TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Başımız sağ olsun ve Rabbim onunla beraber cennette buluştursun niyazıyla başlamak isterim.
2020 yılında şubat ayı boyunca Hocaefendi'yi görme nasip olmuştu. Adeta en sıcak şubat'ı yaşadım. Vesile olan Hocaefendi başta olmak üzere tüm abilerime, Wise programı hocalarıma ve arkadaşlarıma minnettarım. O ay boyunca yaşadığım duygu ve düşüncelerimi burada paylaşmak isterim: Sen hiç peygamber varisi gördün mü? Davranışları fıtridir, sadedir ve duruşu hiç rastlamadığın sultana benzer. Çok boyutlu bir resim gibidir adeta. Meçhul bir atmosfer mevcuttur etrafında. Emareleri, ruhu, düşünceleri, duyguları her yerde ancak kendisi nadir görünmektedir. Onun oturduğu yer bir okul gibi, hocalar ve öğrenciler iç içe ve baş başa, adeta etrafında ağrılar gibi vızlıyor. Devamlı, sürekli ders yapılıyor ve bundan herkes nasibini alıyor. Cevherlerle dopdolu ve hep onları dunyaya, insanlığa mal etmekte. Kalbi Kabe gibi, ufkunda peygamber ve ayakları sağlam Bethlehem basıyor. Kimse onun programını bilmiyor ve hep sürprizlerle karşılanıyor. Nezaketin dili olsaydı, hizmet elerine hayranım diye kibarca haykırırdı. Ulemanın eti zehirlidir diyor Imam Rabbani. Öyle bir zehir ki kokusu bile akılları uyuşturabilir. Ulemanın yardımcıları bile sanki bu meselede payeleri var. Hekes Hocaefendi'nin Allah'a karşı olan aşkından dolayı hayran. Bazıları de aşık. Peygamberane ufkuna aşık, peygamberane duruşuna aşık, peygamberane iletişimine delicesine aşık, peygamberane zarifiyetine aşık ve selam.
Rabbim Hocaefendinin şefaatine nail eylesin, Efendimizle beraber bizleri komşu eylesin.