TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Ortaokul yillarinda Guneydoguda hatiri sayılır bir naksi şeyhinin teknolojiye kabiliyetli ve meraklı oglu Istanbulda bizi ziyaret ettiginde ( kendinisine de seyh deniyordu) “meşhur bir hocaefendi var , cok güzel ve ihlaslı vaaz ediyor onun vaazlarına gidip videoya çekeceğim” dediğini hatırlıyorum. (Hayatımda ilk defa renkli kamerayı o zatta gormustum). Ama donduğunde elinde bir VHS video kaseti getirdiğini hatirliyorum. O zaman büyüğümüzün ismini duymuş , merakla izlemiş ama cok fazla birsey anlamamistim. Lise yıllarında FEM dershanesine bir sınıf arkadasimizin seviye tespit imtihanında ben olmamama ragmen benide kaydetmesi ile yolum hizmet ile kesişti.
Dindar bir ailem olduğu icin evimize cok din adamı gidip gelirdi. Universitenin ilk yılında Hocaefendiye olan hayranlık ve muhabbetin biraz abartildigini dusunuyordum. O günlerde Hocaefendinin meşhur Pazar vaazları baslamis idi. Onu ilk defa Süleymaniye vaazında gordum. Daha ilk basta vaazına hatime yaptıgı giriş dualarını dinleyip , uyukusuzluktan ve ağlamaktan kan canagi olmus, sanki baska bir boyuttan aramıza inmiş gözlerini gördüğümde vuruldum. Daha önceki dusuncelerimden utandım. Bana soranlara hep sunu dedim ben "Hocamin kulluğuna vuruldum". Ben onun her gecen gun Allah’a kullugunun uzerine biraz daha birseyeler koyduguna sahidim. Basta kendimiz olmak uzere , ailelerimize , cocuklarimiza ve belkide kıyamete kadar gelecek neslimize Allah davasına sahip cikmayi öğrettin. Bize bu ifritten donemde Hz.Huseyin gibi Yezide ve avanelerine karşı dimdik durmamıza vesile oldun. Sahidiz Hocam , bizi mahcup etmedin, ilmin , ihlasın , samimiyetin yaninda ne kadar yiğit oldugunu gorduk. Senden sonra dinlediğimiz her vaaz veya sohbet baklavanın uzerine tursu yemek gibi geldi.
Dillerimizde
“Asr-i zaman Hatibi
Hasta ruhlar Tabibi
Hatirlatir Habibi
Sana hayran bu gönül “
nameleri vardi hep. Ama sen birgun olsun bu hizmetlerden nefsine maddi manevi bir pay cikarmadin
“Herkes yahsi ben yaman , herkes buğday ben saman” deyip durdun.
Tevazu gösterenlere hep umit asiladin , diger tarafan yapılanlardan nefsine pay cikaranlarada yapmamız gerekenin yüzde birini yapamadık deyip ayar verdin.
Ufak bir ses ve ruzgardan bile rahatsız olacak kadar hassas bir ruha sahib olan sen , bizim kabaliklarimiza , yol yordam bilememize ragmen bizleri kardeş , talebe kabul ettin.
Uzerimizde bir daha seni görememe huznu olmasina rağmen
, Senin her sesini , her vaazını duydugumuzda gozyaslarimiza mani olamayacagimiza rağmen
,ruhumuzda cok derin bir boşluk hissetmemize ragmen,
Senin şahsın adına mutluyuz . Her zaman aski ile yanıp tutuştuğun Efendiler Efendisine sonunda kavuştun.
Senin ardından birtek biz degil , butun dünya ağlıyor. Kardeşlerimizin dokunduğu , cay içirdiği , farklı din , coğrafya ve ırktan milyonlarca insan gidişine ağlıyor. Kimsi icten ice , kimisi açıktan ağlıyor.
Ama gözün arkada kalmasın hocam. Senin duaların , senin uykusuz gecelerdeki gozyaslarin tohumlara ab- i hayat oldu ve dünyanın bir yaninda kar ve ayaza ragmen kardelenler gibi yeşeriyor ve dünya dondukce insallah devam edecek.
Hep kalbimizde ve dualarımızda olacaksın Canim Hocam.