TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Bin bir hayalle yüksek öğrenim görmek için köyden şehre geldim. SSCB'nin yeni dağıldığı zamanlardı. Yaşam koşulları zordu. Eğitimli bir insanın geleceğinin parlak olduğunu biliyorduk. Eğitim alan insanın hayatının daha iyi olacağını düşünüyorduk. Ayrıca ebeveynler bunu açıkça söylemese de, eğitimli çocukların iyi bir hayata sahip olacağı, güzel bir ev sahibi olacağı, büyük işlerde çalışacağı yönünde umutları vardı. Zor yaşam koşullarında yaşayan herkes eğitimin faydalı olduğunun farkındaydı. Ebeveynler kendileri zor şartlarda olsalar bile çocuklarının eğitimi için hiç bir fedakarlıktan kaçınmadılar. insanların en büyük hedefi eğitim yoluyla daha iyi bir yaşam elde etmekti. Ben de onlardan biriydim.
Bilim adamı, düşünür, yazar ve öğretmen Fethullah Gülen'in fikirlerini benimsemiş, kibar, eğitimli, mütevazı olan öğrenci arkadaslarla ünivrsitede karşılaştım. Onları tanıdım, onlarla arkadaş oldum, hatta dava arkadaşı oldum. Hocamızın kitaplarını okudum, seminerlerini dinledim, hayata yön veren ilham verici sözlerini ezberledim. Eğitimli bir insanın "sadece kendisi için değil başkaları için de yaşaması gerektiğini" fark ettim. Eğitimli bir insanın sadece kendisine karşı değil, halkına ve insanlığa karşı da sorumluluğu olduğunu hissettim. Dil öğrenmenin gerekliliğini farkettim. Bir dilin bir insan birçok dil bilenin birçok insan olduğunu deneyimledim.
Hocamızın gösterdiği yoldan giderek iyilikleri anlatan kötülüklerden sakındıran bir misyon adamı olmaya çalıştım. Fethullah Gülen Hoca Efendinin fikirlerini benimseyip özümsedim. Doğduğum Kırgızistan'da, Afrika'da ve Asya'da öğretmenlik yaptım. Kırgızistan'da ders verdiğim öğrencilerim dünyanın dört bir yanında insanlara hizmet ediyorlar. Birçok Afrika ülkesinden çok kıymetli öğrencilerim var. Bana her zaman nasılsın hocam diyen Koreli, Japon, Taylandlı ve Endonezyalı öğrencilerim var. Onlar artık benim milletimi, vatanımı biliyorlar. Saygıyla selamlıyorlar. Bir gün mutlaka Kırgızistan'ı ziyaret edeceklerini söylüyorlar. Bir yerde Kırgızistanlı biriyle karşılaşsalar "bizim öğretmenimizi tanıyor musunuz?" diye soruyorlar. Bana selam gönderiyorlar onlarla. Bütün bunlar benim için büyük bir onur. Bütün bunları hocamızdan öğrendim.
Benim gibi Fethullah Gülen Hoca Efendiyi yürekten seven onun rehberliğindeki bu davaya gönül veren "yaşatmak için yaşayan", insanlığın dertleriyle dertlenen yüzlerce arkadaşlarım var bu topraklarda. Hepsinin yüksek öğrenimi var. Birden fazla dil biliyorlar. Bazıları yüksek lisans yaptı, bazıları doktora yaptı. Bunlar, "Facebook", "Google", "BM", "Harvard Üniversitesi", "Oxford Üniversitesi" gibi organizasiyonlarda yer bulmuş insanlardır. Evet, benimde hedeflerim, hayallerim ve yaşam tarzım artık eskisinden farklı. Ben de insanlarla mutlu olan sıradan bir insanım. Bütün bunlara vesile olan sizsiniz Hocam.
Fethullah Gülen Hoca Efendi, insanların yoksulluktan kurtulmasını, insanlar arasında ırk, din, dil, millet ayrımı yapılmamasını ve eğitimli olmalarını arzu ediyordu. Bunun için çok çalıştı. Tüm vefalı, eğitimli insanları buna teşvik etti. Tüm hayatını insanlık için adadı. Beynini ve kalbini bulan, eğitimli ve imanlı, basit hayatın koşuşturmacasıyla işi olmayan, insanlığın sorunlarıyla meşgul olan "altın nesiller"in yetişmesi için yorulmadan çalıştı.
O Binlerce insana örnek oldu. O Binlerce insana hayatın gayesini anlattı. O Binlerce insanı insanlığın sorunuyla mücadeleye davet etti ve bunları bir emanet olarak bıraktı bizlere. O yüzlerce yıl sürecek iyilik tohumunu ekti. Ama o artık aramızda değil bügün. O Dünyaya veda etti. Ruhunun ufkuna yürüdü.
“Garipler, içinde yaşadıkları çağ itibariyla, sanki o çağın insanları değildirler. Çevrelerinde Allahtan kopmuş, peygamber tanımayan , zulmü ahlak haline getirmiş olan kimseler vardır. İftirayı, yalanı meslek ve sanat haline getirmiş kimseler içinde horlanan ve yine bir hadisin ifadesiyle ‘kapı kapı kovulan’ insanlardır garipler. Fakat onlar her şeye ragmen durdukları yer itibariyle dimdik dururlar; Allahın inayetiyle bütün ters esintileri geriye çevireceklerine inanırlar. Ne ölçüde olursa olsun, fesadın tahrip ettiği şeyleri tamire çalışırlar.” Hoca Efendi de bu gariplerden biriydi.
Allah'ın rahmeti, mağfireti sizinle olsun, Ruhunuz şad, mekânınız cennet olsun. Allah merhametiyle muamelede bulunsun. Amin!