TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Bir tanıdığımızın beslediği güvercinler vardı. Bazen güvercinleri elime alır severdim, aman zarar görmesinler diye içim titrerdi. Onu elimde tutmak ve hafifçe öpmek çok hoşuma giderdi. Kısa bir süre sonra daha fazla rahatsız etmemek için kafesine tekrar bırakırdım. Kafesine girince içim rahatlardı, artık özgür oldu diye düşünürdüm.
Hocaefendi'nin vefatına elbette çok üzüldüm, ama üzerimde tarif edemediğim bir sükûnet hali var. Allah hepimize böyle güzel bir vefat nasip etsin.
Ekrem Abi'nin anlattığına göre, Hocaefendi vefat etmeden önce son bir kere ayağa kalkmış, sonra da oturup vefat etmiş. Ekrem Abi başka bir şey söylemedi ama, vefat etmeden önce ayağa kalkmak genellikle birini karşılamak için yapılır. Her zaman Bülbül Gül’e gidecek değil ya, belki bu sefer de Gül Bülbül’e gelmiştir.
Elhamdulillah, 2011 yılında 19 yaşındayken Hocaefendi'yi ziyaret etmek nasip olmuştu. 3 ya da 5 gün kampta kaldık. Hocaefendi'nin arkasında birkaç vakit namaz kılmak da nasip oldu. Koridorda 3 kişi yan yana sığabiliyordu. Ben, birkaç vakit ikinci üçlünün sağında durdum. Namazlarla ilgili tek hatırladığım, Hocaefendi secdedeyken suyun kaynamasına benzer sesler duyduğumdu. Sonra bunun manasını öğrendim. Bu olayı da kimseye anlatmamıştım.
10 senedir Amerika'da bir yüksek eğitime gidebilirim de Hocaefendi'yi tekrar görürüm diye çok uğraştım, ama nasip olmadı. Ancak birkaç kere rüyamda beni uyardı. Belki de benim edepsizliğimden olmadı. O gün kamptan ayrılacaktık, Hocaefendi'yi doya doya görememiştim. Son bir kere salona çıktık. Hocaefendi sohbet ediyordu, herkes yere diz çökmüştü. Nadiren yanda uzun koltuklarda oturanlar vardı. Arkadaşlarım da yere diz çöktüler, ama ben çökmeyip, kapının yanında tekli bir koltuğa oturdum. Uyaranlar oldu, dinlemedim.
Aramızda mesafe olsa da artık Hocaefendi ile Cemal Cemaleydik. Uzun süre sohbetini dinledik. Hocaefendi'yi doya doya görmüşdüm. O da belki de benim bu edepsizliğimi hatırlatmak için konuşurken uzun süre bana bakmıştı. Bana bir ömür yetecek bu. Menzilin mübarek olsun, Efendim.