CUMA HUTBESİ | Ümit

Yazar Editör

HAZIRLAYAN: AKADEMİ DUISBURG

Konu ile ilgili ayet ve hadis:

يَا بَنِيَّ اذْهَبُوا فَتَحَسَّسُوا مِنْ يُوسُفَ وَاَخ۪يهِ وَلَا تَايْـَٔسُوا مِنْ رَوْحِ اللّٰهِۜ اِنَّهُ لَا يَايْـَٔسُ مِنْ رَوْحِ اللّٰهِ اِلَّا الْقَوْمُ الْكَافِرُونَ

(Yusuf: 87)

 بَدَأَ الإسْلَامُ غَرِيبًا، وَسَيَعُودُ كما بَدَأَ غَرِيبًا، فَطُوبَى لِلْغُرَبَاء

قيل مَنْ هُم يا رسولَ اللهِ؟ قالَ (الذينَ يُصلِحُونَ ما أَفسَدَ الناسُ من سنَّتِي بعدِي) رواه مُسْلم والبيهقي

(Müslim, iman,232)

 Kıymetli kardeşlerim; bugün ümitle vazifelerimize devam etme üzerinde duracağız.

Ümit; başımıza gelen musibetlerin neticesinde olumlu bir şeyin çıkabileceğine inancın tam olmasıdır. Tasavvufta ise “kulun ilâhî rahmetin genişliğine bakması, Rabbinin lütfunu kendine yakın hissetmesi, neticenin iyi olacağını düşünüp sevinmesi, celâli cemal gözüyle görmesi” şeklinde tanımlanmıştır. Ümidin zıt anlamlısı yeis; karamsarlık, umutsuzluk ve şiddetli üzüntüdür. ‘Yeis’in bir diğer anlamı da vazgeçme demektir.

Bediüzzaman Hazretleri de “Ye’s, mâni-i herkemâldir.” yani ümitsiz olma mükemmellik sürecinin önüne çekilmiş bir settir der.

Her dönemde Şeytan ve avenelerinin ilk yaptığı şeylerden biri de ümidi kırmaktır; ümidi kırarlarsa imanı da zedeleyeceklerini bilirler. Bu yüzden Allah’ın insana verdiği sabrı geçmişe ve geleceğe harcamadan, sıkıntılı zamanlarda kullanıp sabırla ümidi beslemek önem arz etmektedir.

Ümit, Hazreti Âdem’le (Aleyhisselam) yeis ise şeytan ile bütünleşen bir kavramdır. Hazreti Âdem ümidine sarılmış ve kazanmış, şeytan ise benliğine yenilmiş, insanları yoldan çıkarmak için ümitsizliği bir silah olarak kullanmıştır. Ümit kesici ifadelerde bulunmak, şeytanın fısıltılarından ibarettir.

Kur’an’da ümit, sağlam imanla; ümitsizlik ise küfür ile eş değerlendirilir. İlahî beyan, Yusuf süresinde ümit kahramanı olarak Hazreti Yakup’u söyle konuşturur;

“… Ey oğullarım, gidin, Yusuf’u ve kardeşini araştırın. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin; zira kâfir kavimden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez.” (Yusuf, 12/87). 

O büyük Peygamber yıllar geçmesine rağmen ümidini hiç kaybetmemiş, ümitle şahlanmış ve çevresine de hep ümit dağıtmıştır.

Necip Fazıl, “Mümin sıkıştırılmış şeker gibidir, deryayı tatlandıracak güce sahiptir.” der.  Bir çay kaşığı maya, bir süt teknesini mayaladığı gibi bazen de bir kâse, bir okyanusa yetebilir. İnançla gerilmiş bir mümin çevresine vereceği ümitle okyanusları bile harekete geçirebilir.

Bir mümin her zaman ümit ile şahlanmalı, yakın çevresinden başlayarak etki alanına giren herkese ümit kaynağı olmalıdır. İç karartıcı durumlara bakarak karar vermek ümitsizliğin en önemli sebeplerinden biridir. Hadiselere sadece sebep sonuç ilişkisi ile değil, hikmet perdesini aralamaya çalışarak bakmak gerekir. Deme şu niçin şöyle, Yerindedir ol öyle, Bak sonuna seyreyle Mevlâ görelim neyler, Neylerse güzel eyler fehvasınca, nice ümitsiz görünen hadiseler vardır ki ardından ümit dolu koridorlar açılmıştır.

Her insanın ümidi, inancı nispetindedir. İman ve ümit birbirinin tamamlayıcısıdır. İmanın tam oturduğu bir kalpte ümitsizliğe yer yoktur. Bazen ümitsizliğin siyah bulutları etrafı kaplıyor ve hakikati göremiyorsak imanı tazelemenin zamanı gelmiş demektir

Ümitli olma adına bir diğer sebep ise; Allah’ın (celle celâluhu), davasına yardım edenleri yolda bırakmamasıdır. İlahî beyanda bizlere anlatılan da budur. Ey iman edenler! Eğer siz Allah’ın dinine destek olursanız, O da size yardım eder ve ayaklarınızı kaydırmaz.” (Muhammed, 47/7)

Hicret esnasında efendimizi takip eden Müşriklerin sesinin duyulduğu o nurlu mekânda Sevr’de Efendiler Efendisi (sallallâhu aleyhi ve sellem) Sıddık arkadaşına “Sen hiç tasalanma, zira Allah bizimle beraberdir.” (Tevbe, 9/40) diyordu. Sebeplerin tesirsiz hale geldiği zamanlarda çaresizliklerimize çözüm yaratan Allah’a güven, Efendimizin en önemli ümit sebebiydi.

Muhterem Kardeşlerim!

Zalimlerin zulümleri karşısında paniğe kapılmaya gerek yok. Hangi devirde zalimler uzun boylu payidar olmuştur ki bugünün zalimleri payidar olsunlar. Zulüm ile abat olanın akıbeti berbat olur atasözü bu değişmez gerçeği, geçmişte yaşananların neticesi olarak ne güzel ifade etmektedir. Allah’a dayanıyor, güveniyor ve O’na karşı verdiğiniz sözü her an yeniliyorsanız yenilmezsiniz. Kimse sizin sırtınızı yere getiremez.

İnsanlığın İftihar Tablosu (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Gariplere müjdeler olsun!” dedikten sonra onların özelliklerini şöyle ifade ediyor: “Onlar ki elin âlemin fesat çıkardığı, bozgunculuk yaptığı bir dönemde bütün bozulmaları tamir ve ıslah eden kimselerdir.” Evet onlar, kalpleri, ruhları, duygu ve düşünceleri ıslah eder, düzeltirler. Bu işi yaparken de kimin ne dediğine aldırış etmezler. Birisi tükürük atmış, diğeri diş göstermiş, öbürü ısırmış; takılmazlar. Bilakis bunları yürüdükleri yolun hususiyetlerinden sayarlar. Saldıran, iftira atan, hakaret eden insanların ne dediğiyle gereğinden fazla meşgul olursak dünya kadar zaman israfına girmiş oluruz. Oysaki yapacak çok işimiz var, israf edecek bir saniyemiz bile yok.

Zaman ve emek harcadığımız işlerin rıza-i ilahîye muvafık ve insanlık adına yararlı olduğunu düşünüyorsak, sağdan soldan gelen toslamalar karşısında yol ve yön değiştirmeden duruşumuzu korumalı, yerimizde sapasağlam durmalı ve yaptığımız hizmetleri katlayarak devam ettirmeliyiz.

Ümitle coşan Peygamberler ve ümmetleri, her şeyin bittiğinin zannedildiği zamanlarda tekrar ayağa kalkarak şahlanmışlardır.

Badirelerin üst üste geldiği ifritten bir dönemde; Allah’a dayanıp ümidi besleyen aktif sabra sarılma, hikmete boyun eğme, reeli bırakmadan ideali hedefleme ve her zaman her yerde yapılması gerekenleri yapma, hakiki müminin vasfıdır.

Ümitlerin darbelendiği bir dönemde en önemli babayiğitlik, başkalarına ümit kaynağı olup, solmuş iradelere fer verebilmektir.

“Sakın ye’se kapılma iraden canlı ise

Ümit kaynağı ol olabilirsen herkese!..”

Rabbimizden niyazımız; ümitvar olarak rızasını kazanma istikametinde, kulluk vazifelerimize devam edebilme imkân ve iradesini bizlere lütfeylesin

Hutbeyi PDF formatında görüntülemek ve indirmek için tıklayınız

CUMA HUTBESİ – Ümit

Diğer Yazılar

“Aç açabildiğin kadar sineni ummanlar gibi olsun. Kalmasın alaka duymadığın ve el uzatmadığın bir mahzun gönül”

 

M.Fethullah Gülen

Bu Sesi Herkes Duysun Diyorsanız

Destek Olun, Hizmet Olsun!

PATREON üzerinden sitemize bağışta bulanabilirsiniz.

© Telif Hakkı 2023, Tüm Hakları Saklıdır  |  @hizmetten.com 

Hizmet'e Dair Ne Varsa...