Video

Cami başınıza yıkılır | Harun Tokak

Onca koşturmaya rağmen “hiç yorulduğumu hatırlamıyorum” diyor Hocafendi. Hocaefendinin kürsülerden kükreyişi, oldukça sert konuşmaları, Kuran Kursundaki talebelerle özel ilgilenmesi, Tahta Kulübesi, kampları hatta kursun yemeğini yememesi, ücret almaması bile farklı kesimleri rahatsız eder.
Yönetim Diyanet işleri başkan vekili olan Yaşar Hocayı bilgilendirmek ister. yaşar hoca, “Hocaefendiye sahip çıkın, O oradan ayrılırsa cami başınıza yıkılır” der. Hocaefendi Kestane pazarından ayrılma vaktinin geldiğine inanır. 4 yıl önce geldiği iki valizine eşyalarını yerleştirir ve ayrılır.
SONRAKİ GÜNLERİN BİRİNDE YAŞR HOCA İZMİR’E GELDİĞİNDE CAMİNİN KAPALI OLDUĞUNU GÖRÜR. SEBEBİNİ SORDUĞUNDA KUBBENİN DÖRT YERİNDEN ÇATLADIĞINI SÖYLERLER.
O günlerde üniversitelerde öğrenci olayları kontrolden çıkmıştır. Sokaklar kan gölüne döner. Muhtıranın ayak sesleri duyulmaktadır. 35 milyon nüfuslu Türkiye, tamamı yedi tane olan üniversitelerdeki ve birkaç akademideki olaylarla âdeta esir alınmıştır. 12 Haziran 1968 günü İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nü işgal eden Deniz Gezmiş ve arkadaşları şöyle bağırıyorlardı: “Amerikan uşakları, severler paraları, biz hesap sormaya geldik, devrim yapmaya geldik…” Rektör Ekrem Şerif Egeli’ye parmağını uzatan Gezmiş, “Devrim istiyoruz. Üniversitede reform ve söz hakkı istiyoruz” diyordu. Banka soygunları, insanların kaçırılması, evlerin bombalanması, fabrikalarda işçi grevleri günlük olaylar haline gelmişti. 17-20 yaşlarındaki gençler düşman iki kampa ayrılmıştı. Ülkede mezhep çatışması çıkarmak için, İskenderun’un Kırıkhan ilçesi gibi yerlerde camilere bomba atılıyordu. Ankara’da Erdal İnönü, Profesör Muammer Aksoy gibi kişilerin evlerine dinamit atılıyordu.
Muhtıradan üç ay önce, 1970’in Aralık ayında bir milyon işçi greve giderken, bir ay sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi süresiz kapatıldı. Aynı günlerde Ankara’da Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne sis bombaları atarak giren polise öğrenciler tabanca, tüfek ve dinamitle karşılık verdi. Bir ay sonra, İstanbul Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi de ders yapamaz hale geldi, iki üniversitede de öğrenime ara verildi. Hacettepe’nin kapatılmasının ertesi günü Hacettepe öğrenci yurdu âdeta savaş alanına döndü. 15 öğrenci yaralanırken, 191 öğrenci gözaltına alındı. Öğrenciler, Ankara-Eskişehir yolunu trafiğe kapatırken, bir grup Dev-Genç mensubu Ziraat Fakültesi’ni bastı.Muhtıradan sadece 6 gün önce, 2.500 jandarma ve 1.000 polis güvenliği sağlamak için Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne girdi. 12 Mart 1971 Cuma günü saat 13’de radyodan okunan bildiri üzerine Muhtıra resmen verilmiş oldu. Başbakan Süleyman Demirel görevinden istifa etti. Tutuklamalar başlar…Gazeteciler Çetin Altan ve İlhan Selçuk, yazarı Uğur Mumcu, Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Profesör Mümtaz Soysal, Profesör Uğur Alacakaptan gibi isimler vardı Diyanet İşleri Başkanvekili Yaşar Tunagür evlerinden alınıp götürülürler. Başbakan Nihat Erim, “Bu insanlar fikir suçlusu, bunların tutuklanmasını dünyaya anlatamayız” diyordu.
Hocaefendi, “servet sahiplerini harekete geçirebilsek, bunlar okullar açsa, buralarda okuyacak çocuklar iyi yetişip anarşiye yem olmasalar. Türkiye’nin geleceği böyle kurtulur. O yüzden, yalnızca camide vaaz vermekle, yurttaki 400 öğrenciyle ilgilenmekle olmaz” diyordu. 12 Mart 1971 Muhtırasının yayınlamasının üzerinden henüz 20 gün geçmişti. Hocaefendi, edebiyat öğretmeni arkadaşı Erdoğan Tüzün’ün 2 Nisan 1971 tarihinde yapılacak düğünü için İstanbul’a gitti.
Tam da o gün, Bediüzzaman’ın talebelerinden Zübeyir Gündüzalp Ağabey İstanbul’da vefat etti. Zübeyir Ağabey, Hocaefendi’nin çok sevdiği ve saygı duyduğu biriydi. Üstadımızın, “Zübeyir’imi kâinata değişmem.” dediği insan. Onun bir müdafaasında söylediği sözler muhteşemdir. “Sayın hâkimler! Teessür ve ıstırap karşısında kalpten bir parça kopsa idi, bir genç dinsiz olmuş haberi karşısında o kalbin atom zerratı adedince paramparça olması lâzım gelir.” İstanbul’dan İzmir’e dönen Hocafendi bir kaç gün sonra tutuklanır.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu