TAZİYE DEFTERİ… / CONDOLENCE BOOK…

Siz değerli okuyucularımızdan “Hocaefendi” ile ilgili düşüncelerinizi veya hatıralarınızı taziye defterinde paylaşmanızı bekliyoruz.
(We expect you, our valued readers, to share your thoughts or memories about “Hocaefendi” in the condolence book.)
Canım Hocam... Rabbimin sonsuz lütfu, ihsanı vardır hayatımda ama benim 'lütuf' diyince aklıma gelen ilk şey o gariban çocukluğumda seni tanımakla şereflendirmesi oluyor. Lütfetmeseydi eğer nereye savrulurdum, Allah'ı bilmek nedir, Efendiler Efendisi nasıl sevilir haberim olur muydu, bilmiyorum. Fikir dünyamda ne kadar güzellik varsa bil ki mimarı sensin. Biliyorum ki küçük dünyasında hapsolmaktan çekip çıkardığın tek kişi ben değilim. Dünyanın dört bir yanında kalbine o yüce mefkureyi düşürdüğün nice seveninle aynı hissiyatı paylaşıyoruz, bir hasret çöktü üzerimize ama senin sevdiklerine kavuştuğunu bilerek teselli oluyoruz. Çok başkaydın... Ufkun anlayamadığımız bir enginlikteydi. Yine de anlamaya talibiz ve senin taleben olanlardan sayılmayı umuyoruz. Çok sevdik seni, senin de bizi sevdiğin gibi. "Gitmen olmaman demek değil, kalırken olmayanlara nasıl anlatayım ki?" demişti bir başka sevenin yıllar önce. Sesin hep kulaklarımızda olacak şimdiye kadar olduğu gibi. Söylenecek her şeyi söylemişsin, seni uğurlarken bile senin sözlerinle sesleniyoruz sana: "Yiğit ölmüş, küheylanı yorulmuş.. / Koca bir ifritle savaşıp gitmiş..." Burada görmeyi beklemediğin baharı Firdevs'inde yaşatsın Rabbim sana ey yiğit adam, bizi de ötelerde komşu olmakla şerefyab kılsın...