Yazarlar

Allah Resulü’nün torunlarıyla ilişkisi | Mithat Tayyar

Allah Resulü aleyhisselatü vesselam Efendimiz, bir gün kendisine Ailenizden (Ali beytten) en çok kimi seviyorsunuz diye sorduklarında: ‘’Hasan ve Hüseyin diye cevap vermişti. Sonra kızı Fatıma’ya ‘’Benim oğullarımı bana çağır’’ demiş, onlar gelince de onları koklayıp kucaklamıştı. Efendimiz doğumlarından itibaren onlara ihtimam göstermiş, isimlerine bile müdahale etmişti. Hz. Ali, Hz. Hasan doğduğunda onun adını, savaş anlamına gelen ‘Harb’ koymak istemişse de, Allah resulü buna buna mani olarak, daha önce cahiliye Araplarında rastlanmayan ve güzel anlamına gelen ‘Hasan’ ismini vermiş ve onun kulağına bizzat Ezan okumuştur. Doğumunun yedinci günü gelince ona Akika kurbanı kesmiş, kızı Fatıma’ya da oğlunun saçının ağırlığınca fakirlere (gümüş veya altın) sadaka dağıtmasını emretmiştir. Aynı şekilde Hz. Hüseyin’e de ‘güzelcik’ anlamına gelen bu adı vermiş ve Hasan’a yaptıklarını ona da yapmıştı. (TDV. İsl. Anskl.)
Allah resulünün torunlarına karşı gösterdiği, Abdullah b. Şeddat’ın anlattığı merhamet dolu şu hadise çok meşhurdur: ‘Resuli Ekrem Efendimiz bir akşam veya yatsı namazına mescide gelmişti. Yanında Hasan veya Hüseyin’den biri vardı ve onu taşıyordu. Allah resulü öne geçip çocuğu yere bıraktı. Sonra tekbir getirip namaza durdu. Derken secdeye gitti ve uzunca bir süre secdede bekledi. ‘’Secde çok uzun olduğu için başımı kaldırıp baktım. Bir de ne göreyim! Secdede olan Allah’ın Nebisinin sırtına çocuk binmiş duruyor. Ben hemen secdeme döndüm. Namaz bitince Resulüllah’a cemaatten:
‘’Ey Allah’ın resulü! Namaz sırasında öyle uzun bir secde yaptınız ki, bir hadise meydana geldi zannettik. Veya sana vahiy geldi zannettik.’’ Diye soranlar oldu. Allah resulü:
‘’Hayır dedi, ‘Bunlardan hiçbiri olmadı. Fakat torunum sırtıma bindi. Ben, acele edip hevesi geçmeden sırtımdan indirmeyi uygun bulmadım. (Kendisi ininceye kadar bekledim.) Buyurdular. Allah Resulü torunlarına karşı olabildiğince hoşgörü sahibiydi.
Resulü Ekrem efendimiz zaman zaman yerde dört ayak olup torunlarını sırtına bindirerek eğlendirir, zaman zaman da sırtüstü yatar ve karnına oturturdu. Bu sırada üzerine işeseler bile buna seyirci olmuş, bu duruma mani olmak isteyenlere müdahale edip: ‘’Oğlumun akıtmasını kesmeyin!’’ diyerek engel olmuştur. Pek çok sefer birini bir omzuna öbürünü diğer omzuna alıp gezdirmiştir. Bir keresinde Allah Resulü hutbe verirken, torunu tökezleyerek mescide gelmiş, O da hutbeyi yarıda keserek minberden aşağı inmiş, torununu kucaklayıp onu da minbere oturtarak hutbeye devam etmişti. Onları her fırsatta alınlarından, yanaklarından, dudaklarından hatta gıdıklarından öpmüştür. Onlara sevgisini her zaman ifade ediyordu.
Allah Resulünün torunlarına karşı bu muamelelerini ve sevgisini herkes görüyordu. Hatta bazen, onu ziyarete gelenler, onun torunlarına karşı olan ilgisine şaşıyordu. Bir keresinde Akra bin Habis, Peygamberimizin torunu Hasan’ı öptüğünü gördü ve: ‘’Benim on tane oğlum olduğu halde hiçbirini öpmedim’’ dedi. Bunun üzerine Allah Resulü ona baktı ve ‘’Merhamet etmeyene merhamet olunmaz’’ buyurdu.
Yine bir gün Peygamberimiz bir davete gidiyorken o sırada torunu Hüseyin de sokakta çocuklarla oynuyordu. Peygamberimiz arkadaşlarından biraz ilerledi ve ellerini açarak Hüseyin’i yakalamak istedi. Hüseyin’de bir oraya bir buraya kaçarak yakalanmak istemedi. Peygamberimizde gülerek onu yakalamaya çalışıyordu. Sonuçta Peygamberimiz torununu yakaladı ve onu öptü.
Yukardaki hadiseler eşliğinde şöyle bir değerlendirme yapmak istiyorum. Günümüzde, birçok travmatik hadiseyle karşılaşan Hizmet Erleri, başlarına gelen hadiselere bir anlam veremeyerek insanların nasıl bu kadar kinci, Hizmet Erlerini bir kaşık suda boğacak kadar nasıl böyle hırslı olduklarına şaşıyor. Hapishanede, kanser olanların bile ölüme terkedildiği, insani haklarının ellerinden tamamen alındığını görünce bu kadarda olmaz diyor. Ve işin en acısı da bu eziyetler, ben Müslümanım diyen kişilerden geliyor. Evet, insanların gözünü hırs, makam sevgisi, dünya menfaati bürüyünce ne Hizmet eri tanıyor ne Peygamber torunu. İş menfaate dönünce, Hz. Hasan’ı zehirleten, Hz. Hüseyin’i hunharca katleden zihniyet, hiç kuşkunuz olmasın Hizmet erlerine de zerre kadar acımayacaktır. Hatta günümüzde Peygamber gelse, şayet menfaatine ters görürlerse gözünü bile kırpmadan öldürürler. Nitekim Kuran’da yazdığı şekliyle geçmişte Peygamberleri de öldürmüşlerdir.

Tirmizi, Menakıb (3774)
Nesai, İftitah 83, (2,229,230)
Hadis Ansk. C.12, S.320.
Buhari,Edeb 18)
İbn Mace, Mukaddime 23

Hizmetten | Mithat Tayyar

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu