TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Pazartesi günü o acı haberi aldığımda; sanki gökyüzü kayboldu; sanki çok şiddetli bir yağmurda elimdeki şemsiyeyi çekip aldılar; kalbim cam kırıklarıyla dolu… Üstüm başım ıpıslak…
Hocam, ben senin sesinle büyüdüm; annem babam dinlerken seni ağlardı hüngür hüngür. Sen ağlardın, onlar ağlardı… Anlamazdım… Büyüdüm seni dinledim. Ben de ağladım… Ne kadar anlayabildim diye sorarsan; “Hiç” derim. Ama huzuru bu seste buldum.
Dertliydim senin sesine koştum…. Bazen rüyalarımla avundum…
Benim Hocam vardı. Bir ışık… Yolum hep aydınlıktı benim. Yol uzundu, menzili çoktu; derin suları vardı… Oysa şimdi korkuyorum Hocam. Yol karanlık… Üşüyorum Hocam… Islanıyorum…
Seni dünya gözüyle göremedim. Nasip olmadı. Ama kıskandım açıkçası sana hep yakın olanları; doktorlarını, talebelerini, akrabalarını dahi… Affet Hocam.
Ben Hocam diyorum ama inşallah beni kabul edersin taleben olmaya. Biz senden razıyız canım Hocam. Senden bizden razı ol ve taleben kabul et…
Hakkını helal et Hocam … Hocam…