TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Adına "Hizmet" koyduğun ve hiçbir toplumda olumsuz manaya gelmeyen bu selamet sefinesine 7.sınıfta girdim. Daha başlarda abiler dediğimiz gerçekten gözümde gönlümde nezdimde yeri farklı olan abilerim ile tanıştım. Çocuktuk , belki de bir şeylerin idrakinde değildim o zamanlar ama abilerimi çok sevmiştim. Ayaklarım yerden kesiliyordu abiler denince. Kendilerini o kadar çok sevdirdiler ki aşağı abi yukarı abi sağa abi sola abi hadi abiler bir şeyler söyleselerde yapsak diye ağızlarına bakardım. Çünkü kendilerini düşünmediler benim abilerim. Önce talebesini, arkadaşını düşündü. Sadece benimle muhatap olurken annem babam ve kardeşlerimin de namazını sormaları garip gelmişti, saçma gelmişti fakat abilerimin gayesinin bir kişi ile değil umum insanlar ile ilginlenmek olduğunu anlayınca erimeye başlamıştı Hizmet ile aramdaki buzlar. Evlerde öğrendiğim meseleler dünya ile arama girmeye başladığında uzaklaşmak istedim o kadar çok çabaladım ki bi türlü başaramadım. "Burada iseniz ya birisinin kabul olmuş duasısınız , ya anne babanız güzel bir dua etmiş ya da siz farkında olmadan güzel bir işe vesile olmuşsunuz ya da olacaksınız" demişti abim bu cümle sanırım benim uzaklaşmamı engelledi hizmetten. Abimin gece seccadesi ile başımın ucunda kıldığı namaz ve inleyerek ettiği duası eritti benimle hizmet arasındaki buzları. Tanımayan daha büyük abiler gidecekse gitsin bırak dediğinde yüzüme "sen ne dersen de ben seni bırakmayacağım" diyen abimin tavrı duruşu eritti benimle hizmet arasındaki buzları, beni benden daha çok düşünen ailemin dahi ahiretini düşünen abilerimin tavrı , saat kaç olursa olsun ailemi ziyarete gelen- hastalandığında başımı yıkayan abilerimin tavrı oldu benimle hizmet arasındaki buzları eriten. Ve bu abilerime bunlark öğreten , tüm davranışlarının bir iz düşümünü yansıtmalarına neden olan Hocamızın öğretileri oldu bu buz dağını eriten.
Belki hakkınj veremedim Hocam. Belki de veremeyeceğim ama bu yolda olmak ölmek nasip olsun. Onlar kadar fedakâr olamam, diğerkâm olamam ama sana söz veriyorum hocam bu yolda bu uğurda elimden ne geliyorsa yapacağım ve yapmaya çalışacağım. Sizin abilerimize, abilerimizin de bize bıraktığı bu mirası gelecek nesillere aktarmaya çalışacağım.
Bu mektubu ben 12. Sınıfta hocamıza yazmıştım.
Tüm bu bıraktığın miras için biz senden razı idik umarım sen de bizden razı olmuşsundur ve Rabbim senden razı olsun. Attığın tohumların nasıl şehbal açtığını gülemediğin bu dünyada tebessüm buyurduğun bu dünyada olmadı ama kabrinde huzur içinde temaşa buyur. Belki yetim kaldık ama boynumuz öne eğilmiyor, alnımız ak ve hizmetlere devam ediyor/edecek varislerin. Karşılıklı. Koltuklar üzerinde bu günlerimizi yâd etmek dileğiyle🤲