TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Lise 1. Sınıftayım. Hafakanlar yaşadığım bir dönem. Namaz kılıp ardından gayr-ı ihtiyari yüreğimi yırtarcasına "Allah'ım! Ne olur beni en sevdiğin kullarınla karşılaştır!" diye dua etmiştim. Ertesi sabah arkadaşım beni abilere davet etmiş ve ben de sevinerek gitmiş, bu nur yüzlü insanlarla karşılaşınca duamın kabul edildiğini anlamıştım. İlk kez HE'nin(RA) Şadırvan 2 vaazını göz yaşları içerisinde dinlemiş ve bir ömür boyu O'nun(RA) göz yaşlarını bir nebze olsun dindirebilmek için son nefesime kadar bu yolda olmaya azmu cezmü kasd etmiştim. HE (RA) vefat etmeden bir gün önce işe giderken, gayr-ı ihtiyari dilime "Ya Rabbi! Büyüğümüz (RA) çok acılar çekti. Biz bencillik ediyor ve burada kalmasını istiyoruz, ama ne olur Sen O'nun (RA) acılarını di dir ve O'nu (RA) huzuruna al" diye dua dolandı. Gece rüyamda bir grup insana " O'nun (RA) insanların gönlüne girmesine mani olamayacaksınız. O (RA) her gönüle girecek!" diye haykırıyordum. Ve uyandığımda Hocamın (RA) vefat haberini aldım. Seninle başımız hep dikti Hocam. Sen bizim için bir deniz feneriydin. Sahil-i selameti senin ışığınla görürdük. Sağdan sana bakar hizaya gelirdik. Öğrettiğin düsturlar rehberimizdir. Rahat uyu. Emanetini emin ellere teslim edene kadar var gücümüzle çalışacağız. Rabbim bizimle, en başta benimle, seni utandırmasın. Rabbimden, başımızda senle birlikte bizleri haşir meydanında Efendimiz'in (SAV) sancağı altında haşretmesini niyaz ediyorum. Rabbim ebeden Razı olsun.