TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Yokluğunda anladım sana olan sevgimi. Ne olurdu ki henüz yaşarken anlasaydım efendim?
Lise yıllarında tanıdım seni , henüz delikanlı iken. Ama ilk duyunca sesini adeta kapıldım büyüsüne o muhteşem sesin. Musabı anlatıyordun, ebu akili, hamzayı anlatıyordun. Kim bu diyordum hep nasil olur bukadar etkileyebilir beni . Başka hiç kimseye benzemiyordu sesin. Ne okulumda , ne çevremde ne de başkaya yerde bir benzeri yoktu bu sesin.Büyüsüne kapıldım zamanla...
Dershaneye giderken açar dinlerdim yol boyu efendimizi(s.a.v) anlatıyordun aşka , heyecenla , göz yaşıyla.
İnternet kafelere giderdim saatlerce açar dinlerdim o muhteşem sohbetlerini. Henüz devlet yurdunda kalan bir lise talebesiyken gazeteye abone olmuş , öğretmenlerin ve arkadaşların garip bakışları altında alıp okurdum gazeteyi. Bazen arkadaşlarda alip spor yazilarini takip ederdi. Birgün gazetede kocam bir resmin vardı. Yüzünde tebessüm hakimdi o resimde. Özenle kesmiştim gazetenin sayfasında ve uyduğum demir ranzaya özenle yerleştirmiştim .Hergece uyurken o gülen simana bakar öyle uyurdum. Sana bakar , seni dinler öyle uyurdum.
Böyle başlamıştı senle tanışmamız. Ama sen hiç bilmedin belki , hiç hissetmedin sana olan sevgimi.Karşılığı olmasa bile , sen bilmesen bile sevmiştim efendim.
Hatta belki kızarsın ama bazen senin gibi konuşmaya çalışır, seni taklit eder arkadaşlarda tebessüm ederdi,ama inan hep sevdiğimden çok sevdiğimden yapardım bu haylazlığı.
Gariptir en çok çay sohbetlerin hoşuma giderdi. Tüm hallerin güzeldi ama onlar ayrı samimi gelirdi. Çaya karşı zaafın yoktu öyle derdin. Ama çok severdin çayı. Çay içmeni bile hayranlıkla seyrederdim.
Hep seni görmenin hayali ile yaşadım. Hayaller kurdum hep. Senaryolar çizdim kafamda. Olmadı bitti şimdilik , şimdilik başka bahara kaldı.
Biri seni sevmese , yahut hakaret etse onu dövmek geçerdi içimden. Yine sen engel olurdun bunu yapmama , sen nasihat ederdin bana. Sonra gider seni anlatırdım onlara.Anlmasalarda anlatırdım işte.
İmtihanlar yaşanırken birlikte olduğumuz birçok arkadaş birakıp gitmişlerdi seni. Ben bırakmadım efendim , hep sevdim ve hep inandım sana. Asrı saadeti anlatıyordun , yaşanan sıkıntıları, üstadı anlatıyordun çektiği çileleri, hizmetin ilk yıllarını anlatıyordun. Yaşanan onca sıkıntıya rağmen dik duran ve sabredenleri anlatıyordun. Hep imreniyordum o günlere hep iç çekiyordum yaşananlara. Sonra şu fırtınalı günler başlayıca büyük bir fırsat geçmişti elime, işte demiştim tam zamanı ,tam zamanı davaya sahip çıkmanın.
İnsan imtihan olmuyor diye üzülür mü? Ben üzülüyordum. Abilerim hapislere girerken, yurt dışına çıkarken. Evleri yurtları basılırken ben kendi adıma üzlülüyordum. Acaba diyordum Rabbim beni bu hizmete kabul etmedi mi diye... Neden diyordum hep , neden ben hala durduğum yerde duruyorum neden bana dokunmadı zalimin zulmü. Nihayet bu zulüm banada dokundu.Hiç unutmuyorum başımı secdeye koydum o küçük nezaret odasında ve beni kabul ettiği için rabbime şükrettim sevinçle.
Seni ve senin göz yaşı ile ilmek ilmek dokuduğun davanı çok sevdik hocam.
Sen bilmesende hep sana dua ettim. Rabbim dedim benim basit ve faydasız bir hayatım var.Ne olursun hocama sağlık sıhhat ver. Ve benim ömrümden ömür varsa hocama verki insanlığa hizmet adına kullansın . İnan cok geceler böyle dualar ettim. Ve o sıkıntılı günlerde rüyalarımda gördüm seni. Bir müjdeydi benim için , bir umutttu gelecek adına.
Ve hep düşündüğüm birsey vardi. Acaba diyordum benim gibi birinin şu güzel davada ne isi var. Nasil olur bende burda kendime yer buluyorum diye. İnanin hala cevabını bulmuş değilim. Ve diyorum ki olsa olsa Rabbimin bana bir ikramıdır. Bu davada olmakla ebedi kurtuluşum adına ümit besledim.
Seninle iyi insan nedir onu öğrendik, gerçek müslümanlık nedir onu bildik . Seninle Rabbimizi tanıdık , seninle Peygamberimizin (s.a.v)hayatını en duru hali ile bildik. Bize islamin en tatli ve naif halini ögrettin. Sevgi ile tüm dünyaya tohum olacağımıszın şifresini verdin.
Kısacası anlamsız ve faydasız hayatımıza anlam kattın efendim.
Rabbime binlerce hamd olsun ki senin gibi bir liderimiz var. Bazen ödüm kopuyor. Acaba diyorum bugün seninle birlikte değilde , karşı tarafta olsaydim, karşı tarafta olup sana eziyet etseydim..sonra kendi halime sükrediyor , karşıda kalanlar adına inan acıyorum. Seni anlamayanlara sana kulak tıkayanlara ve seni üzenlere inan çok acıyorum hocam.
Gerçi sen onlarada hakkını helal ettin , onlarıda bağışlayıp öyle gittin.
Sana ve yaşdığın hayata hayrandım. Yazdığın tüm kitapları bir bir okudum, yüzlerce kaset dinledim.. hayatının hiçbir anında bir sapma görmedim. Kırk yıl önce ne dediysen bugün aynısını heceliyordun. Hep gözü yaşlı , ağzı dualı ve hüzünlü gördüm seni. Dünyanın hiçbir kıymeti yoktu senin için.Ne bir evin vardı ne bir dikili taşın ne bir eşin ne bir evladın.Garip gördük seni garip yaşadın ve garip gittin.
Hep dertli gördüm seni. Kendin için değildi bu dert.bütün bir dünyanın derdini yüklenmiştin. Nereye bir ateş düştüyse , kendin yanmış gibi ızdırap çekerdin.
Yaşamak için değil hep yaşatmak için koşturdun efendim.
Ah canım hocam. Bilmem ki beni de talebe olarak kabul edermisin?
Canim hocam. Hayatinla bize örnektin ve sana hayranlık duyardım. Nerden bilecektim ki ölümünede hayran kalacağımı.Bu ne güzel bir ölüm böyle.Ne muhteşem bir gidiş..
Gurbette olmak bazen acı veriyordu. Yakın zamanda yillardir görmediğim anacığımı kaybettim. Oda seni çok severdi , bilmezdi ama severdi işte. Seni ağlarken gördüğünde bu gözyaşlarıda yalan olmaz derdi. Git derdi bana hiç engel olmazdı efendim.Bana cok ağır gelmişti onun gidişi. Ama inanın hocam senin gidişin unutturdu bana tüm acıları.Bir kere daha ders veriyorun bana. Dedim ki kendi kendime, hocam yıllardır gurbetteydi ve bize tafsiye ettiği gibi vefat ettiği yere defnedildi. Yillarca görmediğiü lkesinden, sevdiklerinden uzaklarda düştü toprağın bağrına. Bize ne dediyse evvela kendisi yaptı. Bir yiğit gibi gömüldü karşı bayıra. Sana ne oluyor ki gurbetteyim diyorsun, sevdiklerimi kaybettim diyorsun. İmtihan oldum diyorsun Ne gam hocam ne keder . Ölümünle dirildim hocam.
Bundan böyle tek dileğim şu davada olduğum sürece nerede olduğumun bir kıymeti yok. Nerde ölürsem oraya defnetsinler. Bedenim sende uzakta ama senin çizdiğin yolunda efendim.
Canım hocam , yiğit hocam sen bizi hiç mahçup etmedin. Senin arkanda durmak bizim için bir şeref.Zalime asla boyun eğmedin. Cesaretide seden öğrendik.
Evet artık aramızda madden olmayacaksın ama inanıyorum ki ruhaniyetin hep bizimle olacak. O toprağa sadece bedenin emanet edildi. Tohumlar yeşerdi hocam ,çiçekler çoktan açtı. Kimse duramayacak karşısında iyilik kervanını . Senin dediğin gibi yeryüzü mirasçıları olarak koşturacak ve nefesimizin bittiği yerde toprağa düşeceğiz. Sana söz hocam bize emanet bıraktığın davana sahip çıkacak ve o yolda ölümü karşılayacağız.
Elveda hocam , şimdilik elveda.
Keçeli.