Ziyaretçi Defteri

Yazar Hizmetten

TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.

(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)

TAZİYE DEFTERİ / CONDOLENCE BOOK

 
 
 
 
 
* ile işaretli alanların doldurulması zorunludur. (Fields marked with * are required.)
Girişinizin ancak biz inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görünmesi mümkündür. (Your entry may only appear in the guestbook after we have reviewed it.)
Girişleri düzenleme, silme veya yayınlamama hakkını saklı tutarız. (We reserve the right to edit, delete or not publish entries.)
Mesut cakmak Mesut cakmak | Leicester / İngiltere üzerinden yazdı. 03/11/2024
Hocama son biat! Hersey tam 35 yıl önce yine bugünlerde başladı. Liseyi Türkiye’nin seçkin bir okulunda okurken yaz aylarında otelde çalışıyor ve turizmci olmak hayali ile debelenip duruyordum. O gün gelen bazı turistleri Sultanahmet meydani ve Ayasofya da gezdirirken O muhteşem sesi duydum. Etrafta binlerce çok görmeye alışık olmadığım insanlar tam bir sükunet içinde camiyi doldurmaya başlamışlardı. Çevredeki dükkanlardan yüksek sesle duyulan o ses müthiş ateşine bir haykırışla adeta gönülleri davet ediyordu. Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretleri ifadesini ilk kez o zaman duymuş adeta kulaklarımı mühürlemişti. Gezdirdiğim misafirleri alarak nasipsizlik içinde oradan uzaklaştım. Ama sadece sesi kulaklarımda her zaman o tazeliği ile kalmıştı. Aradan sadece bir yıl geçmiş Uludağ Üniversitene kayıt olmak için Bursa’ya gitmiştim. Üniversite kayıtlarında aynı sınıfı kazandığımız arkadaşımın ağabeyi ile tanıştık. O ne güzel bir insan, ne kadar naif, sempatik, mütevazı ve bir o kadar da canlı heyecanlı bir karakter Ya Rabb! Muhafazakar bir aileden gelmeme rağmen yaşadığım bazı olumsuz örneklerinden dolayı dini kimliklere biraz mesafeli hatta olabildiğince uzak durmaya çalışmama rağmen bu insanın farklı yaklaşımı ve davranışları adeta gönlümü mesh etmişti. Ve derken okul başladı ve kredi yurtlarda kalmak kararı ile hayatın yepyeni bir devresine başlamış oldum. Çok zaman geçmemişti ki O tanıştığım ağabey ile hem sınıf arkadaşımın abisi hem de üst bölümlerde okuyan biri olarak yardımcı olmak için iletişiminde kalmaya devam ettim. Zaman zaman yurttaki ulkucu hareket mensupları ile bir araya gelip bazen “ aman bu tanıştığın cemaatçi “ soylemelerinin aksine karakteri ve davranışları diğerlerine hiç benzemediği için Onunla zaman geçirmeyi seviyordum. Ve günlerden bir gün istersem Bursa’yı gezdirebileceğini söyledi. Bu teklif yaşadığım yeni yeri tanımak için bir fırsat olduğunu düşünerek sevinerek kabul ettim. Osmanlı mirası bu güzel şehir her tarafı tarih ve bir o kadar da Allah’ın sevgili kullarını misafir eden adeta bir manevi iklim yeriydi. Biraz kapalı çarşıda geçirilen vakit sonrasında nefes almak ve kısa bir ziyaret için Ulucami’ye geçtik. Caminin atmosferi büyüleyici idi. Hele içindeki şadırvan bölümünde kısa bir kendini dinleme kendinle başbaşa kalma adeta rehabilitasyon gibiydi. Tam o esnada ezan okundu. Ve herkes namaz için hazırlıklara başladı. Beni gezdiren ağabey tam bir nezaket ve naif yaklaşımla istersem sadece kenardan izleyebileceğimi söyleyip bir yer gösterdi. Dine dindarlara ve özellikle cemaat temsilcilerine olan kinim o kadar fazlaydı ki adeta hesaplaşmak için bazen kendimle kavga ediyor Rabbimden uzak durabiliyordum. Ama öylesine huzur veren bu ortamda daha fazla dayanamayıp abdestimi aldım ve belki de çok uzun süre sonra ilk kez rabbime yöneldim. Namaz sonrası biten ziyaret duygu yüklemesi ile dışarıya kendimi atmıştım. Biraz daha gezip bir şeyler yedikten sonra Murad Hudevandigar camisini ziyarete gittik. Allahım bu ne güzel bir mekan. Adeta göğsüm yerinden fırlayacak gibi heyecanlanmıştım. Çok geçmeden ziyaretin başında yine ezan sesi ile insanların ikindi için toplanmaya başladıklarını farkettim. Ve Ulucamide yaşadığım duyguları yeniden yaşayıp namaz için hazırlıklara ben de katıldım. Artık güneş gruba gitmiş ama benim için fecir vakti olduğunu anlayamadan kredi yurduna geri dönmüştüm. Hayatımın belki de en huzurlu ve mutlu olduğum bir gündü bugüne kadar ki yaşamımın. Evet her şey iste o gün değişti kendi adıma… Can ağabey zaman zaman beni ziyaret ediyor güzel vakit geçiriyorduk. Ama bir gün beni yakınlarda bir yerde başka arkadaşların kaldığı bir eve davet etmek istediğini söylemesi beni çok şaşırtmış “ yoksa bahsedilen cemaat evi mi?” Sorusunu sormama neden olmuştu. Ama o güne kadar hiç bir şekilde ne dini hayat ne de dini bir davet almamıştım ama insanların olumsuz yorumlarından etkileniyordum. Tüm bu endişe ve merak içinde davete icabet edip O eve gittim. Aman Allahım bu ne güzel insanlar. Meğer hepsi önceki tanıdığım ağabey ile aynı özelliklere sahip onlarca insan gördüm. Futbol oynarken birbirlerine üslupları sevgi ve saygı ortamı gerçekten benim gibi inatçı ve kaba insanları bile etkilemeye yetti. Evet işte o gün bu insanları çok sevdim. Ve daha çok nasıl vakit geçirebilirim diye düşünmeye başladım. Aradan çok kısa bir süre geçmişti ki eğer istersem bu evlerden birinde kalabileceğim teklif edilmişti ki bu beni ziyadesi ile mutlu etmişti. Henüz iki ay geçmişti havalar soğumuş evin sıcak ortamı beni sarmıştı. Ama bazı kötü alışkanlıklarımın olması acaba nasıl olur dedirtmesine rağmen davet edildiğim evlerden birinde kalmaya başladım. Henüz tam olarak namaz kılmıyor sigara gibi önceden kalan alışkanlıkları bırakamıyordum. Ama tüm bunlara rağmen her hangi biri çıkıp neden nasıl diye bir soru sorduklarına hiç şahid olmadım. Henüz evde kalmaya başladığımızın ikinci haftasında bir gün üst sınıflardaki ağabeylerden biri namaz sonrası bir kaset dinleyeceğimizi söyledi. Şaşırmıştım ilk kez toplu bir programa davet edilmiştim oysa ki namazlara bile davet edilmiyor kendime bırakıyorlardı. Namaz bitmiş 7 arkadaş bir teybin etrafında oturmuş kasetin çalışmasını bekliyorduk. Ordaki abi kaset için kısa bir bilgi paylaştı. Allah’a imanın anlatıldığı 15 dakikalık bir hutbe dinleyeceğimizi belirtti. Ve beklenen an geldi kaset çalışmaya başladı. Aman Allahım bu nedir? Yıllar önce beni sarsan sesi yeniden iliklerime kadar işittim. Olduğum yerde kalakalmış kaderin hakkımdaki kararı ve Rabbimin muradı karşısında iki büklüm olmuştum. Bu sesin sahibini ve varsa diğer kasetlerini de dinlemek istediğimi söyledim. Hatta görmek istediğimi nasıl olması gerektiğini de sordum ama artık vaaz vermediğini bu dönemi kaçırdığımı duyduğumda çok etkilenmiş üzülmüştüm. Eğer istersem belli sayıda kaset dinledikten sonra VHS videosunu izleyebileceğimi söylediklerinde çok sevinmiş ve bir an önce kasetleri dinlemeye başlamıştım. Ve O sesi tanıdıkça sevgim arttıkça arttı. Ve artık ara dönem kampı ile birlikte bu arkadaşlardan biri olmaya karar verdim. Kamp sonrası yine tatilde memleketten gelen kardeşimi alıp evde patatesli yumurta yemek için oturmuştuk. 7 kişi aynı tavadan elleri ile yediğimizi gören kardeşim Karadeniz şivesi ile “ abi seni anama diyucum, sen onunla bile aynı salatayı yemezken nasıl olur da bunca insanla aynı tavayı ve elle yiyerek paylaşıyusun” deyişini hiç unutamadım. Ahh nerden bilsin ki bu arkadaşlar candan öte candır bana. Elhamdulillah.. Ertesi dönem artık öğrendiklerimi yaşamaya başlayan sıradan biri olarak yabancı öğrenciler ile iletişim kurmamı istediklerinde müthiş bir metafizik gerilimle başkalarına faydalı olabilmek ümidi ile kabul etmiştim. İlgilendiğimiz öğrenci arkadaşlarımız musluman değildi hatta yaşantıları sıradan bir Türk musluman ailesini rahatsız edici boyutlardaydı ama O sesin ifadesi ile sadece ummeti gayri icabet kabul ediliyor ummeti icabe olanlardan tek farklarının Kelime-i şahadet olduğu belirtiliyordu. Tüm bu motivasyonla arkadaşlarımız tüm dünyadan gelen yurt dışı öğrencileri ile ilgileniyordu. Yıl bitmiş yıl sonu kampı Uludağ’da müthiş bir metafizik gerilim ve manevi bereketi ile sona ermişti. Yeni dönemde yurt dışı öğrenci temsilcilerinin Hocamızı ziyaret edeceği ve sunumlarda bulunacağımız söylendi. Aklımdan bu nasıl olacak bu insanlar alkol alıyor ve sadece bizi kullanıyorlar gibi düşünceler geçerken “ Sizin bu misafirperverliğiniz ile beraber değil bu arkadaşlar bunlardan 7 nesil sonrası gelecek olanlar bile etkilense ben kilisede takla atmaya razıyım “ ifadesini duyduğumda utanmış ve bu yüce kametin Türkiye değil tüm insanlığı kurtaracak bir hoşgörüye sahip olduğunu bir kez daha Şahid olmuştum. Ve bugün anladım ki 30 sene önce söyledikleriniz bugün hep karşılık buldu canım Hocam!!! Evet Rabbim o muhteşem sesi yakından görmeyi lütfetti. İlk kez iliklerime kadar heyecanla titremenin ne demek olduğunu anladım orda. Heybeti bakışı nazari ve ifadeleri adeta kulaklarımıza değil direk kalbime sesleniyordu. Ve artık onu sadece sevmiyor adeta tam bir biat ile vizyonu ve misyonununu devam ettireceğime söz veriyordum. Ve sonraki yıllar hep bu düşünce istikametinde ne yapmam gerekiyorsa onun peşinde koştum ve her iki cihanda da bu arkadaşlardan ayrılmamak için hep duama devam ettim. Ve zaman geldi Bursa’da talihsiz bir dönem yaşadık. Yalancı mumları güneş sanıp peşinde koşan arkadaşlarımızla beraber hocamızı ziyarete gittik. O ne şefkat kahramanıydı ki tüm arkadaşları bağrına bastı ve hizmet dairesinde kalmaları için adeta hepimizi kucakladı. O gün orada çok az sayıdaki arkadaşla beraber kuran etrafında biatımızı yeniledik. Ahh benim güzel hocam ! Allah Şahid o biati asla bozmadım. Ve şimdi biadimi bu sefer bir kez daha huzurunda yenilemek için geldim. Bu sefer kaçırdığım vaaz döneminin aksine en yüce vaaz için çok erken saatlerde dediğin gibi camilerde değil stadları dolduracaksınız hitabını hatırlayarak en on saflarda yerimi aldım. Ve seni o müthiş vaazında bir kez daha yakından görmek için huzuruna geldim. Ama bu kez yalnız değilim yüzlerce arkadaşımın selamlarını da getirdim. Hepsi taa ilk günlerdeki gibi Goruklede nasılsa ayni kıvamı koruyorlar ve sana sevgilerini bu purkusur ağızla huzuruna iletmemi istediler. Ne olur ötelerde bu fakiri, kardeşlerini arkadaşlarıni ve aile fertleri ile beraber unutma ve efendimizin sav sancağı altında toplanacağımız o günlerde bizi de tüm kusurlarımıza rağmen eskiden olduğu gibi yine bağrına bas ve cemaatinden kabul buyur. Şahid Ol Ya Rabb !Hocamızı çok seviyoruz
Lütfen bekleyin...
Hizmet'e Dair Ne Varsa...

Sitemizde, tercihlerinizi ve tekrar ziyaretlerinizi hatırlayarak size en uygun deneyimi sunmak ve sitemizin trafiği analiz etmek için çerezleri ve benzeri teknolojileri kullanıyoruz. Tamam'a veya sitemizde bulunan herhangi bir içeriğe tıklayarak bu ve benzer çerezlerin/teknolojilerin kullanımını kabul etmiş olursunuz. Tamam Gizlilik Bildirimi

Privacy & Cookies Policy