TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
2016 yılında Samanyolu lisesinden mezun oldum... Nam-ı Celil-i Muhammedi sohbeti ile tanıttı hocalarım, yerimizde duramaz oldum o zamandan sonra... Gitmeli duyurmalı, gönlümüzün ilhamlarını paylaşmalıydık muhtaç sineler ile... Hocamı eserleri ile tanıdım, bazen bir ses olarak yankılandı, bazen satırlarda buldum o şahsiyeti. İlham oldu hayatımı şekillendirdi bir bakıma. Çocukça başlayan hisler okudukça temelleri atılmış fikirlere dönüştü, hevesler feta ruhu ile yapılan fedakarlıklara dönüştü.. bizim gibi kasavetli kalpler inceldikçe inceldi..
Hocam... Ben görmeden duygu nedir bilmezdim, senin terbiyenden geçmiş öğrencilerin ile anladım kalbin rikkat kazanmasını, öyle anladım hüşyar bir kalbin, muzdar bir talebin ne kadar güçlü olduğunu... Herkes dağılmışken kasvetli Ankara sokaklarına baktım, bir başıma ikna olmuş olarak devam edebilmeyi sende buldum... İnsanların münafıkça tavırları arasında kaybolmuşken, ruh ufkundan sesin ile kendime gelmeye çalıştım. Ama heyhat, biz kaybolmuş bir dönemin çocuklarıyız, mekteb-, musibette çok arkadaşım ile sınıfta kaldık. Ruhban-ı filleyl olamadık, kalp ve ruhun derece-i hayatına çıkamadık, kutsîler gibi takva ile yaşayamadık; hep düşe kalka ilerledik... Rabbim biliyor, ihlası ısrarda aradık, sebatkarlığı vefa olarak yorumladık.. Öz yurdumuzda gariplik çektik, bir hayatbahş simaya hasret kaldık, bir sohbet-i canan olsa diye aradık durduk..
Hocam... Seni Allah için sevdik..
Herşeyin kasveti arasında marifet nurları ile güzeli gösterdin. Biz niyet ettik ilerlemeye beceremedik, sana özendik ama yetişemedik.. Görsen halimizi sınıfı geçemedik, kalpler Hakikate müteveccih olsa da, dağılmaya çok müsait zihinlerimiz vardı, bir gün yapabildiğimizi yarına ulaştırmak zordu..
Rabbimden dilerim, bizi ruh ufkunun kahramanları yapsın, yarın mahşerde Seninle görüşünce, talebem diyerek bağrına bas isterim. Efendimiz'i (sas) senin gibi sevebilelim, marifete senin gibi erebilelim. Kalbin zümrüt tepelerinde bir otağ'ımız olsun bizim de, sana komşu olabilelim... yalnız başına dağılıyor zihnim, rabbim arkadaşlarımdan ayrı düşürmesin, uhuvvet ile yol aldırsın taa firdevs'e kadar...
Ağlasın şimdi iki çeşmim hüzünlü damlalarla
Gurbet elde daha garîp, daha vakur edâlarla
Oysa şiirinde, sözünde hep ulvî mânâlarla
Her daim aynı ritimdeki kalbinin atışları
Sohbet-i Canân, hasret-i Canân, vuslat-ı Canân
Yâ Râb ne olur kıl artık sen onu vuslata şâyân