TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Pek kıymetli Canım Hocam.
İlk gördüğümde yaşadığım hayreti, heyecanı hâlâ hatırlıyorum. Samanyolu Koleji'nin mezuniyet programıydı yanlış hatırlamıyorsam. Nasıl olsa buradan geçer, biz de görürüz, diye salonun çıkışında bekleyip amacımıza ulaşmıştık. Öyle heybetli, devasa görünmüştünüz ki tabir yerindeyse ağzım açık kalmıştı. "Dünyanın esas mayasıdır" diye tarif ettiğiniz iyilik, güzellik, doğruluk ve fazilet adına ne öğrendiysem -aileme de haksızlık olmasın- herhalde tamamına yakınını sizden (veya yine sizden öğrenen bir ağabeyden) öğrenmişimdir. Zaten Anadolu insanı hemen her güzel şeyi sizden öğrendi veya sizinle hatırladı. Mesela "cami çıkışında kumbaraya bozuk para atmayı vermek zannedenler", "tek başına okul, yurt, hastane yaptıranlar" seviyesine çıktı. Milyonlarca kişi vesilenizle dinini Kur'an ve sünnet endeksli, onların da bu çağa bakan yorumuyla yaşamaya başladı...
Bu ayın Çağlayan'ı daha bugün ulaştı posta kutuma ve marakla kapağına baktım "ne seçmiş acaba?" diye. 2004'ün başyazısının son paragrafıymış: İnsan, Allah'a inandığı, inanması ölçüsünde O'na saygılı olduğu, nimetlerine karşı şükürle mukabelede bulunduğu takdirde gün gelir başı gökler ötesi âlemlere ulaşır, rûhânîlerle aynı atmosferi paylaşır, istidadı müsaitse gider meleklerle selamlaşır. "Cennetü'l-Me'vâ" der ilerler ve mevsimi gelince yürür "Sidretü'l-Müntehâ"da ikamet eyler...
Allah celle celaluhu sizi ötede o çok sevdiklerinize komşu eylesin. Bizi de sizlerle beraber eylesin Canım Hocam.❤️ Âmin.