TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Hocaefendinin bir sohbetinde bahsettiği " Gelin 1 aylığına Müslüman olalım" çağrısı üzerine Ömrümün sadece 6 aylık bir döneminde teheccüt namazlarımı aksatmadan günde ortalama 200 rekat namaz kılmaya başladım. İnanın insanın hiç hissetmediği bilmediği melekeleri açılıyor, adeta yeni applikasyonlar yükleniyor. Önce şahsen Rabbimizi bizzat kalbinizin içinde ve şah damarınızda hissetmeye başlıyorsunuz, sonra insanlara ve tüm doğaya şefkat duymaya başlıyorsunuz. Tüm insanlığın bu duyguları yaşaması gerektiğini düşünerek herkese Rabbimizi tanıtmalıyız düşüncesi hasıl oluyor. Namaz kılarken çok enteresan dünyada hiç bilmediğiniz enfes kokular geliyor burnunuza, rüyalarınızda efendimiz ve diğer mubarek zatlarla oturup kalkıyorsunuz. Ben bu haleti 6 ay devam ettirebildim ve bunları yaşadım, Hocaefendi bunu 80 yıldır hep artırarak yaşadı. Biz onun yanına gittiğimizde kimyamız değişiyor ve manevi hayatımız çok başka bir hal alıyordu. Bir soba düşünün, etrafındakiler 30 derecede ısınırlarken soba içinde 6000 derece yanar. Artık Rabbimiz o derecedeki bir insana nasıl bir irfan, izan, ismet, ahlak, şefkat... nasip eder bir hayal edin. Bu Hocaefendi ise birde Efendimizi hayal etmeye çalışın.
Ben bir gün Emniyet müdürü bir arkadaşımla arabayla seyahat ederken biri bana arabasıyla makas attı, büyük bir kazadan döndük. Bende çok sinirlendim tam peşinden gidecekken içimden ne yapıyorsun bu değerli insanı tehlikeye atma dedim. İnsan yanında güçlü biri olduğunda şımarıp onun gücünü arkasına alıp çok yanlış bir iş yapabilir. Ama bir hayal edin, Hocaefendiyi seven onca insan varken Hocaefendi asla yanlış birşeye tevessül etmedi. Hayalinden bile geçirmedi. O insanları sadece iman hizmeti çerçevesinde imanları selamette olsun yeter gözü ile gördü. Bu kadar arkasında insan olmasına rağmen şımarmadan onları mutedil bir şekilde şevkatli ahlaklı herkesle dialog içinde Efendimizin arkasında Rabbimizin huzurunda bir namazda yaşarmışcasına kemer beste-i ubudiyet içinde Radikallikten uzak bir şekilde Toplum huzuruna katkıda bulunacak şekilde onları tutması ve eğitmesi Onun en büyük kerametidir. O şimdi gitti bize iki temel görev bıraktı, 1) Toplum huzuruna kardeşliğine katkıda bulunmak, 2) Rabbimize karşı, söveleri sökercesine kullukta bulunmak.
Onun yokluğunda oluşan boşluğu, biz şu ana kadar ki manevi durumumuzu en az ikiye katlayarak doldurmaya çalışmalıyız. Rabbim hepimize rahmet ede. Bizi ötelerde tekrar buluştura. Cannn Hocam Ellerinden Hasretle Öperiz.