Yazarlar

Bavul | KÜBRA AYDIN

Bir bavul neler anlatır insana? Eskimiş yüzünden belli olur nerden nereye sürüklendiği… Kaç anı sığdırıldığını hayal edersin şimdi eski eşyalara sığınak olmuş kilerin bir köşesinde bekleyen bavulda. Kimi için bir anlam ifade etmezken kimi için küçük dünyası bir bavuldan ibarettir. Kimi tüm hayatını anılarını bir bavula sığdırmıştır kimi ise önemsiz birkaç şeyi tıkıştırmıştır içine.

Öyle bakakaldım fotoğraftaki eski bavula. Yıllar önce Almanya’ya çalışmaya gelen ilk göçmenlerin elindeki bavul, yüzlerindeki hem tedirgin hem mutlu ama buruk ifade beni alıp 4 yıl önceye götürdü. Biz de bu şehre 4 yıl önce adım atmıştık. O an fotoğrafımızı çekseler sanırım yüzümüzde aynı ifade olurdu. Bavul alacak bile vaktimiz yoktu. Bir sırt çantasına sığdırmıştık geçmişimizi. O gün anlamıştım koca koca eşyalar, dolaplara sığmayan kıyafetler olmadan da insan ömrü bir anlam ifade ediyormuş. Yükmüş insana anılardan gayrısı. Bir deniz kıyısında ayrılmıştık sevdiklerimizden. Hüzünlü bir vedaydı. Vedalara alışık değildim hiç. Sanki bir tiyatro sahnesinde denileni yapan bir oyuncuydum. Denizin kokusu hala genzimi acıtıyor. Her kıyıda sanki o anı yaşayacakmışım sevdiklerime sarılacakmışım hissini yaşıyorum. Bir gece vakti son kez arkama dönüp baktığımda gördüğüm memleket ışıkları şimdi uzak bir hayal gibi.

Aralık ayıydı. Hayatımda hiç bu kadar üşüdüğümü soğuktan gözyaşlarımın donduğunu hatırlamıyorum. İçimizde korku, heyecan, hüzün karmaşası yol almaya çalışıyorduk. Öyle bir yolculuk düşünün ki sabah ışıklarıyla yüzüme düşen bir tutam beyaz saça sebep olsun… Bu kadarı da olmaz dediğim ne varsa yaşıyorduk son yıllarda. Bir gecede kararan hayatlarımız, hapisler, sürgün ve daha nicesi…. Kime dokunsam elimi hüzünlü bir hikaye konuyordu avcuma. Bir gün filmlere konu olacak hikayeler. Bavul taşımaya mecali olmayan eller sırt çantasına mecbur bırakılmış hayaller.

Çocukluğum, gençliğim, hayallerim, ideallerim hepsi geride kaldı. Yeni bir yol vardı önümüzde. Yeni bir hayat yeni bir kimlik. Adapte olmak için çırpınan iradeler. Tökezlediğinde elinden tutup kaldıran dostlar. Yolculuk devam ediyor. Bir yanımız buruk ardımızda kalanlarda aklımız bir yanımız umut dolu yeniden bir demlik çayın etrafında buluşacağımız günlere.

Bu yazıyı yazarken arkada Cem Karaca söylüyor “oh be!”  Tavsiyemdir sizde o şarkı eşliğinde okuyun bu yazıyı. Biliyorum yorgunuz biliyorum kırgınız. Ama umut doluyuz “Oh Be !”

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu