TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Son anlarını dinlediniz mi? Normalde odadan odaya sandalye ile taşıyorlar. Bir aralık oluyor, ben yürüyerek gitmek istiyorum diyor. Ayağa kalkmak istiyor. Ayağa kalkıyor, ardından tekrar oturup son nefesini veriyor. Neyi hatırlattı size? Kişi sevdiği ile beraberdir hadisini değil mi? Zira o Halid derken hep ağlıyordu. Halid bin Velid'in adı geçince gözleri doluyor sesi çatallaşıyordu. Bütün ashaba aşıktı. Ama Halid'in yeri onda bir ayrıydı. Zira o, kutlu bir bayrağı genç Türk serdarına devretmek üzere bizansın başına topuz üstüne topuz indirmişti. Sonra da sarığı boynunda, hiçbir şey yapmamış, hiçbir zafer kazanmamış gibi, emri altındaki birinin emrine girmişti. Son nefesini vermeden az evvel vasiyetini bildirmişti: "Beni ayağa kaldırın!
Hazret-i Hâlid biraz sustuktan sonra, “Vasiyetimi bildiriyorum, beni ayağa kaldırın!” deyince, ayağa kaldırdılar.
“Beni bırakınız! Şimdiye kadar hep taşıdığım kılıcım, artık beni taşısın” diyerek kılıcına dayandı.
Bundan sonra, “Ölümü, savaştaymışım gibi ayakta karşılayacağım. Öldüğüm zaman, atımı, savaşta tehlikelere dalabilen bir yiğide veriniz! Atım ve kılıcımdan başka bir şeye sahip olmadan öleceğim.
Mezarımı, bu kılıcımla kazınız! Kahramanlar kılıç şakırtısından zevk alır” dedi ve yatağına düşüp Kelime-i şehâdet getirerek vefât etti."
Allah şahitki bu Anadolu'nun bağrından bir yiğit geçti. Akşemseddin'in talebeleri onu görse, onun Akşemseddin gibi olduğunu sanırdı. Fatihin askerleri onu görse, onun da bir diyarın Fatih kumandanı olduğunu sanırdı. O ne öyleydi, ne de böyle. Hayatı da, vefatı da sahabe ufkundaydı.
Ölümü savaştaymış gibi ayakta karşıladı. Yıllarca mahkeme salonlarında dimdik durduğu gibi, bu anında da dimdik ayakta duruyordu. Atını, davasını, kendi gibi tehlikelere dalabilen yiğitlere emanet etti. Yazıklar olsun eğer yatağımda ölürsem! Yazıklar olsun eğer o ata binemezsem! Yazıklar olsun o kılıcı kuşanamazsam! Yazıklar olsun ona kavuşamazsam!