Yazarlar

Eyvah Asimile mi Oluyoruz? | Psikolojik Danışman Kerem Şahin

2020 yılı bitiyor, 2021 yılına giriyoruz. Özellikle batı ülkelerinde yeni yıla girerken hummalı bir hazırlık yapılıyor. Bu hazırlık hem bireysel hem de kurumsal olarak yapılıyor. İnsanlar evlerinin içini, bahçelerini, yerel yönetimler ise sokakları, caddeleri, meydanları rengarenk süslüyorlar ve ışıklandırıyorlar. İnsanlar birbirlerinin yeni yılını kutlamak için hediyeler alıyorlar, tebrik kartları hazırlıyorlar…

Türkiye’de de yeni yıl kutlama hazırlıkları olurdu ama buralardaki gibi değildi. Buralardaki kutlama hazırlıkları özellikle çocuklarımızın dikkatini çekiyor. O rengarenk süslemeler, ışıl ışıl ışıklandırmalar, çeşit çeşit hediyeler, çikolatalar çok hoşlarına gidiyor ve onları cezbediyor. Sadece çocukların değil, büyüklerin de dikkatini çekiyor ve hoşuna gidiyor.

Anne babaların aklına bu konularda bazı sorular takılabiliyor ya da çocuklar direkt bu konularla alakalı sorular sorabiliyor veya fikirlerini, isteklerini dile getirebiliyorlar: “Anne/baba, biz de evimizi böyle süsleyemez miyiz? Bizim bayramlarımız neden bu kadar güzel değil?…” Muhakkak bu ve benzeri bir çok soru size tanıdık geliyordur.

Çoğu anne baba bu tarz soruları duyunca endişelenebilirler ve çocuklarının “asimile” olmasından korkabilirler. Bu, anlaşılabilir doğal bir reflekstir. Peki, gerçekten durum böyle midir? Gerçekten de, yeni yıl hazırlıklarının, süslemelerin, ışıkların çocukların hoşuna gitmesi, onların da kutlama yapmak istemesi çocuklarımızın asimilasyona maruz kalmaya başladığını mı gösterir? Anne babalar, çocukların bu masumca isteklerinden ne kadar korkmalıdırlar?! Çocukların bu istekleri karşılanmalı mıdır?

Bu sorulara farklı açılardan(kültürel, dini, psikolojik…) bir çok cevap verilebilir. Ama ben burada bazı açılardan şahsi fikirlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle dünyanın bir çok ülkesi güneş takvimini, yani miladi takvimi kullanıyor. Biz de zamanımızı bu takvime göre tanzim ediyoruz. Bu noktada geçmiş her bir yıl ve gelecek yıllar, en az başkalarının olduğu kadar bizim de yılımız. Batılı ülkeler 2021 yılına girerken biz farklı bir yıla girmeyeceğiz. Yani hepimizin içinde yaşadığı şu dünya, güneşin etrafında hepimiz için dönüyor. Bu açıdan, yeni bir yılın gelişini kutlamak için, inandığımız değerlerle çelişmeyecek ve hassas sınırlarımızı ihlal etmeyecek şekilde bir hazırlık yapmanın bir sakıncası olmasa gerek.

İçinde yaşadığımız ülkelerde özellikle çocuklarımızın entegre olmaya çalışırken asimile olmasından korkmamız doğal bir duygu. Ama bir noktayı gözden kaçırmamamız gerekiyor ki o da entegre olmak. Entegre olacağız derken asimile olmaktan endişe ettiğimiz kadar, asimile olmayalım derken entegre olamamaktan da endişe duymalıyız. Çünkü, içinde yaşadığımız topluma her alanda katkıda bulunabilmek, onlarla aramızda köprüler inşa edebilmek ve dünya barışına giden yolda bir adım daha atabilmek için sağlıklı bir entegrasyon sağlamak zorundayız. Bunun için de muhataplarımızın değerlerine saygı duymalı ve bu saygıyı çocuklarımıza da yaşatarak öğretmeliyiz. Birlikte yaşadığımız toplumun değerlerine saygı duyarak, onların da bizim değerlerimize saygı duymalarına zemin hazırlamış oluruz. Bu toplum içinde iletişim halinde olduğumuz insanların yeni yıllarını ve başka özel günlerini kutlamak, tebrik etmek onlarla olan iletişimimizi güçlendirir. Onlarda bizlere karşı olumlu bir bakış açısı oluşturur. Onların da bizim özel günlerimize saygı duymalarına, o günlerimizi kutlamalarına ve bizi tebrik etmelerine vesile olur. Böylece aramızda bir sinerji oluşur.

Eyvah Asimile mi Oluyoruz? | Psikolojik Danışman Kerem Şahin 2

Fakat tüm bunları yaparken bir noktayı kesinlikle ihmal etmemeliyiz. Kendi dini ve milli bayramlarımızı, kandillerimizi en az içinde yaşadığımız toplumun özel günlerini kutladığı kadar, çocuklarımızın ilgisini çekecek ve onların hoşuna gidecek şekilde güzel kutlamalıyız. Bu özel günlerimizde evlerimizi ışıl ışıl süslemeli, çocuklarımıza hediyeler almalı, onları en güzel şekilde giydirmeliyiz. Çocuklar her zaman daha ışıltılı, daha parıltılı, daha süslü, daha güzel olanı severler. Biz kendi özel günlerimizi en az içinde yaşadığımız toplumun özel günleri kadar cazibeli hale getirmiyorsak, çocuklarımızın daha güzel olana meyledip asimile olmasından korkabiliriz.

Yaşadığımız toplumun özel günlerinde; çocuklarımızla beraber, onlara hediyeler hazırlamak, tebrik kartları vermek, mesajla, arayarak veya yüzyüze günlerini kutlamak entegrasyon adına çok önemlidir. Sadece mutlu günlerinde değil, mutsuz, üzüntülü, yaslı zamanlarında da onların yanında olduğumuz mesajı vermek ve maddi-manevi destek olmak hem bir insanlık vazifesi, hem de gönüller arası köprüler kurma vesilesidir.

Bu şekilde davranarak yaşadığımız topumun özel zaman dilimlerini, olduğu gibi benimseyip, tıpkı onlar gibi kutlama yapalım demiyorum. Ama, her konuda olması gerektiği gibi bu konuda da aşırı uçlara kaçmadan, dengeyi yakalayarak, muhataplarımıza saygı duyduğumuzu gösterelim ve bunu yaparken de, değerlere ve farklılıklara saygılı olmayı çocuklarımıza hem yaşayarak ve yaşatarak hem de çocuklarımızın bu konulardaki meşru isteklerini elimizden geldiğince karşılayarak onların duygularını tatmin edip, asimile olmadan entegre olmalarına zemin hazırlayalım diyorum. Unutmayalım ki; bizim iyi bir niyetle yaptığımız her şey, muhataplarımıza sıcak ve samimi gelecek ve onların da iyi ve güzel olana ancak iyi ve güzel olanla cevap vermesini sağlayacaktır.

*(Önemli Not: Bu yazıda anlattıklarım benim şahsi görüşlerim olup, yazınının yayınlandığı
platformları bağlamaz. Bu yazdıklarım bir cevaz, bir fetva olarak algılanmamalı ve
anlaşılmamalıdır. Meseleye dini açıdan yaklaşan okuyucular, konuyu alanında uzman
ilahiyat hocalarına danışabilirler.)

Hizmetten | Psikolojik Danışman Kerem Şahin

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu