazeteci tutuklandı. Hala 6. yılını cezaevinde dolduran tutuklu gazeteciler var. İsmini sayamayacağımız kadar gazeteci cezaevinde. Frankfurt Kitap Fuarı, Türkiye’de olup bitenleri anlatma adına önemli bir platform. Çünkü hem yayıncılar var hem de dünyada olup bitenlere meraklı bir kitle var. Bu insanlara bazen bire bir bazen standa gelenlere broşürler vererek bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz. Aslında biz gazetecilerin görevi aktivizm değil. Türkiye’de şartlar olağanüstü olduğu için biz de mesleğimizin dışında olağanüstü şeyler yapmak zorunda kalıyoruz.” dedi.

Gazeteci Sevinç Özarslan ise sessiz bir eylem yaptıklarını belirterek şunları söyledi, “Türkiye’de haksız ve hukuksuz bir şekilde bir kişinin cezaevinde tutuklu olduğu bir dünyada hiç birimiz özgür değiliz. Ben onun için buradayım. Bütün diğer gazeteciler de o yüzden burada” dedi. 15 Temmuz’dan sonra bir çok dini kitabın yok edildiğini yakıldığını belirten Özarslan, “Kur-an’ı Kerimler, hadis kitapları gibi bu tarz kitaplar yollara döküldü. Çoğu yakıldı, toprağa gömülenler oldu, çamaşır suyu dökülüp yok edilmeye çalışılan, çamaşır makinesinde yıkanan kitaplar oldu. Çünkü insanların evinde bir tane dini kitap bulunsa suç kabul edilecek ve tutuklanmalarına sebep olacak. Milli Eğitim Bakanlığı sanki çok normalmiş gibi binlerce kitabın imha edildiğini açıkladı.” şeklinde konuştu.

Kaynak: Boldmedya

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu