TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Ey gözü gönlü Allah aşkıyla Hz. Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) sevgiyle sürmeli hocam. Sevdiğimi sevse kam u cihan, sözümüz cümle heman sohbet-i Cânân olsa deyip duran hocam..
Peygamberler yolu'nun sadık bir mirasçısı olarak Hz. Yusuf'un (a.s.) duasıyla hasretle beklediğin,
İmansız gitmekten korkuyorum diye bize son nefes ürpertisi dersi verdiğin, bütün dost ve sevdiklerine kavuşacağın diyara gönül huzuruyla, istikamet üzere yürüdün Elhamdülillah.
Hocam Rabbim senden ebeden razı olsun, dünya gözüyle göremese de rüyalarına girmekle, eserlerinin satır aralarını hecelemekle bu yaşına kadar rehberlik ettiğin, rahle-i tedrisinin uzaktan sevdalısı, seni çok seven, bir gönlü mahzuna en güzel hediye olan eserlerini hediye ettin ve gittin...
Gençliğimin çağlayanlar gibi çalkalandığı, radikalizme hızla sürüklendiği lise çağlarında Kırık Testi serisinden bir sayfalık yazını okumakla, yavrusunu kucaklayan anne gibi beni içine çektiğin eserlerinle, bana sırat-ı müstekîm yolunu göstermenle ben seni tanıdım hocam..
Üniversite yıllarımdaki bitmez tükenmez sorularıma ve "aman onlara yaklaşma" diye beni sana gönül verenlerden koparmaya çalıştıkları o anlarımda soru cevaplarınla, yetişmesinde gözyaşı döktüğün esnaf ve rehber ağabeylerimle beni bu girdaplardan Allah'tan izniyle samimiyetinin kerametiyle çektin aldın hocam.
Gönlümüzün sesiyle, ikna ile, bütün yaratılmışları kucaklayacak çapta bir sevgiyle her halimizle sohbet-i Cânan dersi yapmayı senden öğrenerek;
önümüze güzergah emniyet bariyerleri gibi dizdiğin sahabe efendilerimiz (r.a.) ve onların izdüşümü ağabey ve ablalarımızla dinimizin güzelliklerini yaşamayı ve yaşatmayı senden ders aldık hocam...
Hocam kürsüden, sohbetlerinde hicranla anlattığın, "ben onu çok seviyorum" dediğin, "imansız gitmekten korkuyorum" derken örnek gösterdiğin, peygamberlikle arasında dört parmak mesafe kalan Esved bin Yezîd en-Nehâîlerle (k.s.) beraber Rabbim nice sürpriz nimetleriyle seni sevindirsin hocam..
Dünyada öpemediğim ve kimselere mümkün mertebe öptürmediğin ellerini ötede Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve sevdiklerinin huzurunda öpmeyi Rabbim bu fakire de ve seni sevenlere de nasip eylesin...