TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Ben, hizmet yolunun nurlu ikliminde doğup büyüdüm. Yaşım şu an 21, gençliğin taze baharında olsam da, Hocaefendi'nin varlığı hayatımda her daim bir kutup yıldızı gibi idi. Ancak, bu yıldızın nurunu tam manasıyla idrak etme serüvenim, lise sona dek sürüp gitti. Allah affetsin. Daha küçük yaşlarda onun nurani yüzünü görmek nasip oldu, bu lütfa erişmek elbette büyük bir ihsandı. Fakat Hocaefendi'yi asıl anlamam hizmetin alıcı konumunda bulunmaktan sıyrılıp aktif bir hizmet eri olduğum dönemlerde vuku buldu. 18 yaşında rehberlik görevine adım attım, bu da istişareler sonucu aldığım bir karardı. O vakit abim bana "Hizmet Sevgilim Oldu" başlıklı bir video göndermişti. O günden sonra Hocaefendi'yi daha yakından dinlemeye, anlamaya başladım. Dinledikçe kalbimde öyle bir tesir bıraktı ki, sanki onun sözleri ruhuma şifa oluyordu. Allah ve Habîb-i Zîşân'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) sevdirmede O'nun gibisi yoktu. O’nun irşadıyla namazlarıma daha bir itina ile sarıldım; Kur'an'a olan aşkım, Risale-i Nur'a olan sadakatim, O'nun hakikat dolu eserleri ve ulvî sohbetleriyle daha bir kökleşti, güçlendi. O gün bu gündür, hem Arapçaya başladım hem de Kur'an-ı Kerim'den birçok sureyi ezberledim. Hocaefendi’nin sohbetlerinden ve dualarından da sayısız bölümü zihnime nakşettim. Bu dünyada en çok hasretini çekeceğim şey onun dualarıdır, çünkü onun bu dünyadaki varlığı benim için muazzam bir ümit kaynağıydı.