TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Canım Hocam. Sizi ilk lisede iken duymuştum. Kimileri hakkınızda güzel şeyler söylüyordu kimileri ise kötü. Başkalarından duymak olmaz bir de ben araştırayım kimdir bu diye düşündüm. Gece evde herkesin uyumasını beklemiştim. Diğer odalara ses ve ışık gitmemesi için çarşafımı dolayıp kapının altına sıkıştırmış, battaniyemi de kapının camını örtecek şekilde üzerine örtmüştüm. Bilgisayardan biraz araştırma yapıp denk geldiğim bir sohbetinizi açtım. Sizi ilk kez o gece dinlemiştim. Bunları söyleyen birinin kötü olma ihtimali olmaz, bu sözlerde yalan yok aksine hiç şahit olmadığım kadar samimi diye düşünüp gözyaşları dökmüştüm. 4 yıllık lise hayatım boyunca bu halkaya dahil olmak için duıa ettim. Elhamdülillah Rabbim üniversiteye başladığım gün nasip etti. Hayatım bütünüyle değişti. Namaza başladım, Kuran'ı öğrendim... En önemlisi de başkaları için yaşamayı öğrendim. Sizi tanımasaydım ne halde olurdum nasıl bencil olurdum kim bilir. Siz gittiniz ben yetim, öksüz, kimsesiz, garip kaldım. Hep sizi göreceğim günün hayaliyle yaşadım. Nasip olmadı. Cenazenize gelmek nasip olmadı. Kalbim daha önce hiç bu kadar acımamıştı. Bari rüyalarıma teşrif edin n'olur. Söz omuzlarımıza yüklediğin bu kutlu davayı en güzel şekilde devam ettireceğiz. Ve bir gün kabrinizi ziyarete gelip yüzünüzde güller açtıracak müjdeler vereceğim. Söz bu dava için yürümek bir kenara dursun bir küheylan misali kalbim atmayı bırakana kadar koşturacağım. Rabbim bize kendisine kul, peygamber efendimize ümmet, size talebe olmayı nasip etsin inşallah.