,
Haber

Hakim kaç çocuğun var dedi ve tutukladı

Almanya’nın Kassel şehrindeki Tenkil Müzesi’nin açılışında konuşan Gazeteci Yüksel Durgut’un 15 Temmuz sonrası yaşadıkları özellikle dinleyenleri derinden etkiledi.

15 Temmuz sonrası hukuksuz operasyonlarla tutuklanan gazeteci Yüksel Durgut, geçirdiği bypass ameliyatı sonrası 3 damarının değişmesine ve 2 damarına stent takılmasına rağmen tahliye edilmemişti.Gazeteci Durgut yaşadıklarını şöyle anlattı.

BENİ İHBAR EDENİN AKRABAM OLDUĞUNU ÖĞRENDİM

“Birileri bana terörist diye seslendiği için kötü adam olmadım.Ben Gazeteci kimliğimle cezaevine konuldum.10280 sayfalık iddianamede bir paragrafta geçen isimden dolayı 3 defa müebbet ve 15 yıl ile yargılandım. 13 ay cezaevinde hürriyetim elimden alındı, baypass ameliyatı olmama rağmen yeniden cezaevine konuldum.Evime çocuklarımın gözü önünde polis baskını yapıldığı için çocuklarım hala polis gördüklerinde korku yaşıyor.O tarih zaten bizim içinde dönüm noktası oldu. 30 Ağustos tarihinde gözaltına alındığım da beni ihbar edenin bir akrabam olduğunu öğrendim.”

“HAKİM TEK SORU SORDU,KAÇ ÇOCUĞUN VAR DEDİ ARDINDAN HEMEN TUTUKLADI”

“1 Eylül Barış Günü tutukluluğuma karar verildi, tutukluluğuma karar veren hakim tek bir soru sordu. Kaç çocuğun var dedi. İki oğlumun olduğunu söylememin ardından başka hiçbir soru sormadan beni tutukladı. 13 ay cezaevinde kaldım başka hiçbir gerekçe bulamadan bana 7,5 yıllık ceza verdiler ve en son adresim Silivri Cezaevi idi, sadece yöneticisi olduğum Cihan Haber ajansında çalışmak suçlandım kurumumuzun mallarına Haramiler gibi konular Ayrıca hayatlarımızı da çaldılar ajansa kayyım atandığında beni çağırdılar satılan malların nerede olduğunu sordu söylemezseniz sizi tutuklu atarım dedi ve gereğini yaptı.Evime ve banka hesaplarına el konuldu oksijen kaynağım olan fotoğraf makinalarım ve kameralarım hepsi elimizden alındı”

UYUŞTURUCU SATICISINA REFAKATÇİ İZNİ VERİLDİ BANA İZİN VERİLMEDİ

Cezaevindeki rahatsızlığım sürecinde cezaevi aracı içerisinde hastane hastane gezdirildim, sıcak havada cezaevi aracının içerisinde saatlerce elleri kelepçeli bekletildim. Baypass ameliyatı oldum ameliyat sürecinin ardından yeniden cezaevine gönderildi mi asla unutmayacağım ve hala bir kabus gibi geçen günler oldu ameliyattan 6 gün sonra yeniden Silivri’ye götürüldüğümde göğsümün kesik olması ve  hala ayakta duramam onlar için hiçbir şey ifade etmiyordu.Hastaneden verilen ve göğsümde tutmam gereken bir yastık verdiler, bypass ameliyatından sonra normalde kendiniz bile yataktan kalkmamanız gerekiyor. Cezaevi sayımlarında zorla yataktan hasta halimle kaldırılmak istendim.Hastanede ameliyat olduğunda yanımda bir uyuşturucu satıcısı vardı. Savcı bu tutuklunun ailesinin onu hastanede görmesine izin verirken bana izin vermedi, sonra beni Hepatit B hastalarının kaldığı odaya koydular. 3 gün bana pansumana kimsenin bilerek gelmemesini asla unutmayacağım. Koğuş arkadaşım beni bir daha geri dönmeyeceğim diye  düşünerek bütün eşyalarımı siyah bir poşete koymuşlar, arkadaşlarımın beni orada gördüğünde senin bu haline ne işin var burada demelerini asla unutmayacağım.

“TÜRKİYE’DEN BİR SIRT ÇANTASI İLE AYRILDIM, BANA ÇOK AĞIR GELDİ O ÇANTA”

22 Nisan 2018’de Zaman Gazetesi karar duruşmasının yapıldığı gün Türkiye’den bir sırt çantası ile ayrıldım. O sırt çantası bana çok ağır gelmişti , sırtımda dünyayı taşıdım, cezaevi’nde bulunan arkadaşlarımızı taşıdım, onların ailelerin taşıdım, iki oğlumu taşıdım, borcunu bitirdiğim halde içinde asla oturmanın nasip olmadığı evimi taşıdım. Gazetecilik hayatım, eğitimim, ailem, çocuklarım, bir süre daha o çantadan çıkmamak üzere orada kalacaklar.”

Gazeteci Durgut’un yaşadıkları salondaki misafirler için Almancaya çevrilerek aktarıldı.Tüm konuklar gazetecinin başına gelenleri dehşet içinde dinlediler.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı