Mizan

Akıbetlerinden endişe etsinler!.. | M. Fethullah Gülen Hocaefendi

“Hep gitmişler, kalmamışlar / Ağlamışlar, gülmemişler / Dünya nedir, bilmemişler / Ağla, ağla, gülme gönül.” Herkes, karakterinin gereğini sergiler. Cahiliye şairi -bildiğiniz gibi- Züheyr İbn Ebî Sülmâ وَمَهْمَا تَكُنْ عِنْدَ امْرِئٍ مِنْ خَلِيقَةٍ _ وَإِنْ خَالَهَا تَخْفَى عَلَى النَّاسِ تُعْلَمِ diyor. “Şayet bir insanın bir huyu varsa…” Genlerinde/karakterlerinde, ısırma gibi, salya atma gibi, kendi kuvvetini herkese kabul ettirme gibi, bir yönüyle tamamen ahireti unutup dünyaya tapma gibi, hafizanallah bir karakteri varsa… “O, onu gizlemeye çalışsa bile, er-geç bir gün o ortaya çıkar!”

Cahiliye şairi ama mü’mince bir mülahazayı ifade ediyor burada; çünkü her kâfirin her sıfatı, kâfir değildir; nitekim her mü’minin her sıfatı, mü’min değildir. Mesela, anneyi evladından ayırma, bir kâfir sıfatıdır. Mesela, yok yere “Sen de galiba falanların boyası ile münsebiğsin; öyle ise sana da çektirmeliyiz!” deme, bir kâfir sıfatıdır. Mesela, “Ben sizi kendime rakip gibi görüyorum; nemelazım, muhtemel, yüzde bir ihtimal ile, benim düzenimi bozma ihtimali varsa, sizlerin hepinizi yok etmem lazım ki, ben, aynı zamanda güzergah emniyetimi sağlamış olayım. O şeytanca varmam gerekli olan yere, hiçbir şeye takılmadan, herhangi bir gulyabaniye takılmadan varayım!” demek, ihtimallere hüküm bina ederek hüküm vermek, başkalarını bir de “adalet” diyerek, değişik zulümlere mahkûm etmek… Evet, bunlar, birer kâfir sıfatıdır. Züheyr İbn Ebî Sülmâ, mü’min sıfatı ile söylüyor bunu ama inanmamış; nice mü’minler de var ki, hakikaten mü’minlere Hazreti Nuh gibi, رَبِّ إِنِّي مَغْلُوبٌ فَانْتَصِرْ “Allahım! Mağlubum, Sen, nusret ihsan eyle!” dedirtiyor. Bir, bu; hep çektirmişler.

Yunus Emre bir şey diyor: “Hep gitmişler, kalmamışlar / Ağlamışlar, gülmemişler / Ağla, ağla, gülme gönül.” Kıtmîr terbî’ (dörtleme) yaparak bir mısra ekliyor oraya: “Hep gitmişler, kalmamışlar / Ağlamışlar, gülmemişler / Dünya nedir, bilmemişler / Ağla, ağla, gülme gönül.” Hep ağlamışlar. O da, Yunus Emre de ağlamış, Hacı Bektaş da ağlamış, Ahmed Yesevî de ağlamış, Muhammed Bahâuddin Nakşibendi hazretleri de ağlamış, İmam Rabbani de ağlamış… Zindan görmüşler, azaba maruz kalmışlar bunlar; kalmayanlar, âkıbetlerinden endişe etsinler! Hayatlarını zevk u sefâ içinde geçirenler, o zevk u sefâ adına başkalarının hayatını zindana çevirenler, âkıbetlerinden endişe etsinler!.. Bir ebedî zindan, kendilerini bekliyor ki “Mü’minim!” demekle kurtulamazlar. Bir karıncayı ezmenin bile hesabını verme meselesi var. فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ “Artık her kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onu(n karşılığını) görür. Her kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, o da onu(n karşılığını) görür.” (Zilzâl, 99/7-8) Atom ağırlığı bir kötülüğün varsa, hesabını vereceksin. O kadar iyiliğin varsa, onun da mukabelesini göreceksin!..

Hazreti Nuh, çektiği gibi, Hazreti Hud da çekmiş, Hazreti Sâlih de çekmiş, Hazreti Şuayb da çekmiş, Hazreti Lût da çekmiş, Hazreti Musa da çekmiş. Allah’ın binlerce salât u selâmı, başta İnsanlığın İftihar Tablosu’nun, sonra onların üzerine olsun. Nice peygamberler, inandıkları dava uğrunda şehit olmuş. İşte bildiklerinizden Hazreti Zekeriya, Hazreti Yahya.. Ve -hâşa ve kella, yüz bin defa hâşâ ve kella- bir sıradan insanın evini basıyor gibi evi basılan seyyidina Hazreti Mesih de işkenceler görmüş. Öyle ki, mübarek validesi, esas bulunduğu yerde, Nâsıra’da durmamış, Allahu a’lem; işte mesela, İzmir’e gelmişler herhalde, öyle diyorlar, Efes falan diyorlar, Allah bilir; onu da yine “Allahu a’lem!” deyip geçelim. “Allah!” diyen insanlar, küfür sıfatı taşıyan -isterse sûreten mü’min görünsün, hatta “Biz Müslümanlık adına bunları yapıyoruz!” desin, isterse münafık, isterse müfsid, isterse kâfir olsun; değişik kategoride mütalaa edebileceğimiz- kimseler tarafından hep çekmişler. Fakat umursamamışlar. Evet, siz de umursamayın!..

Bu video 02/07/2017 tarihinde yayınlanan “KUVVET HAKTADIR, HAKLI İNSAFLIDIR!..” isimli bamtelinden alınmıştır. Tamamı burada:https://www.herkul.org/bamteli/bamtel…

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu