TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
İmam Hatip Lisesine gidiyordum. Ama bir türlü 5 vakit namaza başlayamamıştım. Bir gün abdest alıp ikindi namazinı kılıp ağlayarak dua ettim. "Allahım beni var olan cemaatlerden biriyle buluştur. O vasıtayla sana daha yakın olayım" diye dua ettim. Zannederim yıl 1989 du. O duadan sonra her yerde Hocaefendinin ismiyle karşılaşmaya başladım. Merak ettim. Ama ona nasıl ulaşabileceğimi bilmiyordum. Çevreme sürekli soruyordum. Fethullah Gülen i tanıyan var mı? Sonra sınıf arkadaşlarımdan bazıları beni bir eve çaya götürdüler. Bana orda Hocaefendinin vaazını dinlettiler. Gercekten hitabeti, duruşu herşeyiyle çok farklıydı. Hocaefendinin ihlas ve samimiyeti beni çok etkiledi. Bir dahada peşini bırakmadım. Rabbimin bu dünyada bana verdiği en büyük nimetlerden biri Hocaefendidir. Evet hiç bir zaman konumumun hakkını veremedim. Rabbim beni bağışlasın.
Kendisini ziyarete gittiğimde gözgeze gelince Hocaefendi şöyle demişti. "Ümitsizlik nedir, bilmiyorum. Hayatımda hiç ümitsiz olmadım." Gaybubette kaldığım yıllar bu cümle hep ümidim oldu.
Allah Rahmet Eylesin. Biz Hocaefendiden razıydık. Rabbimde ondan razı olsun.