Yazarlar

Tefekkür hazinesi “insan” | Zekeriya Çiçek

1 – İncir ve zeytine, 2 – Sina dağına, 3 – Bu emin beldeye yemin olsun ki 4 – Biz insanı en
mükemmel surette yarattık.(Tin Suresi1-4)

İlk üç ayette Hz. Musâ (as), Hz. Îsâ(as) ve Efendimiz (sav) gibi Ulül azm
peygamberlerin vahiy ile şereflendiği kutlu yerlere dikkat çekilmiştir.
Burada dikkat edilmesi gereken hususlardan biri şudur ki; incir ve zeytin Hz

İsa’nın (as) doğduğu Kudüs’e işaret eder.
”Biz de ona Ruhumuzu gönderdik de ona kusursuz mükemmel bir insan şeklinde görünüverdi”
(Meryem- 17)
ifadesiyle Rabbimizin Hz İsa(as)in mucizevi yaratılışında farklı bir buutta dünyadaki
tecellisinin gerçekleştiği beldeye işaret etmektedir.
Sina Dağı Hz Musa’nın (as) miracının gerçekleştiği mukaddes beldeye işaret
etmektedir.
Ve doğrudan emin belde ifadesine mazhar olan Mekke, yani Efendimizin (sav)
miracının başladığı ve tamamlandığı kutsal beldeye işaret edilmektedir. Cenab-ı Hak
(cc) insanın yaratılışındaki kıvamın kemalini bu beldelere yemin ederek
açıklamaktadır.
Belki de doğrudan incir ve zeytinin insanlar için ne kadar değerli olduğuna ve emin
beldenin yeraltı zenginliklerine de işaret edilmiş olabilir.

Dördüncü ayette geçen insanın yaratılışı ile ilgili ifade edilen Ahsen-i takvim
suretinde yaratılması, insanın tam kıvamında yaratılmasını açıklamaktadır. Ayrıca bu
nimetlerin insana meccanen, yani karşılıksız olarak verildiği anlatılmaktadır.

Ey insan sen kendini küçük mü sanırsın, unutma ki sen küçültülmüş bir
âlemsin

H.z. Ali'nin  (r.a): " Sen kendini küçük bir cirimden ibaret zannediyorsun hâlbuki senin
içinde cihanlar matvidir.” sözünü değerlendiren Mehmet Akif  bununla ilgili aynı anlam
muhtevalı aşağıdaki meşhur beyti yazmıştır.
“Senin mâhiyetin hatta meleklerden de ulvîdir.
Avâlim sende pinhandır, cihanlar sende matvîdir.”    (M.Akif)
Yani: insanın varlığı itibariyle meleklerden daha yüce olduğu, âlemlerin insanda
çok şeffaf bir şekilde zuhur etmesi ve dünyaların insanda iç içe dürülmüştür.
“Kamil insan olmaktır hedef. Kamil insan ise Allah’ın (cc) isimlerine fiillerine sıfatlarına hatta zati
şuunatına en parlak aynadır. Bu anlamda kamil insanın zirvesinde Allah Resulu (sav) vardır.” (Pırlanta
seri)
Unutulmamalıdır k,i bu güne kadar insanlığın sapkınlıktan kurtulup Hakk’a
yönelmeleri hep kamil insanların rehberliğinde olagelmiştir.
Kamil insan din ve diyanet adına örnek bir tiptir (prototip). İşte bu vasıftaki
insanların ayrılmadığı yörüngede iman, İslam ve ihsan şuuru vardır. Böyle yüce
insanlar her zaman başkalarına yararlı olmak ve etrafa güzellikler sergilemek için
gayret gösterir. Hayır ve hikmet avlamaya çalışırlar. Edep der oturur edep der
kalkarlar. Kullukla şahlanırlar. Başkaları için yaşama hazzını yaşarlar.
Eğer bir meyvesini alacak olsalar hicap duyarlar ve şunu mırıldanırlar;
“ Değil bu bana layık bu bende
Bana bu lutf u ihsan nedendir” M Lütfi
Sözleri hikmetle süslüdür, günahı yaklaştırmazlar dillerine ve haykırırlar;
“ Dil beyt-i Hüda’dır, ânı pak eyle sivâdan ,
Kasrına nüzul eyleye Rahman gecelerde” İ Hakkı
Kamil insan olmakla ilgili şu söz ne kadar manidardır;
“Savm u salât u hac ile zahid işin biter sanma
İnsan-ı Kamil olmaya lâzım olan irfan imiş.” Niyazi

Tefekkür hazinesi "insan" | Zekeriya Çiçek 2

Toprağı anladım diyen beri gelsin

Hayatın arşı topraktır. Arşların içinde en yüksek arş hayatın arşı olan topraktır.
Kul secdede toprağa başını koyar bu arş-ı azama baş koymak demektir. Böylece kul
Allah’a en yakın olduğu bir anda alnını toprağa temas ettirmiştir.
Toprağı kıymetli kılan mütevazılığıdır. Bu mütevazılığıdır ki, ona secde edilen,
âşıkla maşukun buluşmasına zemin olma şerefini kazandırmıştır.
Arz âlemin, toprak ise arzın kalbidir. Bir sır olan hayatın, içersinden çıkarıldığı
toprak; ruhlarımızın içerisinde misafiri olduğu vücut libasımızın kumaşının dokunduğu
bir fabrikadır. Vücudu için sebebe gerek olmayan hayatımız, doğrudan Allahın(CC)
kudretini gösteren latif bir hakikattir.

Hizmetten | Zekeriya Çiçek

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu