Yazarlar

Kırgız alim Çubak Hacı’nın ardından…

Genç yaşına rağmen Kırgızistan’ın efsane alimlerinden idi. İlmiyle herkesi derinden etkilerdi.Bir dönem Kırgızistan Müftülüğü yapan Çubak Hacı, Türkiye’de yapılan zulümlere de sessiz kalmamıştı. Kısa süre önce  vefat etmesi herkesi derinden üzdü.

Yaklaşık bir yıldır dünyayı etkisi altına alan korona (covid) 19 virüsü, yaşlı genç demeden on binlerce insanın vefatına sebep oldu. Ne yazık ki, Orta Asya ülkelerinden Kırgızistan da bu salgından payını aldı ve özellik Temmuz ayında salgın sebebiyle binlerce insan, ya hastanede ya da kendi imkânıyla evlerinde tedavi olarak hastalığı başından geçirdi. Uzmanların dediğine göre teşhis ve tedavide geç kalanlardan da yine ne yazık ki iki bin civarında insan hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden tanınmış simalardan biri de ünlü din âlimi Çubak Acı Calilov (Hacı Çubak Calilov) idi. Onun aniden vefatı yediden yetmişe yüzbinlerce insanın üzülmesine sebep oldu. Bu yazımızda Hacı Çubak hakkında biraz bilgi vermeye çalışacağız. Ama öncesinde Kırgızistan’da dinî alandaki genel durum hakkında genel bilgi vermek uygun olacak.

Orta Asya ülkeleri, Sovyetler Birliği döneminde resmî ideolojiye uygun olarak, din ve dinle ilgili olan konularda arasına mesafe koymak zorunda kalmıştı. Kırgızistan’da, SSCB döneminde başlıcaları başkent Bişkek’te, ikinci büyük şehir Oş’ta ve Karakol şehrinde olmak üzere iki elin parmaklarını bile geçmeyen sayıda mescit vardı. Olan mescidlerde görevli din adamları ise dinin yayılması ve uygulanması gibi konularda istedikleri gibi hareket etmede serbest değillerdi ve çoğu orta yaş ve yaşlı grubundaki insanlardan oluşuyordu. Özbekistan’ın Buhara şehrindeki İslâm Enstitüsünde eğitim alan din görevlileri rejimin izin verdiği dairede görevlerini icra ediyorlardı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte, 1991 yılından itibaren dinî alanda serbestlik kazanılmasına rağmen, köylerde, kasabalarda ve şehirlerde dini anlatacak, namaz kıldıracak insan bulmak neredeyse imkânsızdı. 1992’lerden başlayarak genç Kırgız Cumhuriyeti’nin Diyanet İşleri Kurumu ilk yıllarda Türkiye’ye, sonraki yıllarda Mısır ve Suudi Arabistan gibi ülkelere öğrenci göndermeye başlayarak ortaya çıkan din adamı ihtiyacını gidermenin yollarını arıyordu. Bunun yanısıra, Hoca Ahmet Yesevî’den beri geleneksel olarak devam edegelen ve moldo (molla) diye isimlendirilen yaşlı din adamları da Bişkek’te ve diğer şehirlerde çok zor şartlarda dinî eğitim vermeye, artan din adamı ihtiyacının giderilmesine katkıda bulunmaya çalışıyorlardı. Dinî kitap basımının yasak olduğu 70 küsür yıllık aradan sonra artan dinî kitap ihtiyacı da, eski kitapların günyüzüne çıkarılmasıyla, Türkçeden, Farsçadan ve ilerleyen yıllarda Arapçadan dinî kitapların Kırgızcaya çevrilmesiyle giderilmeye çalışılıyordu.

İşte, bugünkü yazımızın konusu olan Hacı Çubak da eğitim görmek üzere yurtdışına gönderilen öğrenciler arasındaydı. Kırgızcadaki hitap şekliyle Çubak Acı (Hacı)’nın dinî eğitim almasının temelinde aslında daha küçük yaşlardan itibaren öğretmen ailesinde kazandığı okuma alışkanlığının etkisi vardı. Çubak Hacı köyündeki ortaokul ve lise eğitiminden sonra 1992-1996 yılları arasında Bişkek’teki Kırgızstan Hazreti Umar İslâm Üniversitesi’nde, akabinde 2000-2002 yılları arasında Suudi Arabistan Uluslararası Ummul Kurra Üniversitesi’nin Arap Dili Enstitüsü’nde eğitim aldıktan sonra, 2002-2006 yılları arasında aynı üniversitenin Fıkıh Bölümü’nden üstün başarıyla mezun olmuştur. Çubak Hacı iş hayatına Bişkek şehrindeki Kırgız Millî Üniversitesi’nin Doğu Dilleri Fakültesi’nde 1995-1998 yılları arasında Arap Dili alanında öğretim görevlisi olarak başlamıştır. 2005-2007 yılları arasında Dünya İslâm Teşkilâtı’nın Orta Asya uzmanı olarak, 2008-2010 yılları arasında Kırgızistan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Fetva Bölümü başkanı olarak, yine 2008-2010 yılları arasında Bişkek şehrinde yer alan Kırgızistan Hazreti Umar İslâm Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapmıştır. 2010-2012 yılları arasında ise Kırgızistan’ın Başmüftüsü olarak görev yapmıştır.

Çubak Hacı, görev yaptığı yıllarda gerek geleneksel olarak devam edegelen İslâmî inanca ve gerekse de bağımsızlığın kazanılmasından sonra ortaya çıkıp yayılan çeşitli dinî cemaatlerin muhalif varlığına rağmen, özellikle müftü olarak görev aldığı dönemde Kırgızistan Müslümanlarının birlik-beraberliğini sağlayacak, diyanet teşkilatının derli-toplu bir şekilde ve değişen zamanın şartlarına göre hizmet edecek şekilde büyük atılımlar ve reformlar yapmıştı.
Yaş itibariyle çok genç olmasına rağmen onun gerçekleştirdiği reformlar sayesinde diyanet teşkilatının idarî yapısı, cami ve medreselerin idare edilmesi, dinî hizmetlerin gerçekleştirilmesi, her kademede ve her dalda din adamlarının yetiştirilmesi gibi alanlarda büyük yenilikler olmuş ve değişimler yaşanmıştı.
O, modern ve uzlaşmacı kimliğiyle her kesimden insan ve dinî gruplar arasında köprü vazifesi görmüş, bu sayede ülkede günümüzde bile övgüyle sözü edilen birlik-beraberlik sağlanmıştır dense yanlış olmayacaktır.

O, aynı zamanda fıkıh, Arap Dili, tefsir ve hadis terminolojisi, hadis eğitimi alanında eğitmenlik yapmaya, fetva çıkarmaya icazet alan, bu alanda yetkisi olan nadir bir din adamıydı. Bu sayede, dinin her meselesiyle ilgili yetişmiş din adamının az olduğu, her türlü konuda bilgi verecek, hayatın her alanında karşılaşılabilecek konularda gerekli olan fetvaları öğrenmeye yarayacak dinî kitapların yetersiz olduğu bir dönemde gerek haftalık sabit derslerinde, gerekse gittiği yerlerdeki derslerde büyük bir boşluğu doldurarak Kırgızistan Müslümanlarının her türlü sorusuna cevap ve fetva aldıkları biri olmayı başarmıştı. Öyle ki, birçok din adamına göre çok genç sayılabilecek bir yaşta din âlimi sıfatının içini doldurarak, Kırgızistan’ın hemen bütün şehirlerine ve kasabalarına özellikle davet edilerek derslerinden istifade edilmeye çalışılmıştı. Hatta sonraki yıllarda, başka ülkelerde yaşayan Kırgızistanlı vatandaşların davetleriyle yurtdışında da dersler vermeye başladı. Kırgızistan tarihinde bu şekilde bir dinî eğitim veren, insanların din kaynaklı sorularına ve sorunlarına çözüm yolları sunan az sayıdaki din adamlarının en başında Çubak Hacı gelmekteydi. Onun cevapları sayesinde gençler arasında dinin doğru tanınması hayata geçirilmiş, gençlerin radikal grupların tesirinde kalmasının büyük oranda önüne geçilmiştir.

Kırgız alim Çubak Hacı'nın ardından... 2

Onun en büyük özelliklerinden biri, yukarıda da değindiğimiz üzere kitap okumayı çok sevmesiydi. Öyle ki, evinin üç odasını özel kütüphaneye çevirmiş, günde 500 sayfa civarı edebî kitap okumayı uzun yıllardan beri devam ettire geldi. Evindeki kitapların ağırlığının beş tonu geçtiği söylenmekte. Öyle ki Suudi Arabistan’daki eğitimini bitirip geldiğinde, eğitim aldığı yıllarda biriktirdiği ağırlığı 1,5 tona ulaşan kitaplarını özel kargoyla getirtmişti. Sonraki yıllarda, arabasını satarak, başka ülkelerden ağırlığı 1,7 tona ulaşan dinî kitaplar başta olmak üzere çok sayıda kitap aldırdığı söylenir. Kitaplarla ilgili olarak yapması gerekenleri takip eden bir yardımcısı olacak kadar çok kitap sahibi biridir! O, aynı zamanda Kırgızların hayatında önemli bir yeri olan Manas söyleme alanında da ustalığı olan biriydi.

Çubak Hacı, Türkiye’deki süreçle ilgili de kayıtsız kalmamıştı, devletin insanlara yaptığı baskı ve hukuksuz muamelelerin bitirilmesi konusunda defalarca çağrıda bulundu. Amerika’daki Kırgızlara ders vermek üzere gittiğinde M.Fethullah Gülen Hocaefendi’yle de görüştü. Hizmet Hareketi gönüllüsü işadamları ve esnaflar tarafından 1992 yılında açılan ve o tarihten beri Kırgız halkının büyük teveccühünü kazanarak faaliyetlerine başarıyla devam eden okulların arkasında durmuş, M.Fehtullah Gülen Hocaefendi ile ilgili yürütülen karalamalara karşı onu ve okulları öven açıklamalarda bulundu. Türkiye’de Hizmet Hareketine karşı özellikle 2016 yılında zirveye ulaşan baskı ve yok etme hareketinin, büyükelçilik ve dışişleri yetkililerinin yönlendirmesiyle Kırgızistan’da da hayata geçirilmemesi için Kırgız kamuoyunda olumlu etkisi olacak, insanların doğru bilgilenmesini sağlayacak sağduyulu açıklamalarda bulundu. Çubak Hacı’nın bu açıklamaları, Türkiye’deki olaylarla ilgili yürütülen karalayıcı çalışmalar sayesinde kafası karışan kamu oyunun, Kırgızstan’daki -esasen Kırgız devletine ait olan- okulların faaliyetlerinin yanında olmasına vesile oldu.

Çubak Hacı, günümüzde oldukça popüler olan sosyal medyayı aktif olarak kullanarak da farklı biri olduğunu orta koydu. Her hafta yaptığı canlı ve banttan verilen radyo sohbetlerinin yanısıra, youtube kanalı ve instagram hesaplarıyla da dinî derslerini aktif olarak devam ettirdi. İnsanların her türlü sorusuna kısa ve net cevaplar vererek, o konuyla ilgili âyet, hadis ve İslâm âlimlerin görüş ve hükümlerini de katarak çıkardığı fetvalar sayesinde insanların büyük teveccühünü kazandı.

Dünyayı saran korona virusunun sebep olduğu salgının, Kırgızistan’da zirve yaptığı Haziran-Temmuz aylarında başta da değindiğimiz üzere ne yazık ki çok sayıda insan hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerden biri de Çubak Hacı idi ve, ani ölümüyle büyük-küçük, yaşlı-genç, kadın-erkek, resmî-sivil her kesimden Kırgız vatandaşını derin üzüntüye boğdu. Korona’ya rağmen cenazesine binlerce kişi katıldı ve doğduğu köyde toprağa verildi.

Çubak Hacı, Hoca Ahmet Yesevî’den beri devam edegelen moldoluk (mollalık) geleneğini günümüzün şartlarıyla karmasını bilen, insanların taklidî değil de, tahkikî iman kazanması konusunda büyük katkılarda bulunan sıra dışı bir insan, sıradışı bir din âlimi olarak 45 yaşında hayata veda etti. Arkada bıraktığı binlerce saatlik video ve ses kaydı dersleri sayesinde bundan sonra da hizmetine devam edeceği inancıyla, Allah, mekânını Cennet eylesin diyoruz.

Hizmetten | İbragim Aliyev-Kırgızistan

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu