TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Hayatımıza, hiç karşılaşmadığımız insanlar da derin izler bırakabilir. Onlarla belki bir araya gelmemişizdir, gözlerine bakmamış, ellerini sıkmamışızdır. Ancak sözleri, yazdıkları, anlattıkları öyle derinden dokunur ki, sanki bir dost gibi, bir rehber gibi hayatımızın merkezinde yer alırlar. İşte bu satırları, hiç yüz yüze gelmediğim, ama yazılarıyla, videolarıyla bana yol gösteren, ruhuma teselli veren, hayatıma anlam katan bir insanı anmak için yazıyorum.
Sen, gençliğimin en güzel vesilesi oldun. Yazılarınla, sohbetlerinle hayatımın en önemli dönemlerinde bana rehberlik ettin. Yetişkinliğe adım atarken beni adeta uzaktan tutup yönlendirdin. Düşüncelerimi şekillendirdin, olaylara farklı pencerelerden bakmamı sağladın. Söylediklerin, anlattıklarınla dünyamı genişlettin, gözlerimi sadece bu dünyaya değil, ötesine de açtırdın.
Seninle her karşılaşmam, her okuduğum yazın, Allah’ı hatırlatırdı bana. Kelimelerinle O’nun büyüklüğünü, rahmetini daha derinden hissettim. Habibullah’ı öyle bir tanıttın ki, O’na duyduğum sevgi senin aracılığınla daha da pekişti. Peygamber Efendimizi (s.a.v.) anlatırkenki içtenliğin, sadeliğin ve derinliğin, onun yüceliğini kalbime işledi. Senin vesilenle Sahabe’nin hayatlarına şahit oldum; sen onların hatıralarını canlandırdın, onları yaşar hale getirdin.
Her bir cümlen, her bir anlatımın adeta ruhuma dokunan bir şifa gibiydi. Sözlerinle yorgun ruhuma terapi oldun. Yazılarında bulduğum derinlik, konuşmalarındaki içtenlik, hayatımdaki fırtınaları dindiren birer rehberdi. Seninle tanışmamış olsam da, seni her takip edişimde içimde bir huzur buldum. Uzaklardan bana dokundun, yanlışlarımı görmeme yardım ettin, bakış açımı değiştirdin. Öyle ki, sesinle bile hayatıma bir anlam kazandırdın.
Hayatıma en büyük katkılarından biri, bana ölümü sevdirmendi. Senin anlattıklarınla ölüm, korkulacak bir son olmaktan çıkıp, arzulanan bir vuslat haline geldi. Ölümün güzel yönlerini o kadar doğal, o kadar içten bir şekilde anlattın ki, içimdeki kaygılar yerini derin bir huzura bıraktı. Senin öğretilerinle, ölüm ötesine hazırlanmayı öğrendim. Hep ölümün üzerine gittin, bizi de ona hazırladın.
Ve sonunda, sen de arzuladığın o vuslata kavuştun. Seninle hiç karşılaşmamış olsak da, bu dünyadan göç edişin içimde büyük bir boşluk bıraktı. Seni tanımanın, seni takip etmenin, senden öğrenmenin ne büyük bir lütuf olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Borcumu asla ödeyemeyeceğim. Hayatımıza kattığın derinlik, ruhumuza dokunduğun incelik, gösterdiğin yön için ne kadar teşekkür etsem az.
Seni hiç yüz yüze görmemiş olsam da, hayatımda bıraktığın izler sonsuza kadar kalacak. Seninle geçen her anı, yazılarınla ve sözlerinle bulduğum her ilhamı hep minnetle hatırlayacağım. Bu dünya, senin gibi insanlar sayesinde daha anlamlı ve yaşanabilir. Senin mirasın, yazdıkların, anlattıkların kalbimizde yaşamaya devam edecek. Seni rahmetle anıyor ve cennette kavuşmayı umut ediyorum.