TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Canım Hocam,sizi lise yıllarından itibaren tanıdım,ilk dinlediğim sohbetiniz "anne ve baba hakkı" idi. Hocam sözleriniz de sihir vardı, ben sizi dinledikçe farklılaştığımı hissediyordum, sizin Peygamberimizi anlattığınız vaazlar kafamın içinde sürekli dönüp duruyordu ,namazlar artık benim için sevgili olmuştu,tanıdığım abla ve abiler bana sahabe gibi geliyordu, edep haya nezaket abidesi bu insanların simaları başkalarına hiç benzemiyor, rahmetli annem ben abileri kıyafetlerinden tanıyorum diyordu, hocam gençliğimde ilk tanıdığım yıllarda rüyada sizin evimize geldiğinizi, size namaz için seccade serdiğimi hatırlıyorum, sanki bir elmas bulmuş gibiydim, ne kadar vaazınız varsa hepsini not alarak dinledim. Çok gençtim aklıma ya Hoca efendi vefat ederse biz ne yaparız diye gelmişti,niye böyle düşündüm şimdi hatırlamıyorum, yine rüyamda gökyüzünden meleklerin indiğini bizi teselli ettiğini gördüm. Kararlıydım hep dua ediyorum Allah'ım ne olur bende onun talebesi olayım,bende o abi ve ablalar gibi olayım. Üniversiteye gidiş o gidiş o güzel insanlardan bir daha hiç ayrılmadım, hapishanede arkadaşların bana sorduğu ilk soru "hoca efendi nasıl, sağlığı nasıl" . Canım Hocam sizin dik duruşunuz ve emin bir insan olmanız bize öyle bir cesaret veriyordu ki... hocam sürekli Efendimiz ile birlikte rüyalarda ziyarete geliyorsunuz, münafıkların hala daha anlayamadıkları bir âlemde biz zaten görüşüyorduk zaten. Hocam" bir kırık dilekçe" dua kitabınızı bir ara kaybettim,yeni baskı yoktu ,ah hocam , o kitabı yeniden aldığımda yaşadığım heyecanı hala unutamıyorum. Hocam ilk sayfalarında başta Efendimiz ve tasarrufu devam eden zatların adını yazmıştınız, her dua öyle olmalı diye sürekli her yerde o kısmı okuyordum,zor da kalsam ,dilimde hep onlar vardı...canım hocam binlerce gencin hayatina sihirli bir el ile dokunur gibi dokundunuz, bir çok kerâmetinize şahit olduk, ama bence en büyük kerâmetiniz '"öyle bir kokuşmuş toplumdan" mıknatıs gibi bu hizmet insanlarını çekip almanız idi, canım Hocam Allah sizden razı olsun, hayatınızı hizmet insanları için feda ettiniz, hiç bir zaman bir eviniz olmadı, hep kamp hayatı, ışık ev hayatı yaşadınız.... düşünüyorum ne kadar zor...insanlarla hep iç içe olmak, bir insan hizmet eder koşturup yorulur evine gelir dinlenir, çayını kahvesini içer çocuklarını sever....ama hocam siz hep bir "yetim" gibi garip yaşadınız ....TV den sizin ruhunuzun ufkuna yürümeden önceki anlarınızı anlatıyordu bir abimiz, sizin ayağa kalktığınızı söyledi... İlk aklıma gelen, Efendimizin Hz Cebrail ile birlikte orada bulunduğu idi. Çünkü biz sizin ne zaman aniden ayağa kalktığınıza hep bu anlarda şahit olduk...Canım hocam kendi adıma anlayamadım seni, senin istediğin gibi bir talebe de olamadım... Canım hocam dualarınla bizi hep sardın saçmaladın, hocam biz şimdi gerçekten yetim gibi hissediyoruz, dünyanın yörüngesinden çıktığı bir zamanda kaldık...canım Hocam, peygamber aşığı Kur'an aşığı hocam,namaz aşığı, sahabe aşığı hocam..... Hocam sizi benim gibi birinin ne anlaması ne de anlatması zaten zor...Tek içime su serpen düşünce, Sevdiğinize kavuşmanız... artık huzur içinde olmanız...ne mutlu size hocam...siz vazifenizin hakkını verdiniz...biz Sizden razıyız, Rabb'im de razı olsun. Ifritten bir çağda onurlu dik duruşunuzla tarihteki yerinizi aldınız, Gariplerin hocası, hocaefendisi canım hocam. Mekanınız cennet, komşunuz Efendimiz olsun... hocam mahşerde sizinle olabilmek dileğiyle...