Haber

8 bin km pedal çevirip, 11 ülkede Türkiye’deki mağdurları anlatacak

Murat Ekinci, 19 yıldır İtalya’da yaşıyor. İtalyan mutfağı üzerine aşçılık yapan Ekinci, geçtiğimiz aralık ayında pizza dükkanını devretti, 2,5 yıldır kafasında kurduğu projeyi hayata geçirmeye karar verdi. Kişisel malzemelerini, çadırını, fenerini çantasına aldı. Ezilenlerin sesi olup farkındalık oluşturmak için 2 Mart sabahı Milano’dan pedal çevirmeye başladı. 36 yaşındaki Ekinci, 2,5 ay boyunca bisikletiyle diyar diyar dolaştı ve Fransa’nın sahil kenti Marsilya’ya ulaştı.

Yol güzergahınızı anlatır mısınız? 

“Dokuz günde Milano’dan Marsilya’ya ulaştım. Seyahatim kolay olsun diye sahil bölgesinden gidiyorum. Fransa’dan Andorra’ya geçeceğim. Barcelona ve Valencia güzergahını takip edip Portekiz’e ulaşacağım. Gittiğim yolun bir kısmını geri gelip yönümü Cebelitarık’a çevireceğim. Tekne ile Tanca şehrinden Afrika kıtasına ayak basacağım. Yine sahil boyunca Kazablanka üzerinden Batı Sahra, Moritanya ve Gambiya’yı aşarak Senegal’in başkenti Dakar’da seyahatimi sonlandıracağm. 2,5 ayda 8 bin kilometre yol kat edeceğim.”

Bu girişim nereden aklınıza geldi?

“Spora ve seyahate düşkün biriyim, maraton koşuyorum, bisiklet turları yapıyorum. Bu yılki seyahatim anlam kazansın diye yola çıktım. Doğu Türkistan ve Türkiye’de olanlar benim gözümde soykırım. İnsanların dikkatini çekmek, yaşananları anlatmak istedim. Bisikletime Doğu Türkistan ve Çin bayrağı astım. Ukrayna’daki savaş başlayınca üçüncü bayrağı ekledim.”

İnsanlarla nasıl etkileşim kuruyorsunuz?

“Zaten yavaş gidiyorum. Gezgin olduğum belli oluyor, bayraklar dikkat çekiyor. Selamlaşıyoruz, kolayca diyalog kuruyoruz. Amacımı, güzergahımı soruyorlar. Ukrayna’daki savaştan konuyu açıyorum. İnsanların sadece silahla öldürülmediğini söyleyip Türkiye’de KHK’lıların maruz kaldığı sosyal ölümü kısa örneklerle anlatıyorum. Tişörtümde ‘insanlığı aramaya çıkan yolcu’ ifadesi yer alıyor. Muhatabıma ‘Benden önce bulursanız onu yardıma çağırın’ diyorum.”

Anlatımlarınız nasıl karşılanıyor?

“Batı insanı, Türkiye’deki otokrat yönetimdem haberdar. Doğu Türkistan’daki uygulamalara ve Ukrayna’daki savaşa tepkili. Ancak bilgileri yüzeysel. KHK’lıların devlet ve toplum eliyle nasıl dışlandığını anlatınca hayretle dinliyorlar. İtalyanca ve İngilizce biliyorum. Konuyu politize etmekten kaçınıyorum. Bıktırmamak için kısa ve kalıp cümleler kuruyorum. Her şehirde 5-10 kişiye derdimi anlatma imkanı buluyorum.”

Yeme, içme, konaklamayı nasıl çözüyorsunuz?

“Kendim aşçıyım. Vejateryenim, yemekle zaten pek aram yok. Sabah sade bir kahvaltı yapıyorum, gün içinde çerez yiyorum, akşam üzeri makarna türü basit yiyecekler pişiriyorum. Kap kacak adına her şeyim var. 45 kiloluk bir bagajım var yanımda. Sabah 7’de başlayıp 12 saat boyunca pedallıyorum. Akşam uygun bir açık alanda çadırımı kurup geceliyorum. El feneri ve telefon ışığı yeterli oluyor. Duş, internet ve şarj ihtiyaçlarımı yol güzergahındaki kamp alanlarında karşılıyorum. Şimdiye kadar ücret isteyen olmadı.”

Bu etkinlikle vermek istediğiniz mesaj ne?

“Dünyada o kadar yer gezdim. Ne yazık ki yarına kalmayacak emeller için insanlar birbirine kıyıyor, birbirlerinin hürriyetini elinden alıyor. İnsanlık için en değerli şey özgürlük. Bu dünyada kalacak şeyleri anlayışla sevgi içinde paylaşmak varken kavga ve nefrete hayatımızda yer vermeyelim.”

Kaynak: Bold Medya

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu