TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Canım hocam. Allahın rahmetinin susuz çöllere, kurak topraklara inip oralara can vermesi gibi Rabbim seni bizlere rahmet yağmuru olarak gönderdi. Ve sen kurak gönüllere girdin hayat oldun. Çiftçi oldun tohum serptin, o tohumlar büyüdü fidan oldu, ağaç oldu, meyve verdi. Allah’ın inayetiyle insanlığın devasa sorunlarına ilaç oldu. Bu ilacı alan şifa buldu. Ve bize mirasın bu reçeteyi tüm insanlığa ulaştırmak oldu.. Ve ulaştıracağız inşallah.
Seni görmeyi o kadar arzulardım ki.. Kavuşursam hemen önüne kendimi atıp ellerini öpebilir miyim, yoksa utanır yüzüne bakabilir miyim bilmiyordum. Dünya gözüyle göremedim. Ama rüyalarıma o kadar çok geldin ki sana doyasıya sarıldım ellerini öptüm seninle ağladım dua ettim. Bir seferinde rüyamda yıkılmak üzere olan bir binayı ayakta tutmak için sarılmıştın herkes sana taş atıyordu sen onlara aldırış etmeden binayı ayakta tutmaya devam ediyordun bana sen de gel omuz ver yıkılmasın diyordun. Rabbimden arzum rüyalarda yine buluşmak. Rabbim cennetinde kavuştursun bizi. Hep şu sahne gözlerimin önünde canlandı. Mahşer meydanında herkesin birbirinden kaçtığı gün sen her cemaatini toplayıp devasa bir kalabalıkla önümüzde Üstadla birlikte Efendiler efendisine yürüyüşümüz. Efendimizin siz ikinize “gelin evlatlarım gelin getirdiniz mi ahir zamandaki kardeşlerimi” deyip hepimizi kucaklamasını ve bizlere şefaat etmesini hayal ettim. Ve inşallah gerçekleşecektir Allahın izni ve inayetiyle. İnşallah Himmetin bizimle olmaya devam edecek. Hasta halinle buna güç yetirmekte zorlanıyordun. Artık aziz ruhun melekler gibi öte alemlerde kuş olup uçacak, aramıza gelip dolaşacaksın. Hizmetine farklı bir boyutta devam edeceksin. Sen önümüzde biz arkanda yürüyeceğiz mahşerde efendimize kavuşana dek.