TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Belki de dünyanın en zor işi, senin için bir şeyler yazıp karalamak... Belki de dünyanın en zor işi seni kelimelerle anlatmak... Dil mi yetersiz; kelimeler mi kifayetsiz bilemiyorum. Bildiğim tek şey var, seni çok seviyorum ve şimdiden çok özlüyorum. Lakin hüzünlü kalbimi, sevdiklerine kavuşmuş olduğun düşüncesiyle teselli ediyorum. Sana vuslat; bize gurbet oldu. Sana uzlet, bize zillet oldu. Gurbet içinde gurbet yaşadık. Yetimdik bir nevi, şimdi öksüz de kaldık. Çok istemiştim yanına gelmeyi, seni yakından görmeyi. Nasip değilmiş. Rabbim ötede ayırmasın inşallah.
Senden dinlemiştim: Bilal-i Habeşi'nin ezan okurken boğazı düğümlenirdi... Muhammedur Resullullah derken; artık benim de her "Hocam" deyişimde boğazım düğümleniyor. Adını anarken gözlerim doluyor. Yıllar önce bir vaazında Garipler kervanı demiştin. 2. Garipler kervanı... Şimdi daha iyi anladık Hocam. Senden sonra daha iyi anladık. Vatandan gariptik. Anadan babadan gariptik. Akrabayı taallukattan gariptik. Hepsini sineye çektik. Ama senden garip olmak, en acısı ve en ağırıymış. Ne olur, rüyalarda diril gel. Bizi, hayalinle olsun, bir başımıza bırakma. Rabbim senden ebediyen razı olsun. Bizi sana ve Efendimize (sav) komşu eylesin. Âmin...