İsrailli yönetmen Dr. Nurit Camel: “Mültecilik tüm insanlığın ortak hikâyesidir.”
Almanya’nın Niedersachsen eyaletinin başkenti Hannover, mültecilik temasını merkezine alan çarpıcı bir belgesel gösterimine ev sahipliği yaptı.
İsrailli yönetmen Dr. Nurit Camel’in, Stuttgart Öğretim Evi Vakfı iş birliğiyle hazırladığı “Being a Refugee (Mülteci Olmak)” adlı film, Forum Dialog Niedersachsen Derneği tarafından düzenlenen özel bir programla sinemaseverlerle buluştu. Gösterim, Alman izleyicilerin yanı sıra Türkiye’den gelen mültecilerin yoğun ilgisini çekti.

Mültecilik Olgusuna İnsan Merkezli Bir Bakış
Belgesel, Almanya ve İsrail’de yaşayan mülteci ailelerle yapılan röportajlar aracılığıyla mülteciliğin yalnızca politik değil, aynı zamanda insani, psikolojik ve kültürel boyutlarını da izleyiciye aktarıyor.
Filmde, Türkiye’ deki siyasi baskılar nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalan bir ailenin hikâyesi merkeze yerleştirilmiş durumda.
Yönetmen Dr. Camel, mülteciliği etnik ve tarihi sınırların ötesinde, tüm insanlığı ilgilendiren evrensel bir olgu olarak ele alıyor. Başarılı entegrasyon örnekleri, dinler arası perspektifler ve gönüllülerin çabaları aracılığıyla dayanışma, empati ve umudun önemini vurguluyor.

“Kaçış ve Sınır Dışı Etme Konularını Görmezden Gelemeyiz”
Etkinlikte konuşan Vahrenwald-List İlçe Belediye Başkanı Thorsten Baumert, Forum Dialog Niedersachsen ile yürütülen iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
“Kültürlerarası, dinler arası ve parti çizgilerinin ötesinde diyaloğa, değişime ve eğitime bağlı olduğunuzu biliyorum. Bunu takdir ediyorum.”
Baumert, kaçış ve sınır dışı edilme konularının bireyler üzerindeki etkilerinin önemine dikkat çekerek, “Bu meselelerin, en üst düzeyde yürütülen siyasi tartışmalarda dahi ne kadar kritik olduğunu biliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Alman İzleyicilerden Yoğun Duygusal Tepki
Gösterim sonrası yapılan değerlendirmelerde, Alman konukların büyük çoğunluğu belgeselin kendilerinde derin bir etki bıraktığını belirtti. İzleyiciler, Dr. Camel’in yaklaşımını “Samimi, dokunaklı ve insana dokunan bir anlatım” olarak tanımladı.
Film, mültecilik olgusuna dair önyargıları kırarken, farklı geçmişlerden gelen insanların ortak acılarını ve umutlarını aynı çerçevede buluşturmayı başarıyor.


