Hikayeler

Yusuf’a Mektup | Gökhan Bozkuş

Bu mektubu sana yazdığımda sen küçüktün henüz,  anacığın belki okuyacak sana belki de baban eve dönünce okurum diye düşünerek katlayacak ve saklayacak bir yere Yusuf.

Ah kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya , diyor ya şair.

Bu mektubu sen de anacığın da ve mektubun asıl yazılma sebebi olan baban da gayet iyi anlayacak. Babanı anlatacağım sana Yusuf. Bana dertlenmenin ne olduğunu öğreten dostumu Dalından düşen her yaprağa gözyaşları döken ve uzaklarda olmamıza rağmen bana kalbindeki sızıyı hissettiren babanı… Bugün de bir çiçek koptu dalından. Bugün de dalda ağrılar var. Bugün de tomurcuklar yetim. Bugün de havada bir elveda uğultusu, diyen babanı…

Derdin sözünü eder kimiler ben gibi.
Derdin şiirini yazar , bestesini yapar kimileri ben gibi. Baban derdi hücrelerine kadar yaşıyor ve çok ağlıyordu küçüğüm. Belki dokunamıyor, belki koklayamıyor , belki sarılamıyorsun ona. Olsun. Biliyorum ki baban o güzel kalbi ile örtüyor her gece üzerini. Tanıyorum babanı Yusuf. O üzeri açık kalan ve dudaklarında baba sözcüğü yarım kalan, biraz kekeme biraz sızı olan her çocukla ağlıyor ve her çocuğun üzerini derdiyle örtüyordu.  Baban güzel bir insandı Yusuf.

Çağrılamayan Yakup şiirinden bahsetmiştim de ağlamıştı yine bir gün baban. Ah hassas ruhlu güzel insan. Cansever’in şiirindeki imgelerle bile kendini sorumlu tutuyordu. Şimdilerde varsın anlamasınlar babanı varsın karanlıkta kalsın duvarlar Yusuf. Babanın yüreği aydınlıktır. Karanlık onu anlayamayan ben de , bizdedir Yusuf.

Ah kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya , diyor Gülten Akın…

Yusuf’a Mektup | Gökhan Bozkuş 2

Baban sadece anlamıyor ağlıyordu Yusuf.

Gözlerinden öper seni tebrik ederim.
Göklere sığmaz bir baban var Yusuf…

Kaynak:Gökhan Bozkuş | Cizlavet.com

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu